Öncelikle bizdeki durum ile karşılaştırıldığında Bask’ın çok hayati bir farklılığı var: Ekonomik ve sosyal açıdan İspanya’nın en gelişmiş bölgesinden söz ediyoruz. Sıkıntılı olan tek konu Bask dilinin kullanılması ama orada da engelleyici olan merkezi hükümet değil, bu dilin modern Batı dünyasında bir karşılığının olmaması.
Komplo kurbanı olmasına karşın Baykal'ın sesini hâlâ çıkaramaması, adeta ölüm sessizliğine bürünmesi siyasi hayatımız için ibretliktir. Apo'ya da aynı şekilde kaset şantajı yapıldı; Ulusal Kanal, 7 Şubat 2014'te Öcalan'ın sorgu kasetini yayımladı. Apo'ya bu kasetle acaba nasıl bir mesaj verildi?
Mısır'da seçimleri kazanan ve Müslüman Kardeşler'in desteğini alan Mursi; bir yılı bulmayan Cumhurbaşkanlığı döneminde, eski rejimin gücüyle başa çıkamadı. Mübarek kalıntısı militarist birikim, bir darbeyle onu devirdi.
Aylardan bu yana bütün partiler konjonktürel olayların etkisi nedeniyle bazı oynamalar dışında aynı yerde duruyorlar. Faiz tartışması AKP oyunda ani bir düşme yaratmıştı ama bir hafta sonrasında yine eski rakamlara dönüldü. HDP ise yine anlık oynamalar dışında hâlâ barajı aşabilmiş gözükmüyor.
Kürt Barışında kilit siyasi aktör HDP’den çok Ak Parti’dir. “İktidarda kim varsa onunla görüşürüz” diyorlar. Doğru, görüşürsünüz, ama Ak Parti’nin çoktan aştığı sınırın tekrar gerisine gidip “anayasal vatandaşlığı” ve “anadilde eğitim”i tekrar baştan konuşursunuz.