Alexandria-Ocasio Cortez Abdülhamid’i mi Savundu?

Temsilciler Meclisi’nin solcu yıldızı Alexandria-Ocasio Cortez’in ünlü modacıların tasarımlarını sergilediği, biletleri 35 bin dolardan satılan Met Gala’ya “Tax the Rich-Zengini Vergilendir” sloganını taşıyan beyaz bir elbiseyle katılması, aralarında Sanders’in de olduğu sol çevrelerin tepkisini çekti. Cortez, kapitalist sisteme yönelik öfkeyi yatıştıracak uysal bir solcu olmakla suçlanıyor. Bir nevi Doğu Perinçek ile Ertuğrul Kürkçü arasındaki “Sen Abdülhamid’i savundun” polemiğinin Amerikan versiyonu bu. Peki gerçekten de Cortez Abdülhamid’i savunmuş mu oldu?

New York’un sembollerinden ve dünyanın en ünlü müzelerinden biri olan Metropolitan Müzesi’nde her sene düzenlenen Met Gala etkinliği, ABD’nin en önemli moda etkinliklerinden biri olarak görülüyor. Birçok ünlü ismin katıldığı, kıyafetleriyle sosyal ve politik mesaj verdiği veya ünlü modacıların tasarımlarını sergilediği Met Gala’da bir masanın ücreti 200-300 bin dolar, bir kişilik bilet ise 35 bin dolar. Etkinlikten elde gelir çeşitli kurumlara bağış olarak aktarılıyor. Her Met Gala etkinliğinin ardından günlerce televizyon programlarında, yazılı basın ve sosyal medyada etkinliğe katılan isimlerin kırmızı halı görüntüleri ve giydikleri kıyafetler gündem oluyor, galadaki görüntüler halkın oldukça ilgisini çekiyor.

Fakat bu sene en çok konuşulan Met Gala görüntüsü bir oyuncunun, şarkıcının kıyafeti veya tahtırevan ile galaya gelişi değildi, çünkü bütün gözler ABD’nin en genç kadın Kongre üyesi ve Demokrat Parti’nin sol kanadının önemli isimlerinden Alexandria-Ocasio Cortez’in üzerindeydi. Cortez, bu lüks bağış gecesinin organizatörü, Vogue moda dergisinin editörü Anna Wintour’un özel konuğu olarak çağrılmıştı ve Wintour’un özel masasında kendisine yer ayrılmıştı.

New York Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria-Ocasio Cortez, kendisine yöneltilen davete kan kırmızısı ile yazılan “Tax the Rich-Zengini Vergilendir” sloganını taşıyan beyaz bir elbise giyerek icabet etti. Etkinlikteki tek siyasetçi Cortez değildi, Cortez’in yanı sıra kadın haklarını vurgulayan bir slogan taşıyan elbisesiyle dikkat çeken Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Carolyn Maloney, New York Belediye Başkanı Blasio da konuklar arasındaydı, fakat hiçbiri Cortez kadar tepki almadı, dikkat çekmedi.

Demokrat Carolyn Maloney’in bu çabası o kadar ilgi çekmedi

            Cortez “Gerçek” bir solcu değil mi?  

Cortez, Met Gala’ya katılması ve giydiği kıyafet nedeniyle hem Cumhuriyetçilerden hem de sol kanattan tepki aldı. Cumhuriyetçiler ülke genelindeki maske zorunluluğu uygulamalarını destekleyen bir siyasetçinin maskesiz ve kalabalık bir törene katılmasını, Cortez’in elbisesinin maskeli biri tarafından yırtılmaması için arkadan tutulduğu, gala çalışanlarının maskeli olduğu görüntüleri paylaşarak eleştirdi. Özellikle ülkenin en zenginlerinin katıldığı bir etkinliğe bir solcu olarak katılmasını da çelişkili bir tutum olduğunu söyleyen Cumhuriyetçiler, Cortez’in Cumhuriyetçi Parti için büyük bir şans olduğunu da belirttiler.

Sanders ile geçmişte çalışan siyasetçilerin veya sol görüş mensubu akademisyenlerin, gazetecilerin de tepkisini çeken Cortez, özellikle kapitalist sisteme yönelik öfkeyi yatıştıracak, mevcut sistem ile uyumlu hale getirecek uysal bir solcu olmakla suçlandı, ülkenin en ünlü sol figürü olarak bu tür çelişkili hareketler yapmaması gerektiği konusunda uyarıldı. Bazı isimler Cortez’in “gerçek” bir solcu olmadığını, tamamen sistem ile uzlaşan bir isim olduğunu belirtti. Cortez, Doğu Perinçek ile Ertuğrul Kürkçü arasında yaşanan, bizim neslimiz arasında oldukça popüler olan “Sen Abdülhamid’i savundun” polemiğini hatırlatacak bir şekilde çok sert eleştirilerin hedefi oldu.

VİDEO LİNKİ: https://www.youtube.com/watch?v=mRB14sFHw2E

            “Mecra mesajın ta kendisidir”

Cortez ise eleştirilere özellikle zenginlere ve büyük şirketlere yönelik vergi artırımının konuşulduğu, Biden’in merkez kanat Demokrat ve Cumhuriyetçileri ikna etmek için uğraştığı bir dönemde sol vergi politikası mesajını Met Gala gibi ilgi odağında olan bir mecraya taşımak istediğini, elbisesinin de kendisi gibi fakir bir aileden gelen siyah göçmen bir moda tasarımcısı tarafından tasarlandığını belirterek cevap verdi.

Cortez ayrıca, sabah yataktan kalksa da hiçbir şey yapmasa da kendisinden nefret eden bir kesim olduğunu ve bu kesimi hiçbir şekilde memnun edemeyeceğini de ekledi.

Cortez’i eleştirenler kadar destekleyenler de var.

Ben de Cortez’in bu hareketinin ABD solu için oldukça faydalı ve başarılı bir hamle olduğunu, bunun ötesinde özellikle yeni siyasetin nasıl yapılacağına ilişkin hepimiz için iyi bir örnek teşkil ettiğini düşünüyorum.

            Yeni Nesil Siyaset Tam Olarak Bu!

Alexandria-Ocasio Cortez, tabii ki kendisine gelecek olan tepkileri önceden tahmin ediyordu. Cortez, bütün bu tepkileri göze aldı ve Met Gala’ya katılımını bir iletişim fırsatı olarak görüp bilinçli bir şekilde kurguladı.

Cortez, 2018 Demokrat önseçimlerinde Demokrat Parti’nin en güçlü üçüncü ismi, en çok bağış alan isimlerinden biri olan ve 20 senedir Kongre’de görev yapan Joe Crowley’i yendiği zaman bütün ABD’nin dikkatini üzerine çekmişti.

Barmenlik yapan, yoksul bir aileden gelen ve ABD’nin en genç kadın Kongre üyesi seçilen Cortez, büyük şirket bağışlarını reddederek sıradan insanlardan topladığı bağışlarla çok zengin ve güçlü bir müesses nizam Demokratına karşı büyük bir zafer elde etmişti. Cortez’in 2018 önseçim kampanyası belki de son yıllarda gerçekleştirilen en başarılı kampanyalardan biriydi. Özellikle Cortez’in yıpranmış ayakkabısıyla ve toplu taşıma kullanarak ev ziyaretleri yaptığını gösteren seçim videosu çok konuşulmuş, Cortez ve ekibinin aralıksız bir şekilde saha çalışması yapması seçimin kaderini değiştirmişti.

VİDEO LİNKİ: https://www.youtube.com/watch?v=rq3QXIVR0bs

Cortez kendi başarısının en önemli sebeplerinden birinin her türlü kampanya içeriğine “seçim tarihinin” yazılmasını sağlayarak kendisi lehine oy kullanacak seçmeni sandığa taşıması olarak belirtmişti. Böylece önseçimleri önemsiz görebilecek seçmene tarih, saatin hatırlatılarak seçimde oy kullanması gerektiği tekrar tekrar aktarılmış ve Cortez herkes için sürpriz olan bir zafere imza atmıştı. Cortez, seçildikten sonra da istikrarlı bir şekilde belirli mesajları vurgulamak ve her türlü mecrayı kullanmaktan asla vazgeçmedi.

