Korona kast sistemi: Düzenli test yaptıranlar, öksürmeden test yapılmayanlar

Siirt’te bütün ailesi hasta olduğu halde koronavirüs testi yaptırmak için binbir güçlükle karşılaşan 23 yaşındaki Öznur hanım “coğrafya kaderdir” diye açıklıyor durumunu. Sosyal medyada bazı ünlülerin düzenli test yaptırdıkları açıklamalarıyla birleştirilince hiç haksız görünmüyor.

Siirt Merkez’de eşi, kızı ve kayınvalidesi ile birlikte yaşayan 55 yaşındaki Hanım Hanım bundan 12 gün önce hastalandı, önce gribe yakalandığını sandı ama hastalığı ağırlaşınca hastaneye kaldırıldı ve yapılan Covid-19 testi 3 gün sonra pozitif çıktı.

Ama aynı evin içinde yaşayan ailenin diğer fertlerine test yapılmadı. 

Bu arada Hanım hanımın 63 yaşındaki eşi Münevver bey ve 88 yaşındaki kayınvalidesi Nafiye hanım da hastalandı. 

Nafiye hanım özel bir hastaneye götürüldü, kendisine grip ilaçları verilerek eve gönderildi. Durumu daha da kötüleşince ambulansla Siirt Eğitim Araştırma hastanesine kaldırıldı.

Nafiye hanım hastalığı ağır geçiriyor ama hastanede yer olmadığı için evde tedavi görüyor.

Bu kez Covid-19 testi yapıldı ama hastanede yer olmadığı gerekçesiyle eve geri gönderildi. 3 gün sonra kayınvalidesinin de testi pozitif çıktı, Münevver beye yapılan test de pozitif çıktı ve pozitif çıkan 3 aile ferdi de eve gönderildi.

Ailenin henüz hastalığa yakalanmamış son ferdi olan 23 yaşındaki Öznur hanım olanlar için “coğrafya kaderdir” diyor: 

“Hepimiz aynı evde yaşıyoruz, Annemin testi pozitif çıktı ama babaannem, babam ve bana test yapmadılar. Babaannem ile babam hastalandıktan sonra test yaptılar ve testleri pozitif çıktı. Bende de belirtiler ortaya çıkınca Cuma günü gidip evdeki herkesin pozitif olduğunu söyleyerek test yaptırdım ve testimin sonucu henüz çıkmadı. Babaannemim durumu iyi görünmüyor, yerinden kalkmıyor, yemek yemiyor, hastaneye ambulansla götürdük ama hastanede boş yatak olmadığını söyledikleri için eve kendi imkânlarımızla geri getirdik. Annemin kronik hastalıkları var, bazı ameliyatlar geçirdi, babam şeker hastası ama hiçbirine ilaç bile verilmedi, hastaneye yatırılmadılar.

“Hastanede doktorun yazdığı ilacın ellerinde olmadığını ve daha sonra gelmemi söylediler. Ben dedikleri gün gittim ama hâlâ ilacın gelmediğini söylediler. Cuma günü tekrar gelin, belki o zamana kadar ilaç gelir dediler. Ben de bugün için gelin ilaç gelir dediklerini hatırlattığım için oradaki görevli ile tartıştık. Görevli, ‘Sağlık Bakanlığı ilaç göndermiyor, bizim yapabileceğimiz bir şey yok. İlaç için eczanelere bakabilirsiniz’ dedi. Eczaneye gidince de, eczacılar, bu ilacın sadece hastane tarafından verildiğini söylüyorlar.

“Şu ana kadar evde yatan 3 hastaya herhangi bir ilaç verilmedi. Aile doktoru sizi arar dediler, bizi arayan da olmadı. Hani diyorlar ya coğrafya kaderdir diye, bunu boşuna dememişler.”

“Covid olan kimse adını vermedi, test yapamayız”

Antalya’da yaşayan 20 yaşındaki Sultan Parıltı’nın anlattıkları da benzer. Sultan hanımın bütün ailesi hasta olduğu halde sadece durumu ağır olan annesine test yapılmış:

“Yaklaşık 10 gün önce bütün aile hastalandık, ben gidip Antalya Eğitim Araştırma hastanesinde test yaptırdım, sonuç negatif çıktı negatif ama evde hepimiz hastaydık. Annem dışındakiler, biz hastalığı çok ağır geçirmiyorduk ama annemin durumu gittikçe daha da kötü olmaya başladı, nefes almakta zorlanmaya başlayınca onu Antalya Kepez Devlet Hastanesi’ne götürdük hemen hastaneye yatırdılar, testinin sonucu da pozitif çıktı.

