GÜNÜN YAZILARI

İki kere mağlup sayılır bu yolda mağlup

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turundan önce Serbestiyet’te yayımlanan yazımda, umutlu olmasam da Kılıçdaroğlu’na oy vermek (daha doğrusu Erdoğan’a oy vermemek) için hangi motivasyonlara sahip olduğumu sıralamış, yazının sonuna da şu notu koymuştum: “Kemal Kılıçdaroğlu’nun [14 Mayıs seçimlerindeki] yenilgi sonrasında geliştirdiği ‘yeni’ siyasi tutum kendisine oy vermeyi benim açımdan çok güçleştirdi, ama bu ayrı fasıl; onu da seçimden sonra yazacağım…” Şimdi sıra ona geldi.

Şehre yaşam öpücüğü vermek

Resmi açılışı Cumhurbaşkanı ve eşi tarafından 19 Mayıs’ta gerçekleşen yeni İstanbul Modern’in mimarı çok sayıda ödül sahibi olan Renzo Piano. “Dünyanın en iyi müze tasarımcısı” olarak da ünlenen Piano’nun İstanbul’da bir eserinin olması birçok kişi gibi benim için de heyecan verici. Osmanlı modernleşmesinin bir kırılma noktasını simgeleyen Nusretiye Camii’ni, bu önemli anıtı bir parça perdelese de, sanki geçici bir inşaatmış gibi kıyıya yerleşen bu hafif yapıyı mimari açıdan beğendiğimi de söyleyebilirim.

Ne yapmalı?

Başta Kemal Bey olmak üzere İmamoğlu ve Partinin karar mekanizmalarında bulunan kişiliklerin hep birlikte; delegelerin iradelerine uygun gelebilecek bir formülasyonun tespiti ile başarılı bir Kurultay yapıp önümüzdeki Belediye seçimlerine şimdiden; yalnızca kendilerini değil toplumu da hazırlamaları gerekiyor.

Fokurdayan kazan

Başarısızlığı tek bir tarafa mal etmek hakşinas sayılmaz, Demirtaş’ın da sorumluluğu var. Zannımca bu sorumluluk, bundan böyle daha çok gündeme gelecektir. Evvelden kapalı kapılar ardından kalan kimi eleştiriler, gün yüzüne çıkacaktır. Demirtaş kılıçları çekti; eşyanın tabiatı gereği bu da onun hem genel tercihlerinin ve hem de seçim sürecinde izlediği siyasetin daha çok sorgulanmasına neden olacaktır.HDP’de kaynayan kazan birçok gelişmeye gebe!
- Advertisement -

Kemalizm bir tarihsel parantezmiş meğer…

Laik kesimin serveti artık pek sorun değil, asıl mesele toplumun geri kalanına ‘yabancılaşmış’ görülen kültürü. Laik kesim bu açıdan Kemalizmi hala aşamamış durumda. İyi de söz konusu yabancılaşma ortada dururken seçimi nasıl kazanacaksınız? Dindarlığa karşı olmadığınızı söyleyebilirsiniz ama yeterli değil. ‘Ben de seninle aynı yerde duruyorum’ (aynı kimliğe ve duygulara sahibim) mesajı vermeniz lazım. Ve elinizde söz konusu yabancılaşmayı aşabilmek için tek aracınız var: Milliyetçilik. Ne var ki devran dönmüş, Kemalist milliyetçilik ışıltısını kaybetmiş durumda. Nitekim siz de İttihatçı milliyetçiliği seslendirmeye çalışabilirsiniz, ama kendiniz henüz Kemalizmden uzaklaşmış olmadığınız ölçüde, bu da pek ikna edici bir konumlanma değil…

En Son Çıkanlar