Kongre’deki ilk gününde Kongre Lideri Demokrat Nancy Pelosi’nin ofisinde iklim krizi için düzenlenen oturma eylemine katılan Cortez, zaman içerisinde sol politikaların ve fikirlerin yayılması için herkes ile çalışabilecek pragmatik bir siyasetçi olarak kendisini kurguladı. 2020 önseçimlerinde kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırılan ve medya tarafından ağır bir şekilde eleştirilen Sanders’a destek vermesine, kampanyasını hareketlendirmesine rağmen Biden’a da destek açıklaması yapmaktan, aktif bir şekilde desteklemekten, politika oluşum gruplarında yer alıp merkez kanattan eski Dışişleri Bakanı Kerry ile iklim politikalarını oluşturmaktan geri durmadı. İklim kriziyle mücadele ederek yeni iş imkanları yaratılmasını amaçlayan Green New Deal tasarısına destek vermek için kendisinden daha merkezde duran senatörlerle çalışmayı kabul etti, onları da platformuna dahil etti. Demokratların en çok nefret ettiği ve kendisini en sert şekilde eleştiren isimlerden biri olan Cumhuriyetçi Ted Cruz ile dahi paranın siyasetteki etkisini azaltmak için lobicilik faaliyetlerinin düzenlenmesine yönelik yasa girişimlerinde beraber çalıştı.

Cortez, sol fikirleri sadece kürsüden veya yaptığı sıradan basın açıklamalarıyla değil, Instagram’dan bir yandan yemek yaparken veya makyaj yaparken açtığı canlı yayınlarda, Twitch fenomenleriyle online oyun oynarken de halka anlattı. Bulunduğu her mecraya savunduğu politika önerilerini taşıyan Cortez, herkes ile tartışmaya açık olduğunu belirterek savunduğu ilkelerin bilinirliğini arttırmayı amaçladı. Met Gala’ya katılması, “Tax the Rich” kıyafetini giymesi de bundan farklı bir strateji değildi.

Uzun bir süredir ABD’de Biden, zenginler ve büyük şirketler nezdinde vergilerin arttırılması ve elde edilen ek gelirin çeşitli sosyal yardım veya devlet teşvik, yatırımlarıyla halka dağıtılması gerektiğini savunuyor, bu tür politikalara direnen bazı merkez Demokratları ikna etmeye çalışıyor. Sol siyasetin uzun süredir savunduğu fikirlerin nihayet en üst makam tarafından uygulanma ihtimalinin artması özellikle Cortez’in bu fikirleri daha üst perdeden savunmasını cesaretlendirdi. Cortez halk desteğinin bu vergi politikası özelinde artması durumunda merkez Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin Biden’in politikalarına destek verebileceğini, Senato’dan bunu amaçlayan yasaların daha rahat geçebileceğini düşünüyor.

Met Gala etkinliği de tam da politika ile ilgilenmeyen, sosyal konulara olan ilgisi düşük olan, çoğunlukla genç seçmenin ilgisini çekebilecek, bu tartışmaya ve sol politikaya vakıf olmasını sağlayacak bir mecra olarak karşımıza çıkıyor. Cortez giydiği kıyafet ile uzun bir süre sosyal medyanın ana gündemi oldu, “Tax the Rich” sloganı ve kıyafeti hakkında Katolik gazetelerinden milliyetçi yayın organlarına kadar bir sürü farklı mecrada olumlu veya olumsuz sayısız makale, içerik üretildi. Google’da slogana dair aramaların arttığı birçok kişi tarafından belirtildi. Met Gala’dan bir gün sonra ABD Başkanı Biden da zenginlerin ve büyük şirketlerin daha fazla vergi ödemesine yönelik bir tweet paylaştı. Bir zamanların ABD’si için oldukça radikal olabilecek bir fikir Cortez ve temsil ettiği sol siyasetin istikrarlı bir şekilde sistem içerisinde kalarak aktif, yaratıcı siyaset yapması ile geniş bir kitleye aktarıldı. Biden’in tweeti ile Met Gala’nın herhangi bir alakası olmasa da zenginlerden daha fazla vergi alınması fikrinin hem Beyaz Saray hem de ABD’nin en çok konuşulan lüks gecesinde yankı bulması sol siyaset için önemli bir zaferdi ve bu zaferin ardında ABD solunun pragmatizmi bulunmaktaydı.

