Ülke için, vatan için, topluma faydalı, mesleklerimizde başarılı olalım ya da çok para kazanalım, ünlü olalım diye yapmadı ne yaptıysa, yalnızca bizim iyi olmamız ve kendimizi iyi yetiştirmemiz için yaptı sanıyorum ki bence bu ülkenin en yapamadığı şeydir bu. Yani, öğrencileri araçsallaştırmadan, korkmadan, onlara güvenerek ve severek açık-uçlu bir şekilde kendi yollarından gitmeleri için uğraşmak. Bu olduğunda vatana millete fayda kendiliğinden gelen bir sonuçtu ve asıl zor olan bunu başarmaktı.
The Matrix Resurrections’da daha önceki filmlerde mücadelesi verilen savaş bitmiştir, makineler ile insanlar arasında bir ittifak söz konusudur. Diğer filmlerde yüksek tonda seslendirilen zihnin özgürleşmesi, özgür irade-kader sorunsalı burada daha cılız bir şekilde dile gelmekte. Bir zamanlar özgür olmak isteyen, bunu kendine mesele eden insanlıktan eser kalmamıştır.
Trabzonspor birinci bölgesine, dört kişiyle baskı yapan Başakşehir, Trabzonun her vuruşundan sonra geriye koşma zahmetine katlanmadan, uzun topları, toplayarak, Trabzonspor yarı sahasında kalmayı başardı. Ve ister inanın ister inanmayın, bu durum doksan dakika sürdü ve maçın o-o bitmesini de sağladı. Okaka, Visca, Aleksiç ve Gulbrandsen’nin gölge ve yalancı birinci bölge baskısı, Trabzon'u gitar teli gibi germeye yetti.
Erdoğan’ın 15 Temmuz’dan hemen sonra yapmaya başladığı Misâk-ı Millî temalı konuşmalar, içeride izlemeye karar verdiği ve artık sonuçlarını net bir biçimde idrak ettiğimiz politikalarını devlet içinden destekleyeceğini umduğu en katı kesimlere bir ittifak çağrısıydı. Sonrasında olanlar bunu doğruladı: MHP ile ittifak; Kürt sorununu “terör sorunu” olarak tarif etmek ve ona uygun hareket etmek, Kürt siyasi hareketini meşruiyet sınırlarının dışına çıkarmaya gayret etmek; sınır ötesi harekâtlar; bu harekâtlara karşı çıkan yüksek rütbeli askerlerin tasfiyesi; Batı’dan uzaklaşmak, Rusya ve Çin’e yaklaşmak…