Helalleşerek kazananlar: Joe Biden

Dünyada helalleşerek seçim kazanan isimlerin başında Joe Biden geliyor. Biden, 90’lı yıllarda eşcinsel çiftlerin evlilik hakkına karşı çıkmış bir senatördü; 2012’de katıldığı bir televizyon yayınında bu fikrini değiştirdiğini açıklayarak ABD’de eşcinsel evliliğin önünü açtı. 70’li yıllarda siyah öğrencilerin beyazların çoğunlukta olduğu okullara servisle taşınmasına karşı çıktı; başkan adaylığı sırasındaki rakiplerinden Kamala Harris’in Biden’ın 70’lerdeki ırkçı tutumunu hatırlatarak dile getirdiği eleştirilerden sonra özür diledi, yetmedi Harris’i başkan yardımcısı adayı olarak seçti.

Bir haftadır, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çıkışını konuşuyoruz. Helalleşme ille karşılıklı mı olmalı yoksa tek taraflı da olabilir mi? Kafa kafaya verdik düşünüyoruz. Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında net bir şekilde verdiği örneklere rağmen helalleşmenin yerine hesaplaşma olması gerektiğini söyleyenler, CHP’nin helalleşecek bir hatasının olmadığını belirtenler, muhalefetin ekonomik sıkıntıların yaşandığı ve oy yükselttiği bir dönemde kafa karıştırmaması gerektiği telkininde bulunanlar, açıklamayı destekleyenler, somut adımları ve ortak gelecek için detaylı planları görmeden yorum heyecanına kapılmayanlar başta olmak üzere birçok yorum duyuyoruz. Kılıçdaroğlu öncesi CHP’yi arzulayanların, varlıklarını toplumun fay hatlarına, ayrılıklarına kök salarak sürdüren isimlerin öfke nöbetlerine şahit oluyoruz.

Peki, dünyada helalleşen başka siyasetçiler var mı? Helalleşerek seçim kazanılır mı?

Helalleşmeyi başka dillere çevirmek epeyce zor. Fakat siyasetçilerin yeri geldiğinde kendisinin ya da partisinin geçmişteki hatalarından dolayı özür dilemesi; geleneksel olarak kendisine uzak seçmenlere seslenerek, farklı kesimleri yatay kesen gündemler oluşturarak önyargıları kırması; iktidara geldiği zaman devletin sistematik olarak ötekileştirdiği kesimleri kucaklayacağı sözünü vererek farklı kesimlerin desteğini araması, merkez siyaset iddiası olan siyasetçilerin küresel çapta uyguladığı bir strateji…

Bütün dünyada seçim kazanan siyasetçiler, genellikle hatalarını fark eden, egosunu aşıp özür dileyen, karşılıklı bir eylem olan helalleşme için ilk adımı atma cesaretini gösteren ve en önemlisi helalleşmenin ötesinde somut adımlar atarak ortak bir gelecek kurgulamayı başaran isimler.

Dünyada helalleşerek seçim kazanan isimlerin başında, yakın zamanda eyalet eyalet seçim sonucu takip ettiğimiz, üzerine günlerce konuştuğumuz 2020 ABD Başkanlık seçimlerinde Trump’ı yenen Demokrat Joe Biden geliyor. Koşullar, özneler, helallik konuları büyük ölçüde Türkiye’den farklı olsa da Biden’in seçim zaferiyle taçlanan helalleşme yolculuğu bize siyaset ve helalleşme tartışmasıyla ilgili bazı ipuçları veriyor.

Obama’dan Kamala Harris’e 50 senelik bir helalleşme

78 yaşındaki ABD Başkanı Biden, yaklaşık 50 senedir siyasette. 30 yaşında, ABD tarihinin en genç senatörü seçilen Joe Biden’in siyasi yolculuğuna başladığı 1972’nin Demokrat Partisiyle şimdiki Demokrat Parti arasında büyük farklar var. Genç senatör, ilk yıllarında partinin müesses nizamıyla genel olarak uyumlu kalmayı, bu yoldan ilerlemeyi tercih etti. Özellikle siyah haklarına ve ırklar arasındaki entegrasyona karşı olan, ayrımcılığı savunan güney eyaletlerinden gelen Demokratların parti içinde hâlâ güçlü olduğu bir dönemde, Biden gelecekte pişman olacağı bazı fikirleri savundu. Güney eyaletlerden gelen ırkçı Demokratlarla aktif bir şekilde çalıştı, siyahları olumsuz etkileyen birçok ceza hukuku yasasını destekledi.

