SerbestiyetSerbestiyet
Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / Beşiktaş Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yuttu: 1-2

Beşiktaş Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yuttu: 1-2

Kadıköy’deki derbide Beşiktaş son yirmi dakikada Fenerbahçe’yi yuttu. Fenerbahçe içi küflü ceviz gibi. Tıngır mıngır… Maçı ve oyunu çevirmek için İsmail Kartal’ın eczanesinden çıkan reçete İsmail Yüksek mi? Vah ki ne vah.

Türk futbolu geometrik akıl oyunları bakımından son derece zayıf ve kaba bir düz ayak yolu gibi duruyor.

Rakipler ne birbirlerine komplo tezgâhlayabiliyor ne de biri öteki için manipülatif akıl ortaya koyabiliyor. Bu düz mantık Avrupa vizesi alamaz.

Kadıköy’deki derbide Beşiktaş son yirmi dakikada Fenerbahçe’yi yuttu. Fenerbahçe içi küflü ceviz gibi. Tıngır mıngır… Maçı ve oyunu çevirmek için İsmail Kartal’ın eczanesinden çıkan reçete İsmail Yüksek mi? Vah ki ne vah.

Maçta öyle yüksek şiddette Beşiktaş’ın üstünlüğüne geçmişti ki sanırım bunu bir tek İsmail Kartal göremedi.

Milan Škriniar cidden şiret bir oyuncu, hem provokatif hem de manipülatif.

Kante’yi yok say, Fenerbahçe ‘’Malabadi köprüsü’’ olur. Beşiktaş fiziksel olarak hazır ama henüz rakibi terse yatıracak yaratıcı taktik zenginliğe sahip değil. Fiziksel gücün baskın olduğu düz, doğrudan bir ilk yarı izledik.

Bunun anlamı şudur: iki takım da daraltarak çoklu oyuncu ile alan katetmek için örgülü bir oyun inşa edememiş. Süper Lig’de iş görebilir olan bu oyun Avrupa’da çuvallar. Her iki takımda geriden alanı daraltıyor ve enlemesine alanı o kadar genişletiyor ki, akışkan bir oyun mümkün hale gelemiyor. Sırf bu nedenle toplara uzun vuruluyor ve yine sırf bu nedenle iki takım da kontra ataklara mahkûm oluyor.

Derbinin en zayıf halkası İrfan Can Kahveci.
Topa sahip olma oranı neredeyse dengede kaldı, Beşiktaş’ın şut sayısı Fenerbahçe’nin önüne geçti. Rakamlar sahadaki fiziksel baskıyı doğruluyor ama geometrik bir akışa dönüşen bir yapı yoktu. Škriniar’ın erken golü, Rıdvan Yılmaz’ın dengesi ve Vlahović’in bitirişiyle skor üretildi. Oyun değil, skor üretildi.

İki taraf da alan daraltmayı başaramadığı için top sürekli uzun yollandı, boşluklar kontra için açıldı. Örgülü, çoklu oyuncuyla ilerleyen bir yapı yoktu. Beşiktaş’ın fiziksel üstünlüğü son yirmi dakikada Fenerbahçe’yi yuttu ama yaratıcı zenginlik eksik kaldı.
Fenerbahçe’nin eczanesinden çıkan reçete ise maçı çevirmeye yetmedi, oyunu hiç üretmedi.

Türk futbolunun bu düz ayak yolu, Avrupa kapısında vize alamayacak kadar kaba. Geometrik akıl, manipülatif zekâ ve örgütlü alan katetme olmadan derbiler skor üretir, oyun doğurmaz. Bu maç da öyle oldu.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın