Yazarlar

2022 için iki büyük iddia…

2021 mevcut ittifaka ne kattı? 1. Milliyetçilik ile ekonomiyi Türkiye’de ilk defa iç içe soktu. 2. Milliyetçi ve muhafazakâr kesimlere yeni bir gelecek tasavvuru aktarmaya başladı. 3. İktidardaki mevcut siyasi ittifak üzerine sorulması gereken yeni sorular ortaya çıktı. 2021 Türkiye’yi ciddi bir yol ayrımına getirdi, 2022’de bu resim tamamlanacak. Eğer siyasi iktidar ya da iktidar bloğu önümüzdeki dönemi kazanır ve bu söylemi siyaset başarısına, seçim başarısına dönüştürebilirse nasıl bir Türkiye’de yaşadığımız yukarıda sorduğum 3 soru ile doğrudan ilişkili olacaktır. Bunun ihtimali nedir? Az bir ihtimal değil.

Cumhurbaşkanı adayı mı, saatli bomba mı?

Muhalefet ortak bir zemin üreterek seçime gidebilirse, cumhurbaşkanı adayının kim olduğu sembolik bir anlam kazanır ve bu sayede ‘sembolik’ nitelikleri olan birini de aday gösterebilirsiniz. Tersi durumda cumhurbaşkanı adayını seçmekte zorlanırsınız. Çünkü bu yöntem bir siyasi boşluk yaratacak ve o boşluğu cumhurbaşkanı olacak kişi dolduracaktır… Dolayısıyla her aday bir başka partide tedirginlik yaratır, cumhurbaşkanı yapacağınız kişiye güvenemezsiniz, kucağınızda bir ‘saatli bomba’ varmış gibi hissedersiniz.

“Ekonomik sıkışıklıkta Suudi Arabistan’a gitmek ‘Türkiye para dileniyor’ imajı yaratır”

“Suudi Arabistan ile gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi olayından sonra ilişkilerimiz iyice bozulmuştu. Bu tür ziyaretler mali sıkışıklık sırasında yapılırsa ister istemez dünyada ve Türkiye’nin önemli bir kısmında Türkiye’nin para dilenmeye gideceği imajı oluşacaktır.”

Sabih Kanadoğlu 367’yi nasıl icat etti?

2007 yılında Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi dolunca, Meclis’te Cumhurbaşkanlığı seçimine gidildi.1982 Anayasası, “İlk turda 2/3 sağlanamazsa ikinci turda yarı çoğunluk, o da olmazsa katılanların çoğunluğuyla Cumhurbaşkanı’nın seçilebileceğini” hükme bağlamıştı. Bu noktada emekli başsavcı Sabih Kanadoğlu ortaya çıktı, “Cumhurbaşkanlığı seçimi için Meclis'in üçte ikisinin katılımı olmadan toplantı açılamaz” tezini ortaya attı.
- Advertisement -

Encümen-i Dâniş bir düşünce kuruluşu muydu?

Grup üyelerinin emeklisi oldukları kurumlar ve onların aktif görevdeki mensupları, eski komutanlarından yahut meslek büyüklerinden sâdır olan siyasal ve toplumsal önerileri ne telakki ediyorlardı? Emeklilerle muvazzaflar arasında ne tür bir geçişkenlik vardı; veya söz konusu kurumların gizli kalması gereken resmi bilgileri Encümen-i Dâniş üyelerinin erişimine sunuluyor muydu?

En Son Çıkanlar