Dostluk da eleştiriye engel olmamalı. H.Berktay’ın “Olmadı, İmzalamadım” yazısında, barış ile demokrasi arasında kopmaz nedensellik bağı olmadığı söylense de, üzerinde konuşacak çok şey kalıyor geride. Ne de olsa en azından Carl Schmit’ten beri, elinde gereğinde
toplumuna karşı da kullanmak üzere yegâne meşru silah bulundurma yetkisiyle toplumlar üzerindeki kıyası olmayan bir tehdit potansiyeli olarak devletin şiddet ve baskyla bağı malumumuzdu. Kendi toplumuna da çevrilebilen bu şiddet kapasitesinin rayından çıktığında yeryüzünün en gelişmiş coğrafyalarındaki ve refah içindeki toplumlarına bile neler çektirebildiği faşizm ve nazizm kadar bürokratik devlet sosyalizmi Stalinizm ve hatta Mc Carthy’cilik deneyimleriyle de
kanıtlandı. Zaten Slavoj Žižek de Suriye sınırında yakalanan TIR muammasından kuşkuyla “devletin terörü başka hiç bir örgütle kıyaslanamayacak şiddetteki bir tehlikedir.” derken tam da bunu kastediyordu… Devletlerin arasında da en tehlikelisinin ötekilerle kıyaslanamayacak gücüyle Amerikan (belki Çin de) devletinin terörü olacağını o dile getirmemiş… PKK ne de olsa devlet olma hırslı bir nüvedir o kadar, ki bu da Berktay gibi aydınların meslektaşlarını ithamı için yeterli zemin değildir.
.jpg)
.jpg)
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.