Geldiğimiz momentte, başta bizim devlet yöneticilerimiz olmak üzere, hangi devletin bu soykırıma hangi adı koymaya çalıştığının önemi kalmadı. İnsanlık tarihinin karanlık bir sayfası halklar nezdinde mahkûm edildi. Tüm Dünya'ya savrulmuş Ermenilerin acısı, dedelerinin yaşadığı topraklardaki insanlar tarafından paylaşıldı.
Dedesi Cemal Paşa’nın çizmeleriyle dolaştığı Pembe Köşk’ün koridorlarında gazeteci olarak dolaşmış, Cumhuriyet’te uzun yıllar Genel Yayın Yönetmenliği yapmış Hasan Cemal’in ailesine de 1927 yılında Atatürk tarafından Ermeni bir suikastçı tarafından öldürülen dedesinin kan parası olarak İstanbul Feriköy’de Viçen Hokuçyan’dan kalmış bir köşk verilmişti...
AKP’nin bir önceki dönemin parlamento grubunu büyük ölçüde yeni döneme taşıdığını görüyoruz. Bunun ana nedeninin hükümet olmayı her halükarda garantileyecek bir grubun oluşmasını sağlamak, sırtını ona dayayabilmek olduğu öne sürülebilir. Özellikle HDP’nin barajı geçmesi halinde AKP’nin fire vermeyecek bir kadro ile mecliste bulunmasının önemi açık.
Diaspora, 1915 olaylarını dünyaya "soykırım" olarak kabul ettirmek için yoğun bir hazırlık yapmıştı. Ancak Türkiye karşıtı bu olumsuz havayı sadece tehcirin 100. yıldönümüne bağlamak doğru olmaz.