Yazarlar

Kim daha demokrat, muhalif aydınlar mı sıradan seçmenler mi?

Demokratlık pek öyle eğitimle garantiye alınabilir bir şey olmadığı gibi, demokrasi de elitlerin tercihi üzerinden tanımlanan, onların beğenisiyle hüküm verilecek bir rejim değil.

Değiştirilemez hükümler neyi korur?

Atatürkçülük veya Kemalizm, ayrıcalıklı zümrenin çıkarlarını korumanın ve sürdürmenin ideolojisidir; esas olarak sosyal piramidin üst-orta ve üst tarafı tarafından sahiplenilir ve değiştirilmesi teklif dahi edilsin istenmez.

Bu bir mezhep savaşı mı?

Irak müdahalesi ile başlayan, Suriye krizi ile derinleşen, ABD'nin İran'la yaptığı nükleer mutabakat ile zirveye çıkan bir kırılma yaşanıyor bölgede. İran'ın agresif yayılmacı politikası tüm bölgeyi ateşe atıyor. ABD'nin bunu zımnen destekleyen tavrı ise bölgede normalde birçok konuda bir araya gelmeyecek ülkeleri müttefik kılıyor.

Başkanlıkta makulü aramak

AKP’nin önünde açık bir soru var: İlk bakışta yüzde altmışa kadar çıkabilecek olan bir destek niçin 35’te kalıyor? Cevap iki unsurdan oluşuyor, çünkü hükümetin karşısında iki farklı kesim var. AKP’li olup da başkanlık sistemine ‘evet’ demeyenler yapılan işin ‘kalitesiyle’ ilgililer ve bu geçişin doğru yapıldığına ikna olmak ihtiyacındalar.
- Advertisement -

Bir zamanların havanda su döven ‘burjuva devrimi’ tartışmaları

Türkiye’de ciddi bir Marksist tarihçilik hemen hiç olmadı. 1960 ve 70’lerin sol akımları, o yılların kendi hengâmesi içinde, daha çok aşırı-politize edilmiş fraksiyon amatörlüklerini besledi. Bir yandan, üniversiteye intisap etmiş bazı genç heveskârlar, alelacele evrensel tarih şemaları kaleme almaya kalktı. Diğer yandan, bazı örgütlerin resmî “doğru Marksizm” tercihleri, Türkiye’nin yakın tarihini ortodoks şablonlara sığdırma çabasına yol açtı. Bunun karikatür düzeyinde bir tezahürü, Kemalist Devrimin önderliği etrafında kopan kavgalardır.

En Son Çıkanlar