1970’li yıllarda siyahlar beyazlardan farklı ve daha yoksul mahallelerde yaşıyordu. Siyah mahallelerdeki okulların beyazların okullarına göre çok kötü durumda olduğu o dönemde, ırklar arasındaki adaletin ve entegrasyonun sağlanmasını savunan çoğu hak savunucusu ve kamuoyu figürü, siyah öğrencilerin beyaz mahallelerdeki okullara servisle gidebilmesi için destek programlar talep ediyordu. Entegrasyona karşı çıkan, beyaz okullarında siyah öğrenci istemeyen güney Demokratları ise bu fikre sert bir şekilde karşı çıkıyor, federal hükümetin servisle öğrenci taşıma zorunluluğu getirmesini istemiyordu. Delaware eyaleti senatörü Biden da siyah öğrencilerin beyazların çoğunlukta olduğu okullara servisle taşınmasına karşı çıkan senatörler arasındaydı.

Güney eyaletlerindeki ırkçı Demokratlar zaman içerisinde Cumhuriyetçi Parti’ye yöneldi. Böylece Demokrat Parti büyük bir dönüşüm geçirdi, yenilendi ve siyah hakları konusunda ilerici bir tutum almaya başladı. Biden da bu dönüşüme ayak uydurdu ve geçmişteki pozisyonunu değiştirdi.

2020 seçimleri için başkan adaylığını açıkladığı zaman medya ve kamuoyu geçmişini çoktan unutmuştu. Fakat Biden’in güneyde gerçekleştirdiği bir bağış etkinliğinde ırkçı güney Demokrat senatörleri iyi sözlerle anıp her şeye rağmen onlarla çalıştığını ve bu kişilerin genç yaşından dolayı kendisini oğlu gibi gördüklerini belirtmesi üzerine geçmiş defterler tekrar açıldı. Özellikle 2020 Demokrat başkan aday adaylığı önseçiminde aday olan siyah siyasetçiler Kamala Harris ve Cory Booker Biden’in geçmişini gündeme getirmeye başladı.  

Demokrat başkan adayları arasında gerçekleşen ilk önseçim münazarasında Kamala Harris, kendisinin de zamanında servisle beyazların çoğunlukta olduğu okullara taşınan siyah öğrencilerden biri olduğunu belirterek Biden’a geçmişte siyah öğrencilerin servisle beyazların çoğunlukta olduğu okullara taşınmasına karşı çıktığını hatırlattı; Biden’ın ırkçı olmadığını düşünmesine rağmen bir açıklama yapması gerektiğini söyledi. Cory Booker da ırkçı senatörlere övgüsü üzerinden Biden’ı eleştirdi.

Yaşanan bu tartışmanın ardından, Biden eskiden çalıştığı ve arasının iyi olduğunu belirttiği senatörler hakkındaki sözleri için özür diledi. Biden özür için South Carolina’daki bir siyah kilisesini seçmişti. Kamala Harris ve Booker gibi isimler de özrün samimi olduğuna inandıklarını açıkladı.

Biden’in geçmişle helalleşmesi sözde kalmadı; önseçimleri kazandıktan sonra, zamanında beyazların çoğunlukta olduğu okula servisle gitmesine karşı çıktığı siyah öğrenci Kamala Harris’i başkan yardımcısı olarak seçti. Böylece Biden başkan seçilince, ABD ilk kadın, ilk siyah ve ilk Hint kökenli başkan yardımcısına kavuştu. Biden buna ek olarak, Yüksek Mahkeme’ye siyah bir yargıç atayacağını, daha fazla siyah bakan içeren bir kabine kuracağını belirtti, Kongre’deki siyahların lideri Clyburn’a şahsi olarak güvence verdi, seçim öncesinde bu vaatlerini kamuoyuna açıkladı.

Biden’in zafere giden yolda siyahlardan ciddi bir oranda oy almasının tek sebebi adaylık sürecinde yaşananlar değildi. Olumsuz geçmişine rağmen siyahların Biden’a duyduğu güven zaten yüksek düzeydeydi, çünkü onun helalleşme yolculuğu çok daha önce, 2008 yılında başlamıştı.

2008 Demokrat başkan adaylığı önseçiminde genç, tecrübesiz siyah senatör Barack Obama, partinin önde gelen isimlerinden Hillary Clinton ile yarışıyordu. Biden da bu önseçimde başkan adayıydı. Anketlerde yüksek şans verilmiyor olsa da özellikle Katolik, dindar ve mavi yakalı işçi seçmenlere hitap eden bir isim olması nedeniyle dikkat çekiyordu. Ne var ki çok başarısız bir kampanya gerçekleştirdi ve yarıştan çekildi. Başarısızlığının en büyük nedenlerinden biri kampanya sırasında Obama hakkında sarf ettiği bir sözdü. Biden, giderek tanınır hale gelen Obama’dan bahsederken “İlk kez ana akımda düzgün konuşan, temiz ve iyi görünümlü bir siyah var, masal kitabı gibi” ifadesini kullandı ve ciddi bir tepki gördü. Sözlerinin ardından hemen özür dileyen Biden’a en büyük destek Obama’dan geldi. Obama, Biden’in niyetinin kötü olmadığına inandığını belirtti, fakat birçok siyah siyasetçi öfkeliydi; Biden’in geçmişi zihinlerinde tekrar canlanmıştı.

