Ankara katliamının arkasında küresel bir gücün olduğu muhakkak. Bu güç, hem PKK'yı, hem IŞİD'i yönlendirebiliyor; fakat asıl önemli olan, Türk siyasetini de içeriden yönlendirebilme kabiliyeti.
Gelişen tehlikenin herkesi tehdit ettiği gerçeğini vurgulamaya bilmem gerek var mı? Eğer karşılıklı nefret ve öfkeyi tırmandırmayı sürdürürsek, zehirlenen bu ortamın sonunda hepimiz mağdur olur, yıkıntıların altında hep birlikte kalırız.
IŞİD saldırılarının ve Suriye kaynaklı güvenlik açığının bertaraf edilmesinin iki yolu var: (1) İç barışın sağlanması; (2) sınırın cihatçı örgütlerden temizlenmesi.
Parçalanan insanların çığlıklarını içinde hisseden her insan evladı gibi orta sahada birbirine kenetlenmiş genç adamları görünce; ‘’Ben Habil’in bekçisi miyim?’’
Nasıl Kemalizm Cumhuriyet’in başından itibaren adım adım kalite düşmesi yaşadıysa, AKP de bu kısa varoluş süresinde kendi entelektüel kapasitesini daralttı. Bugün İslami kesimin gerçek anlamda düşünenleri, gerçekliğe çok yönlü bakabilen ve bunu derinlikli bir tespite dönüştürebilenleri AKP mekanizması içinde yer almıyorlar.