“Sağlık Bakanlığı’ndan evimize geldiler ve evin karantinaya alındığını söylediler. Covid-19 belirtilerinin bizde de olduğunu ve bize de test yapılmasını istedik ama bize test yapmayı kabul etmediler. Babam ve bizimle yaşayan kuzenim Özel hastaneye gidip test yaptırdılar, onların da sonucu pozitif çıktı. Ben de sık sık bize gelen bir arkadaşımı aradım ve test yaptırmasını söyledim, arkadaşım gece 12’de hastaneye gidip sabah saat 6’da kendisine sıra gelene kadar bekledi ve pozitif olan kimse adını vermediği ve belirtileri olmadığı için test yapılmadı. Bana bir daha test yapılmadı, markette çalışan ablama, bizimle temaslı oldukları için karantinaya alınan ve kronik hastalıkları olan yan komşularımıza, hiç kimseye test yapılmadı. Anneme dün ilaç yazarak taburcu ettiler ama ilaçlar sisteme düşmedi diye hâlâ ilaçları alamadık.”

Sultan Parıltı ve eşi karantinadalar.

Batman nüfusunun yüzde 6’sı hasta

Son günlerde en çok vakanın yaşandığı, şehrin sakinlerinin bu patlamaya dikkat çekmek için sosyal medyada kampanyalar yaptıkları Batman’da da halk test sayısının düşük olmasından ve test sonuçlarının geç çıkmasından şikâyetçi.

Batman’da hastane önünde Covid-19 test kuyruğu.

Batman Olay gazetesinden Hüseyin Sakar, kendilerine ulaşan resmî olmayan bilgilere göre, Batman’da 50 binin üzerinde aktif vaka olduğunu ve bunun nüfusun yüzde 6’sına tekabül ettiğini söylüyor. Sakar’a göre pozitif olan bir kişi ile temaslı olanlara, vaka sayısını düşük göstermek için test yapılmıyor:

“Pozitif biri ile teması olduğu halde belirti göstermeyen kişilere test yapılmıyor, Bakanlığın verdiği emir bu şekilde deniyor, bunun sebebi de vaka sayısını az göstermektir. Daha çok temaslı kişiye test yapılsa, daha çok pozitif vaka çıkacaktır ve bu da yetkililerin istemediği bir şeydir.” 

Tanıdığı olana test yapılıyor

Batmanlı gazeteci Mehmet Taş, ilaçların karaborsaya düştüğünü söylüyor: 

“Bir yerde tanıdığı, akrabası olanlar bir şekilde test yaptırıyor ama sıradan vatandaşa ciddi bir belirtisi olmadığı sürece test yapılmıyor, test yaptıranların sonucu da bir haftada ancak çıkıyor. Batman bölge hastanesi artık yeterli gelmiyor, bazı hastalar özel hastanelere gidiyor, bazı özel hastaneler sadece gecelik yatak ücreti olarak 1600 TL alıyor, bazı ilaçlar karaborsaya düşmüş durumda.”

Batman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde çalışan hemşire M’nin anlattıkları da durumun vahametini gösteriyor:  

“Şehirde tedbirler sıfır, kıraathaneler tıklım tıklım, toplu taşıma otobüsleri dolu, tek hastane var orada da pozitifle negatif hastalar yan yana sedyelerde yatıyorlar. Sağlık çalışanlarında yeterli ekipman yok, Çin’den getirilen bir ilaç Batman’da yok gibi. Filyasyon ekibi 3-4 gün sonra geliyor, filyasyon ekibi gelene kadar iş işten geçmiş oluyor, testler geç çıkıyor, ya da kitler yolda kırılıyor, kayboluyor. Siyasiler sadece torpil için yardımcı oluyorlar, genel bir çözüm için kimse elini taşın altına koymuyor, hastanede yeterince solunum cihazı yok, basit burundan oksijen dışında acilde hiçbir şey yok. Sağlık çalışanları yetmiyor artık, sürekli diğer hastaneden personel çekiliyor.”

Türkiye’deki resmi günlük vaka sayısının yarısı sadece Diyarbakır’da

Covid-19 vaka sayısının hızla artığı kentlerin başında gelen Diyarbakır’daki sağlık çalışanlarının açıkladığı günlük vaka sayısı, Sağlık Bakanı’nın açıkladığı sayıların neredeyse yarısına eşit.

Bu duruma sosyal medyadan tepki gösteren Diyarbakır Tabip Odası, şeffaflık istiyor:

“Dün açıklanan #COVID-19 hastaların yüzde 50’si (601 kişi) ilimizde saptandı. Pandemiye karşı mücadelede başarı ancak halk sağlığını önceleyen, epidemiyolojik verilere uygun, toplum katılımı sağlanarak ve en önemlisi sürecin şeffaf olarak yürütülmesi ile sağlanır.”

Tabip Odası Başkanı Elif Turan, Diyarbakır’da 3 gün test yapılmadığını, testler öncesi vaka sayısının 600-700 civarında olduğunu, testler tekrar yapılmaya başladıktan sonra günlük vaka sayısının 300 bandında seyrettiğini anlatıyor.

