GÜNÜN YAZILARI

İmralı ziyaretiyle hangi noktaya geldik?

Açık olarak, bu kilit noktanın merkezinde de Öcalan bulunuyor. Ve bu nokta, barış için Kürt tarafının üzerine düşen temel ödevleri içeriyor: Silahı bırakmayı, siyasete ve entegrasyon önerilerine kapı açmayı ve buna göre Türkiye’yi de dikkate alarak yapılanmayı. Devlet ve iktidar şu ana kadar barış sürecine davet, Öcalan’la örgüt teması, komisyon kurulması, İmralı ziyareti ile üzerine düşenlerin ilk bölümünü yapmıştır. Ancak esas bölüm ikincisidir: dönüşme meselesidir.

Dağdan ‘kandırılarak’ indirilenler…

CHP’nin yaktığı yeşil ışıkla harekete geçen muhalif kanaat önderleri günlerdir terk edilmiş aşık gibi öfkeli bir dille DEM’i ve süreci linçliyorlar. Kulağa en kötü geleni DEM’in hapishanede siyasetçiler ve belediyelerde kayyımlar varken iktidarla süreç yürüttüğü için suçlanması oldu. Kürtler ve DEM’lilerin kendi çıkarlarını bile düşünmekten aciz olduklarını, iktidar tarafından kandırıldıklarını söylüyorlar. Yani bir zamanlar devlet Kürtlerin dağa çıkmasını kandırılmayla açıklıyordu şimdi de bazıları Kürtlerin dağdan inmesini kandırılmayla açıklıyor.

Bahçeli’yi anlamak…

Devlet Bahçeli, Meclis grubunda dikkatle incelenmesi gereken bir konuşma yaptı. Dünyada ve bölgemizde meydana gelen gelişmelerin Türkiye’yi dikkatli olmaya zorladığını anlattı. Bugünkü yazımı hep birlikte düşünmek amacıyla onun sözlerine ayırıyorum.

Komisyonun İmralı Kararı ve tartışmaları üzerine bir değerlendirme

Erdoğan bu kritik kararda “işi Komisyon’a havale etmekle” yetindi. Erdoğan’ın almadığı riski muhalefet de almadı. CHP gibi Yeni Yol Grubu’nu oluşturan partilerin de karar alma mekanizmalarında toplumdan gelen güçlü itirazların daha etkili olduğu açıkça ortadadır. Komisyon’a üye veren partilerden Öcalan’la görüşmeye kategorik olarak karşı çıkan bir parti olmadı. Bu durum Öcalan’ın rolüne dair bir normalleşme eşiğinin sessiz sedasız aşılmış olduğuna da işaret ediyordu.
- Advertisement -

Türkiye ve Avustralya arasında bir rol bölüşümü

COP31’in Türkiye’de yapılacak olması, yüzeyde güçlü bir diplomatik kazanım gibi görünürken, müzakerelerin Avustralya tarafından yönlendirilmesi, küresel iklim siyasetinde gerçek gücün artık nerede toplanmaya başladığına dair daha derin bir soruyu gündeme taşıyor. Bu rol bölüşümü, modern diplomasinin artık nerede göründüğüyle değil, nerede yazıldığıyla ilgili daha büyük bir dönüşüme işaret ediyor.

En Son Çıkanlar