Kendimi bilseydim

Kendimi bilseydim

Kendimi bilseydim,

Kendimi yeterince bilebilseydim,

Yani, kendimi sökmeyi, takmayı,

Kendimden adam yapmayı,

Çocuk yapmayı,

Çoban yapmayı bilebilseydim,

Şair falan olur muydum?

Olmazdım, sanırım,

İstesem de olamazdım belki de.

 

Oldum da, iyi mi oldu?

Hiç bir zaman bilemeyeceğim bunu,

Bilsem de, sanırım, sürdüremem

Yolun sonuna kadar,

Bu geç kalmış inancımı.

 

23 Temmuz 2015

 

 

Kusursuzluk korkutur

 

Kusursuzluk korkutur.

Hazırlıksız yakalanırsa ona,

Fırtınalı denize kalmaz,

Daha karada alabora olur yürek.

 

Akılsa, kazıkla bağlı olsa

Kâr etmez yine,

İpini koparıverir iman gücüyle

Ve tazı gibi düşer peşine, onun;

 

Birbirine karışır yerle gök,

Fanî olanla, ebedî olan,

Varlık ve yokluk, çokluk ve birlik,

Sonra her şey ve hiç.

 

Sözün delisi şiirse,

Artık ne Hint der, ne Çin,

Ne taç, ne kaftan bekler

Gönle padişah olmak için.

 

25 Temmuz 2015

Önceki İçerikErmeni ‘gaile’sinden Ermeni Soykırımı’na giden süreç-10
Sonraki İçerikPanayot Abacı…