IKYB, muhtemelen, yolu açmak adına bir referandum yapacak. Ancak referandumdan bağımsızlık yönünde güçlü bir karar çıksa bile bunu hemen yürürlüğe koymayacak.
“Kürt sorunu” denilerek PKK’nın üzeri örtülürken; “Kürt siyasi hareketi” ifadesiyle de, örgütün tırmandırdığı teröre mazeret üretiliyor. PKK, Kürtler adına değil üçüncü güçler adına sahnede. “Kürt sorunu” işte bu “üçüncü gücün” varlığını gizlemeye yarıyor.
Kürt siyasi hareketinin şiddet tuzağına düşmüş olmasını bir fırsat olarak görüp bundan fayda sağlamayı ummak, uzun vadede Türke de, Kürde de yarar getirmez. AK Parti gibi, eski Türkiye’nin yanlışlarından kurtulmak isteyen bir hareketin, bu yanlışa düşmemesi gerekir.
Ülkemizin Suriyeli göçmenler bakımından geliştirdiği geçici koruma hukuku, eğitim ve çalışma hakkı, belki de yurt edinme hakkı konusunda geliştirilecek yaklaşımların ilk adımı olacak. Böyle bir hak kategorisi, ancak 2,5 milyon mülteciye yurdunu açmış olan Türkiye’de filizlenebilirdi ve ancak ülkemizden böyle bir tartışma çıkabilirdi.
En temel varsayımınız yanlışsa, ona dayanan bütün siyaset önerileriniz de yanlış olacaktır. Temel varsayım: Kürtler sırf algıladıkları baskı ve korku nedeniyle PKK’yı desteklemektedir. Dolayısıyla devlet PKK’yı tümden yok ederse Kürtler bundan sadece mutluluk duyar ve hükümetin “çözüm”e yönelik adımlarını memnuniyetle izlemeye başlar.