Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / Îyd û Nevrûz yahut Bayram ve Newroz

Îyd û Nevrûz yahut Bayram ve Newroz

Bu sefer hem iradenin bayramı olan Ramazan bayramını hem de mahlukatın (doğanın) bayramı olan Nevruzu birlikte kutluyoruz. Îydimiz mübarek, Newrozumuz pîroz olsun.

Mübarek Ramazan ayının da sonuna geldik. Savaş ve katliamlarla kalplerin sarsıldığı bir zamandı. Siyasetin şiddet ve gürültüsünden sakınmak pek mümkün olmadı. Tüm olumsuzluklara rağmen orucun bereketi güzel bir duygu ile ruhlarımızı okşadı. Geldi, şimdi gidiyor. Ramazan ayında Ramazanın çocukluktan bugüne devridaiminin verdiği bir devamlılık hissi oluşuyor. Ramazanlarda geçmiş zamanlar nostaljisi ruhu onaran bu tekrarın bir yansıması. Sanki insan geleceği geçmiş gibi yaşıyor veya geçmişi geçmemiş de yine gelecek gibi hissetmek fırsatı buluyor. Ramazan ve onu tamamlayan bayram insana manevi bütünlük katıyor. Bayramların çocuklukla ilişkilendirilmesi, insanın kendi kendini bayramlar vesilesiyle tekrar ve tekrar ziyaret etmesinden kaynaklanıyor. Ömür saati işliyor. Bu döngüsel hatırlamalar sayesinde yaşananlar birbirine ekleniyor. Bütün o eski Ramazanlar sende toplanıyor.

Aya dayalı Hicri takvimin güneşe dayalı Gregoryen takvimle arasında 11 günlük bir fark var. Bu fark yıl içinde bir kovalamacaya dönüşüyor. Ramazan ve bayramlar yıl içinde sürekli yer değiştiriyor, ayın güneşin içindeki yolculuğu misali seyahat ediyorlar. İki takvimin daireyi tamamlayıp başa dönmeleri takriben 33-34 yıl sürüyor. Aradaki fark sebebiyledir ki bazan yazın bazan kışın oruç tuttuğumuz oluyor. Baharda oruç tutmanın bir artısı da iki bayramı birden kutlamak fırsatıdır. Evet, bu sefer hem iradenin bayramı olan Ramazan bayramını hem de mahlukatın (canlıların, doğanın) bayramı olan Nevruzu birlikte kutluyoruz. Îydimiz mübarek, Newrozumuz pîroz olsun. Şükür ve Sevinç bayramları. Hilal ve Güneş baharda Hızır ve İlyas gibi ruhlara inşirah versin.

Bu günler, toprak, börtü-böcek, ağaç-çiçek, kuş ve hayvanatla olan ortak hukukumuzu, kainata karşı varlık borcumuzu, hilafet görevimizi, temsil sorumluluğumuzu hatırlamanın zamanıdır. Newroz bayramında baharın kaynayan o görünmez hayat ateşini hissetmek ve kainatla yoldaşlığımızı idrak etmek için ne yapabiliriz? Hayatın uyandığı bu bahar mevsiminde bu uyanışa eşlik etmek, tefekkür ve teşekkür ibadetlerini ifa etmek için kırda bir yürüyüşe çıkabiliriz. Nevruzda kır gezisi herkese farz olsa gerektir. Bir mavi kuşa selam, bir sarı çiçeğe “merhaba” diyebiliriz. Böylece bu geçit töreninde biz de yerimizi almış oluruz.

Şükür ve sevincin içiçe geçtiği, insan ve doğanın bayramlaştığı bu mübarek (bereketli) mevsimde güzel şeylere vesile olduysak ne ala. Mübarek Ramazan ayında hergün kısa bir yazı yazayım diye başıma iş açtım biraz. Yazdım nitekim. Ama sanki fena olmadı. Ne dersiniz? Şüküre dair bir yazıyla başladığım bir aylık Ramazan yazıları maratonumu da böylece tamamlamış oluyorum.

Hepinizin hem Ramazan bayramını (Îyd) hem de Bahar bayramını (Newroz) tebrik eder, insanlık alemine salah ve felah getirmesini dilerim. Zalimler kahr, mazlumlar halas olsun. Burada, orada, heryerde. Adaleti ve hayrı istemek ve zulümden yana olmamak yapabileceklerimizin asgarisidir. Şerler def ola, sonumuz hayr ola.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın