Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi hayatımızın son yıllarında en fazla saldırıya uğrayan muhalefet lideri. Meclis koridorunda yumruk atma, Çubuk’ta linç girişimi ve Artvin yolunda suikast pususu bunlardan bazıları. Peki, Kılıçdaroğlu neden hedefte? MHP neden Kılıçdaroğlu’nu yıpratmayı kendine görev edindi?
Bêmirad (muradını alamamış, gün görmemiş) İrma’ın hikâyesini okumak ve bu arada Diyarbakır’ın sokaklarında, lakaplarında, beddualarında dolaşmak için “Diyarbakır Kızı İrma ve Sarı Pişo”yu mutlaka okumalısınız.
Böyle imam mı olur? Olur. Tanıdığım böyle bir imam var. Böyle Meryem mi olur? Olur. Tanıdığım bir Meryem var. Öyle psikiyatrist mi olur? Olur. Peri gibi bir doktor tanıdım ben. Evet, geçen haftaki yazının devamı bu. Çünkü bir başkadır benim memleketim. Ama iyi anlamda değil.
“Gazoz olma efsane ol” reklamı bir yana, gazozun gerçekten “efsane” olduğu dönemdi o yıllar. Batı’ya omuz atmamızın tarihinde, İngiltere Kraliçesine geleneksel çay saatinde fincanda gazoz içirdiğimiz reklamın yeri ayrıdır. O gazlı özgüvendir ki, Formula 1 İstanbul’da geleneksel şampanya yerine gazoz patlattırır.
Dindar-muhafazakârlar için de önem taşıyan bazı çok ciddî hukukî ve siyasî meseleler olduğu kanısındayım. (1) Şehir Üniversitesi’nin yok edilmesi ve (2) ardındaki Bilim ve Sanat Vakfı’na da el konması. (3) İstanbul seçimlerinin tanınmaması ve zorla tekrarlatılıp beter biçimde kaybedilmesi (böylece hile iddialarının kof çıkması). (4) İstanbul Sözleşmesi’nin feshi girişimine karşı hemen bütün Müslüman kadınlardan yükselen protesto. (5) KHK’larla gerçekleştirilen Gülenci temizliğinin çok geniş ve çok amansız tutulması sonucu, belki milyonlarla sayılabilecek bir “mülksüzleştirilmiş yoksulluk Gulagı” yaratılması.