Önseçimi kazanıp Demokrat başkan adayı seçilen Obama’nın Biden’a başkan yardımcılığını teklif etmesiyle bu öfke dindi. Obama, hem tecrübesizliğini telafi edecek hem de siyahlara karşı önyargılı Katolik, güneyli, mavi yakalı beyaz seçmene hitap edebilecek bir başkan yardımcısı arzuluyordu. Tercihi Biden oldu. Biden, teklifi kabul etti ve özellikle Obama’nın az ziyaret ettiği güney eyaletlerine gitti; beyaz, Katolik, mavi yaka seçmenin yoğun olduğu yerlerde kampanya yaptı, Obama’ya oy topladı. Sonunda Obama-Biden ikilisi seçimi kazandı. Obama, ABD’nin ilk siyah başkanı seçildi. Oldukça uyumlu çalışan ikili, kıyasıya geçen 2012 seçimlerini de kazandı. Biden senatodaki tecrübesini ve Cumhuriyetçi isimlerle olan bağını Obama’nın radikal bulunan sağlık sigortası gibi fikirlerini yasalaştırmak için büyük bir azimle kullandı. Biden, gösterdiği çaba ve kurduğu güven ilişkisiyle siyahlarla bir nevi helalleşti, geçmişin yaralarını kapadı. Siyahlar Biden’ın Obama’ya olan desteğini hiçbir zaman unutmadı.

Biden’ın cinsiyet eşitliği sınavı

Biden’ın helalleştiği tek kesim siyahlar değildi. Senatörlük yıllarında, 1990’larda LGBTİQ+bireylerin orduda görev almasına karşı çıktı, eşcinsel çiftlerin federal düzeyde evlilik hakkına sahip olmaması için çaba sarf etti. 2012 senesinde dahi Obama-Biden yönetimi, eşcinsellerden yoğun oy almalarına rağmen federal düzeyde eşcinsel evliliğin desteklenmesine karşı çıkıyor, bu konuyu gündeme getirmiyordu. Fakat 2012 başkanlık seçimleri sırasında California’da ziyaret ettiği bir eşcinsel çift ile yaşadığı diyalog Biden’ın bakış açısını tamamen değiştirdi. Demokrat seçmen çift ve çocukları ile geçirdiği zaman diliminin ardından geçmişteki tutumu nedeniyle pişman olduğunu söyledi ve çiftten özür diledi. İki hafta sonra katıldığı Meet the Press TV programında gelen bir soru üzerine eşcinsel evliliği normal karşıladığını, ABD halkının da Will and Grace dizisi nedeniyle artık meseleye olumlu baktığını, bir evlilik için tek şartın aşk olması gerektiğini belirtti. Açıklamaları büyük bir şok yarattı. Biden, bu konuşmayı Obama’nın haberi olmadan yapmıştı. Biden’in açıklamasından kısa bir süre sonra Obama da eşcinsel evlilik lehine bir açıklama yaptı. Daha sonra yazılan hatıratlarda anlatıldığı üzere, Obama, Biden’in bu konudaki çıkışından memnun olmuş, dindar bir Katolik siyasetçinin bu tartışmayı açması kendisini de rahatlatmıştı.

Biden’in helalleşmesiyle birlikte 2012’den itibaren Obama yönetimi ve ABD yargısı eşcinsel hakları konusunda devrim niteliğinde adımlar attı.

Biden, Demokrat Parti’nin özellikle Bill Clinton’dan itibaren partiden uzaklaşan sol kanadıyla da helalleşti. Onları kampanya sürecine dahil etti, başkanlık politikalarını solcu isimlerle, Sanders ile konuşarak oluşturdu.

Irak Savaşı’nın ateşli savunucularından biri olan Biden, Irak ve Afganistan’dan çekilmeyi savunan bir Demokrata dönüşerek ABD dış politikasının kurumsal hatalarından döndü, geçmişiyle helalleşti.

