Öyle, ruh gibi, ekran başında, Zekâdan, duygudan, sanattan yoksun O aptal dizilerden birini İzlerken sızıp, sızıp da Kapanacağıma ölümün ayaklarına, Yollarda ölürüm, yollarda, daha iyi!
İspanya'da iki partililiğin (bipartidismo) sona erecek olması bilinen bir gerçekti ama 20 Aralıkta sandalyeler öyle dağıldı ki sandıktan beklenenin üst sınırında oyla çıkan Halkçı Parti PP (Partido Popular) birinci parti olmanın sağladığı avantajdan yararlanacak durumda bulunmuyor.
Böyle bir tablo içinde, Öcalan çıkıp "Türkiye'ye yönelik savaşa son verin, silahları indirin ve çatışmasızlık ortamında müzakere yeniden başlasın" derse ne olabilir? Kandil, "Sen baskı altındasın, seni dinlemeyiz” der mi, diyebilir mi?
Yersiz yurtsuzluğumuzun en önemli alametlerinden biri, medeniyetimize mahsus zaman telakkisini yitirmemiz. O halde mesele hatıraların o kutsi saatini, kalbimizin kendine mahsus zamanını hayatlarımıza geri getirebilmektir.
Otuz yıl önce, Londra’nın Earls Court semtinde iki haftalığına olabildiğince ucuz bir öğrenci stüdyosu kiralamış; uzun bir ortaçağ tarihi makalesi üzerinde çalışıyordum. Geceleri tek dinlenme şansım, odadaki büyük ekranlı televizyon, gazeteler ve futbol maçlarıydı. 7 Mayıs 1986 Şampiyonlar Kupası finali ve 10 Mayıs 1986 İngiltere Federasyon Kupası finalini orada seyrettim. Asıl yorumcuyu, hiç unutmadım.