Cortez, Met Gala’ya katılmamasına yönelik veya en azından sol bir mesaj taşıyan bir elbise giymemesine yönelik çağrıları dinlemedi, büyük ihtimalle bu tür boykot çağrılarını hiçbir zaman da dinlemeyecek. En başından beri bu çağrılar doğrultusunda bir siyaset yapsaydı, çoğunluk zengin bağışçılarla arası iyi olan, solu düşman olarak gören siyasetçilerle dolu Demokrat Parti’ye girmez, zamanında sadece zengin beyaz erkeklerin oy vermesi gerektiğini savunanların temelini attığı Kongre binasına adımını atmak istemez, 100 konudan belki 70’inde anlaşamadığı Biden, Pelosi gibi isimlerle iş birliği yapmazdı. Ne de olsa kendisine yöneltilen eleştirilerin de mantığına göre, Demokrat Parti’ye girmesi, Kongre’de görev alması, Biden’in ekibi ile çalışması kapitalist sisteme meşruiyet kazandırır, yüksek idealleri barındıran sol siyasete bir ihanet teşkil ederdi. Cortez’in bakış açısı hiçbir zaman bu şekilde olmadı. Sistemin dışında kalmak, radikal olarak görülen ve mesajını iletebilecek geniş bir mecraya sahip olmayan bir aktivist olarak mücadele etmek yerine, sistemi içeriden değiştirmek için barikatları aştı. Büyük şirketlerin milyonlarca dolar akıttığı bir önseçimi meşrulaştırmamak amacıyla boykot etmek yerine, kapı kapı dolaşıp her bir seçmenden 5-10 dolar alıp yıpranmış ayakkabısıyla seçim kampanyası yaptı ve en zengin, güçlü Demokrat siyasetçilerden birine ağır bir hezimet yaşattı. 29 yaşındaki barmen bir gencin ABD’nin en genç kadın Kongre üyesi seçilmesi başlı başına hakkaniyete aykırı bir kampanya finansman yapısına sahip önseçim sisteminin meşruiyetini ve buna dayanan müesses nizamın dengesini sarstı. Demokrat Parti’nin merkez kanadının sol politikaları desteklememesi nedeniyle onlarla çalışmayı boykot edip, onlara meşruiyet katmak yerine, gençler nezdinde olan desteğini bazen bir tehdit unsuru olarak kullanarak yeri geldiğinde her isimle çalışabileceğini belirtti ve özellikle sosyal yardım gibi konularda daha sol fikirlerin benimsenmesini, merkez isimlerin sola yaklaşmasını sağladı. 2020 seçimlerinde Sanders adaylıktan çekilince Biden’a aktif bir destek verdi ve politika ekibinde yer alarak iklim konusunda daha ilerici bir yönetimin ortaya çıkmasını sağladı, bunu yaparken açıkça Biden’a destek verilmemesine yönelik çağrılara da kulak tıkadı. Cortez, çok sert bir şekilde, teknolojik bir monopol olduğunu belirttiği Facebook’a ait Instagram uygulamasını çelişkili durmamak adına çok sık kullanmayabilirdi, ama tam tersine yaptığı canlı yayınlarla, makyaj ve yemek vloglarıyla sol politikalarını milyonlarca insana Instragram uygulamasıyla aktardı, sürdüğü rimelden bahsederken iklim krizi, gelir adaletsizliği politikalarını halka aktardı, tipik salon konuşmalarını dinlemeyen farklı kitleleri sol politikalarla tanıştırdı.

Cortez, pragmatik bir solcu olarak yarattığı geniş dinleyici kitlesi, kendisini olumlu veya olumsuz bir bakış açısıyla takip eden milyonlarca takipçisi ile bulunduğu her mecrada sol politikaları vurguladı. Bütün ABD sessizken, Cortez’in ve arkadaşlarının Twitter hesapları bir gün öldürülen masum Filistinli çocukların, bir gün kirasını ödeyemediği için tahliye edilen ABDlilerin platformu oldu. Politikaların, mağdurların içeriği değişse de Cortez her seferinde özgün, yaratıcı ve ses getiren iletişim metotlarından vazgeçmedi. Bu nedenle her ne kadar Cumhuriyetçiler tarafından “Allahın lütfu bir rakip” ve bazı solcular tarafından “Abdülhamid’i savunan bir solcu” olarak görülse de Cortez, giderek değişen ABD’nin en çok konuşulan, konuşulacak, belki de ileride Senatör veya başkan aday adayı olarak kendisini daha da ön plana çıkarabilecek isimlerden biri olmaya devam ediyor.

Belki de en önemlisi, bütün dünyaya siyasetin sadece güzel posterlerden, iyi yazılmış basın açıklamalarından ibaret olmadığını anlatıyor, yaptıklarıyla hayatının her alanında siyasi mesajların yansıtıldığı, iletişimin bir bütün olarak ele alındığı, yaratıcılığın etkin olduğu bir yeni siyaseti ne olduğunu uygulamalı bir şekilde gösteriyor.

Önceki İçerikTrabzon’da MHP’li belediye başkanından ‘Kürdistan şapkası’ üretiliyor gerekçesiyle fabrikaya baskın
Sonraki İçerik9/11: Unutmayacağız (mı acaba?)