Bakıyorum birçok Batılı devlet lideri İsrail’e destek vermek için İsrail’e giderek desteklerini ifade ediyor. Bu anlaşılabilir. Ama Filistin halkı diye bir halk var. Yıllardır işgal altında. Hamas Filistin değildir. Filistin halkının şu sırada içinde bulunduğu felakete atıflar çok cılız oldu. Başkan Biden’ın İsrail’e başta verdiği koşulsuz destek büyük bir gaf.
Bu yazının konusu güncel uluslararası düzenin sefaleti değil, ama halihazırda tekrar alevlenen ve gündeme oturan Filistin sorununda hemen hemen her anlamda hukuksuz ve gayri ahlaki müdahale ve tasarruflarda bulunan İsrail’in yerini kabaca da olsa tespit etmek. Güncel uluslararası düzen, bilhassa Filistin konusunda İsrail’e zaman zaman uluslararası hukukun rahatça ve serbestçe ihlal edilebileceği çok geniş bir hareket alanı tanımakta. Bu ihlallerin bir kısmı (apartheid yasağı, kuvvet kullanma yasağı gibi), uluslararası hukukun bir tür anayasası olan emredici kurallara (jus cogens) aykırı olduğu için ihlallerin sürekliliği devlet meşruiyetini bile etkilemekte. Peki, İsrail Filistin’de hangi uluslararası hukuk kurallarını ihlal ediyor?
7 Haziran 2015, HDP/HEDEP için bir yükselme devriydi. Akabinde, kötü tercihlerle bir duraklama dönemine girildi. Hâlihazırda ise HDP/HEDEP, bir gerileme devrinin içinde bulunuyor. Ve gelen sinyaller bu gerilemenin daha da derinleşme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Tarsus başlıklı bir vakıf iken Çukurova’ya döndürüldü. Müze hedefi de genişledi. Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Afşin, Osmaniye ve Tarsus’u kapsayan bir bölge müzesi. Merkezi Tarsus olacak. Ekrem hedefini şöyle anlattı: “Bütün gelişmeler dünyanın yeni bir döneme girdiğini, bütün bu eski mekanların tarihi şehirlerin giderek sanatla iç içe geçmeye başladığını gösteriyor.
Türkiye aydınlarının Yeni İttihatçı rejimde yaşadığımızı fark etmesi ancak Erdoğan siyaseti bıraktığında mümkün olacak gibi… O zamana dek zihniyet konforlarını bozmak istemeyecekler, hala Kemalizm altında yaşarmış gibi yapacaklar, topluma daha da yabancılaşacaklar. Sonuçta da çok muhtemelen, ya yapısal iradenin fahri militanlığına soyunacak (kendilerini kullanıma açacak), ya da etkisizleşip iyice marjinalleşecekler.