Yıldıray Oğur, Serbestiyet Editör Toplantısı’nın ikinci bölümünde Suriye’de SDG-Şam diyaloğunun son durumunu, şehit babasına haberin verildiği anların gösteren videoyu, gazetecilerin İBB soruşturmasına dahil edilmesini ve Furkan Bölükbaşı’nın tutuklanmasını yorumladı.
İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli, Hakan Fidan’a “İhvan kadrosu”, “cihatçı örgütlerin hamisi” ve “Batı için tehdit” diyerek saldırdı: “Bu adam güvenilmez."
İBB iddianamesinde etkin pişmanlıktan yararlanan işadamı Hüseyin Köksal’ın şoförü, Zorlu Center’da bulunan lüks Raffles İstanbul Oteli’nde kendi adına bir daire tutulduğunu ve bu odada Murat Ongun, Emrah Bağdatlı gibi isimlerin haftanın üç günü buluştuklarını iddia etmişti. İfadede bu odada Ongun’la görüştüğü iddia edilen Nagehan Alçı, Faruk Bildirici’ye konuştu: “Orası otel odası değil, görüşmelerde ofis olarak kullandıkları bir yerdi. 5-6 saat gittiğim yalan, en fazla 1-2 saat. Orada birçok kişiyle görüşülüyordu. Bir gazeteci olarak bilgi almak için ofis ortamında yapılan görüşme ile ilgili böyle bir çarpıtma çok çirkin ve ahlak dışı. Ekrem İmamoğlu ve ekibi ile sadece gazetecilik amaçlı görüşmelerim oldu.”
Trump, Mamdani ile görüşmeyi planladığını açıkladı: “New York’un belediye başkanı bizimle görüşmek istiyor. Bir şeyler hallederiz. New York için her şeyin iyi gitmesini istiyoruz."
Montesquieu, kanunları "genel ruhu" yansıtan aynalar olarak görür. Ancak Montesquieu günümüzde yaşasaydı kanunları “muktedirlerin ruhu”nu yansıtan aynalar olarak bu görüşünü güncellerdi diye düşünüyorum. Ağzındaki lokmayı yutup hazmetmeyen bir sonraki lokmanın kurbanı olur. Mevcut anayasayı ve yasaları bile sindirememiş bir topluma gökten yasa inse ne olur? Sanki Anayasa’daki vatandaşlık tanımı değiştirildiğinde her şey süt liman olacak. Aristo’nun deyimiyle “Tamamlanmamış bedende yetişkin yaşayış olmaz.”