Yazarlar

Refiklerin darbesi

İki ayrı portre var burada. Siyaseti farklı mekânlarda tedris eden iki farklı aktör olarak meselelere farklı pencerelerden bakmaları kaçınılmaz. Nitekim partinin ve hükümetin başına geçtiği günden itibaren Davutoğlu ile selefi Erdoğan ciddi bir görüş farklılığı olduğu görüldü.

PKK ve şiddet: Mevcudiyetin metafiziği

PKK’nin askeri mevcudiyeti ve potansiyeliyle ilişkisi reel değildi, ama romantikti. Bu ilişki bir tür yüceltilmiş idealdi: Gerilla korkusuzdu, gerilla imkansızı başarırdı, gerilla devletin aklına gelmeyeni yapandı, gerilla dünyada eşi benzeri bir daha görülmeyendi. Hep bu hayal ve nâmevcudun metafiziği dolaştırıldı. Bu şiddete tapınma ayini yersiz yurtsuzlaştırılmadan, ne PKK’nin “silah sevdası” biter, ne de bizi çözüme götürecek yeni zihniyet kodları inşa edilir.

Suriye’ye kara harekâtı

Düzlük alan, TSK’nın zırhlı birlik harekatına elverişli. Buna karşı tehdit oluşturabilecek olan güç, bölgede çatışan gruplar değil. Çekinilmesi gereken, harekata daha başlangıcında Rus ve/ya Suriye hava kuvvetleri tarafından müdahale edilmesi. Bu bir yana; asıl sorun harekattan sonra kurulacak ileri karakolların güvenliğini sağlama noktasında başlayacak. İstihbarat, gözlem, hareketli unsurlar ve özel kuvvetler çalışması gerektiren karmaşık bir süreci, PKK ile savaş sürerken Türkiye’nin işletmesi hayli zor. Bu bakımdan, Türkiye’nin Suriye içine yapacağı bir harekatı asıl engelleyenin, sınırlarının içindeki PKK tehdidi olduğu söylenebilir.

‘Emanetçi Başbakan’

İpler, Davutoğlu’nun örgüt üzerindeki yetkilerinin kısılmasına yol açan MKYK kararı ile koptu. Kararın arkasındaki asıl gücün Cumhurbaşkanı olduğunu bilen Başbakan, o an, istifa kararını vermişti. Muhtemelen Cumhurbaşkanı da bunu bekliyordu.
- Advertisement -

Schulz’un kriz çıkaran sözleri neydi?

Türkiye-AB ilişkilerinin istikametini kuşkusuz Schulz’un sözleri belirlemeyecek. Türkiye, zaten uzun süredir AB kapısında fazlasıyla oyalandığını düşünüyor. AB’nin samimiyetten uzak, ikiyüzlü, çıkarcı ve küstah yaklaşımı da bunan eklenince, AB’yle ilişkilerde sarsıntılı bir döneme girildiğini söyleyebiliriz.

En Son Çıkanlar