Turan’ın verdiği bilgiye göre, Diyarbakır’da il genelinde yatan hasta sayısı 600 ve hasta yoğunluğunun en çok yaşandığı hastane de Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Bu hastanede 75’i yoğun bakımda olmak üzere toplam 200 Covid-19 hastası tedavi görüyor.

Diyarbakır’da 6 Ağustos’a kadar enfekte olan sağlık çalışanı sayısı 346 iken son iki haftada bu sayı 84 artarak 430’a yükseldi.

Sadece semptom gösterenlere test yapılıyorsa test sayısı nasıl artıyor? 

Diyarbakır Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Sedat Yiğit’e göre rakamlar arasındaki bu farkın sebebi değişen test politikası:

“Önceden vaka sayısı az olduğunda testi pozitif çıkan biri ile temaslı olan tüm kişilere test yapılıyordu ve toplam test sayısı 30-40 bin arası çıkıyordu. Şu anda sadece Covid-19 testi pozitif olan biri ile teması olmuş ve Covid-19 belirtileri gösteren kişilere test yapılıyor ama Covid-19 testi pozitif olan biri ile teması olan kişilere, pozitif olan kişinin aile üyeleri bile olsa eğer belirti göstermiyorlarsa test tapılmıyor. Ama test sayısı 93 bin.

“Burada bir paradoks var, sadece belirtileri olan kişilere test yapılıyorsa ve 93 bin kişiye test yapılmışsa, nasıl oluyor da bu kadar düşük vaka sayısı çıkıyor? Bakanlık, test sayısını yüksek, vaka ölüm sayısını düşük göstererek Dünya Sağlık Örgütü’ne ve halka, işini iyi yaptığını göstermeye çalışıyor.

“Gerçek vakalar Bakanlığın açıkladığından kat kat fazladır. Sadece Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman ve Mardin’de, bu dört ilin toplamında bakanlığın açıkladığı günlük vakadan çok daha fazla vaka ve Bakanlığın açıkladığı ölüm sayısından çok daha fazla ölüm var.”

Peki, artık sadece ciddi belirtileri olanlara test yapıldığına göre, Sağlık Bakanı’nın açıkladığı günlük test sayısı nasıl 40 binlerden 93 bine çıktı? Kimlere test yapılıyor?

Bilinenler, yurtdışı uçuşların çoğunda testin zorunlu olduğu ve hastanelere başka nedenlerle yatacak ya da ameliyat olacaklardan test istendiği. 

“Sekizinci testim pozitif çıktı”

Ama sosyal medyada yayımlanan bazı “Covid-19 oldum” açıklamalarından, test sayılarındaki yüksekliğin başka nedenleri de olabileceği ortaya çıktı. 

Önce AK Parti Hatay milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nun 8 Ağustos günü Twitter hesabından paylaştığı “Son bir ayda 7 kez Covid-19 testi yaptırdım, maalesef 8’inci testim pozitif çıktı” mesajı:

Ardından 22 Ağustos günü Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ’nin Genel Müdürü Temel Kotil’in düzenli olarak test yaptırdığını açıkladığı tweet:

“Değerli dostlarım, düzenli olarak yaptırdığımız Covid-19 testimin sonucu pozitif çıktı. Hamdolsun şu an genel sağlık durumum iyi olmakla birlikte karantinada gözlem altında olacağım. Dualarınız ile bu süreci atlatacağım inşallah. Allah’a emanet olun.”

Bu tweet’lere sosyal medyada geçmiş olsun mesajlarıyla birlikte tepkiler geldi.

“Düzenli test yaptıranlar diye ayrı bir zümre var”

Karar gazetesi ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, herkesin merak ettiği soruyu Temel Kotil’e sordu: https://twitter.com/Kahvecibrahim/status/1297088209587974144?s=20

“Öncelikle çok çok geçmiş olsun. Acil şifalar dilerim. Lakin bir konu da şudur: Bu düzenli test imkanı Türk Halkının da hizmetinde midir? Sayın Sağlık Bakanının açıkladığı testlerin kaçı Vatandaşın şikayetine yönelik; kaçı düzenli test imkanına sahip üst düzey yöneticilerdir.”

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ise Raşit Tükel’e göre ise artık  düzenli test yaptıranlar diye ayrı bir zümre oluştu:

“Düzenli test yaptıranlar diye ayrı bir zümre oluştu. Testleri pozitif çıktığında kendilerini ifşa ediyorlar. Temaslılara, risk gruplarına test yok oysa ki. Test yapılma kriterlerinde gizli ajanda.”

Önceki İçerikGünlük vaka sayısında Türkiye, İspanya ve Fransa’nın ardından Avrupa’da üçüncü
Sonraki İçerikAdana’da Rafael Gilodo’nun yağ fabrikası nasıl Sabancıların Marsa’sı oldu – 1 (*)