İnsanlığın bunca yıllık deneyimini yansıtan bilimsel bakış bize değişimin önemini hatırlatır. Değişimin bir kural olduğunu, her şeyin her an değişim içinde olduğunu biliriz… Nitekim ‘değişmeyen tek şeyin değişim’ olduğu klişesini de her gerektiğinde hatırlatmaktan hoşlanırız ama ne yazık ki bu önermenin hiçbir açıklayıcı gücü yoktur. Çünkü mesele hızlı değişenler ile yavaş değişenler arasındaki dinamikte, daha doğrusu gerilimde yatıyor…
Kendi namıma, olayların da teyidiyle, ellisinden sonra ‘gençlerden öğrenme’ diye birşeyin de var olduğunu öğrendim. Açık söyleyeyim, bu, iyi de geldi bana; bakışımı, düşünüşümü, duruşumu iyileştirdi.
Cumhurbaşkanının ekonomiyi teslim ettiği yeni ekip, son dönemdeki ekonomik çizgiyi doğru bulmuyor. İlk hamle olarak faizi yüzde 4.75 oranında yükselttiler. Buna bağlı olarak dolardaki aşırı yükseliş -şimdilikdurmuş görünüyor. Ancak ekonominin normalleşmesi sadece kurla ilgili bir konu değil. Dışarıdan kalıcı ve ciddi yatırımcı çekmek için, sadece faiz artışı yeterli değil. Piyasalar hukuk alanını yakından takip ediyor.
Amberin Zaman’ın uzun süredir hastalıklarla mücadele eden annesi Vasfiye Kalmuk, önceki gün hayatını kaybetti. Ama Zaman ona veda edemedi. Çünkü yaptığı bazı haberler, röportajlar ve attığı tweetler yüzünden hakkında açılmış soruşturmalar vardı. Günün sonunda fikirleri ne olursa olsun, sadece yaptığı gazetecilik yüzünden 30 yıldır Türkiye’yi dünyaya anlatan, Batı’da en çok tanınan Türk gazetecilerden biri 2020 yılında annesinin cenazesi için bile Türkiye’ye gelemedi. Bu manzaraya yurtdışından, Avrupa’dan bakan biri Türkiye’deki hukuk sistemi hakkında ne düşünür, bu ülkede reform veya değişim iradesi görür mü?
Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi hayatımızın son yıllarında en fazla saldırıya uğrayan muhalefet lideri. Meclis koridorunda yumruk atma, Çubuk’ta linç girişimi ve Artvin yolunda suikast pususu bunlardan bazıları. Peki, Kılıçdaroğlu neden hedefte? MHP neden Kılıçdaroğlu’nu yıpratmayı kendine görev edindi?