Helalleşmeyi kurumsallaştırmak

Biden sadece helalleşmedi, helalleşmeyi kurumsallaştırdı da. Tarihteki yelpazesi en geniş kabineyi kurdu, kadınları ve gençleri önemli pozisyonlara atadı. Geçmişte yarıştığı rakiplerini kritik görevlere getirdi. Savunduğu birçok kalıbı geride bırakıp tarihin en solcu başkanı manşetlerini attıracak politika önerileri sundu. Kampanya sürecinde sadece kendisini önseçimde destekleyen merkez kanada değil, sol kanada da pozisyon vererek farklı kesimlerle birlikte masaya oturdu, politika üretti. Saha çalışmasında önseçimdeki eski rakiplerine alan açtı, Cumhuriyetçiler, solcular, merkez siyasetçiler ile birlikte süreç yürüttü. Ve helalleşerek çıktığı yol, sonunda onu Beyaz Saray’a getirdi. 

Bu yolculukta helalleşememek de var: Biden ve Anita Hill

Biden’in 50 senelik helalleşme yolculuğu tamamen pürüzsüz geçmedi. Onun samimiyetine, dönüşümüne inanmayan isimler, kesimler de mevcuttu. Bu isimlerin başında Anita Hill geliyordu.

1991 yılında Senato Yargı Komitesi Başkanı olan Joe Biden, Cumhuriyetçilerin ABD Yüksek Mahkemesi yargıç adayı olarak gösterdiği Clarence Thomas’ın sorgu sürecinde oldukça yanlış bir tutum sergiledi. Yargıç Thomas eskiden ofisinde çalışan Anita Hill tarafından cinsel taciz iddiasıyla suçlanıyordu ve iddialarını dile getirmek için komitede ifade vermeye karar vermişti. Cinsel tacize dair bilincin yüksek olmadığı bir dönemde milyonlarca kişinin önünde ifade vermek hiç kolay bir iş değildi; Hill’in üzerindeki baskı büyüktü. Özellikle erkek kamuoyu figürleri Hill’e acımasızca saldırıyor, iddialarını peşinen reddediyordu. Biden ifade boyunca Hill’e çok kötü davrandı ve onun tanık gösterme hakkını kullanmasını aktif bir şekilde engelledi. Yaptığı açıklamalarda Hill’in iddialarına asla itibar etmediğini belirtti. Biden’in kamuoyu tarafından tepki gösterilen siyah bir kadına karşı sergilediği tavırları, küçümseyici mimikleri, söz kesmeleri hafızalardan silinmedi. 2019 yılında, başkan adaylığını açıklamadan önce Biden, Hill’i aradı ve özür diledi. Hill, Biden’in sözlerini pişmanlık ve özür olarak kabul etmediğini açıkladı, yeterli bulmadı. Biden’in helalleşme yolculuğuna Anita Hill kapısını kapatmıştı.

Helalleşmek yeter mi?

Biden ve hikâyesi helalleşerek büyüdü. Birbirinden farklı kesimler, solcular, siyahlar, kadınlar, gençler, dindar Demokratlar, ılımlı isimler ve küskün Cumhuriyetçiler belki de bu helalleşme yolculuğu ile Biden’a yöneldi. Biden’in helalleşme yolculuğu seçimi kazanmasına yardımcı oldu, fakat helalleşmek kendisine verilen desteği başkanlık boyunca devam ettirmesi için yeterli değildi. Biden toplumun farklı kesimleriyle helalleşti fakat devamında bu kesimlerle ortak bir geleceği detaylı ve gerçekçi bir şekilde kurgulamada; siyasi kutuplaşma nedeniyle çöken kurumsal yapıları canlandırmada ve kimsenin helalleşmek zorunda kalmadığı adil bir ülke yönetimi oluşturmada eksik kaldı. Bu nedenle de kazandığı büyük seçim zaferi sonrasında destek oranları giderek düşüyor, Cumhuriyetçilerin ve Trump’ın yeniden seçilme şansı artıyor.

Biden’in helalleşme konuları, nedenleri, ülkenin dinamikleri bizim helalleşme tartışmamızdan oldukça farklı, ama yaralarımız farklı olsa da sürülen merhem aynı. Adaletsizlik girdabında dönüşümlü olarak sopanın el değiştirmesiyle dövülen farklı kesimleri bir araya getirecek olan yöntemler de aynı. Mahalle çıkışlarını tutup birbirimize kavuşmamızı engelleyen öfkeli bekçileri susturacak olan sözler de aynı.

İster özür, ister karşılıklı uzlaşma, ister omuz omuza yürüme, ister büyük bir amaç uğruna birleşme densin; her toplumu “Biz” yapmanın anahtarı helalleşme. Dünyadaki birçok örnekte olduğu gibi çıkılan helalleşme yolculuklarının sonu elde edilen zaferler, genişleyen yürekler, kapanmaya başlayan yaralarla dolu. Bu nedenle helalleşmeye çıkanların yolu açık. Açık olmaya da devam edecek.