Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na öneriler: “Dinleme, hukuk önerisi ve demokrasi raporu sıralaması bozulmamalı” “Komisyon adına küçük bir heyetin İmralı’da dinleme yapma önerisi Meclis Başkanlığının ve Komisyonun takdirindedir. Böyle bir dinlemenin de faydalı olacağı öngörülebilir.” “Silah bırakma mekanizmasının kesintisiz işletilmesi ve bunun teyidi geçiş süreci hukuku için şarttır. Aksi halde Komisyon dinleme faaliyetini sürdürür ve bir sonraki adım için pratik teyit bekler.”
Silvan Kitâbesi olayı, İsrail’in arkeolojiyi bilimsel bir disiplin olmasının ötesinde, gasp ve işgali meşrulaştıran siyasal bir enstrüman olarak konumlandırdığının en çarpıcı örneklerinden biri. Kudüs ve çevresinde yürütülen kazılar, Siyonizm’in “kadim Yahudi başkenti” anlatısını güçlendirmeyi hedeflerken, kentin çok yönlü ve çok kültürlü tarihsel gerçekliklerini görünmez kılmayı, daha doğrusu yok saymayı amaçlamaktadır.
The New York Times’in 61 yıl önceki manşeti ülkeyi sarsıyor: “Biz nasıl insanlarız?” O korkunç olayla “Biz nasıl hayvanlarız?” sorusu da geliyor dilimin ucuna. Hani o harcıâlem “Bunu hayvan bile yapmaz!” deyişini hatırlayarak. Yaşanan eziyetler, “işkence”ler, insana, özgürlüğüne, hayatına “tecavüz”ler sadece öyle trajedilerden de ibaret değil. Geçmişte de kalmıyor.
Camus’ya göre, olan biteni uzaktan izleyen, sessiz kalan ya da duyarlılık gösteremeyen her insan büyük öğretiler karşısında bireysel duygularını ve tutkularını yitirmiş bir köledir. Esaret altındadır. Mersault tam olarak bu insanı temsil eder. Buna karşın, büyük bir aldanışla hala özgür ve bağımsız olduğunu düşünmektedir. “En gururlu dostlarım hala İspanyol hapishanelerinde mahkumsa kim benim özgür olduğumu söyleyebilir?”