İki devlet formülünün temelini, 1967 yılında “6 gün Harbi”ni takiben BM Güvenlik Konseyinin 1967 Kasım ayında kabul edilen 242 sayılı karar teşkil eder. Söz konusu kararın kabulü sırasında Birleşmiş Milletler'de görevli olma konusunda şanslı idim. Önemli bir olaya tanık olmuştum...
Batı; medyasıyla, kurumlarıyla ve siyasetçileriyle Filistin’e sırtını dönmüşken, İsrail’in en eski gazetesi liberal sol çizgideki Haaretz İsrail’i ve Netanyahu’yu çok sert bir şekilde eleştiriyor. Gazze’de yaşayan ilk İsrailli gazetecilerden Amira Hass, Gideon Levy gibi Holokost mağduru Yahudi ailelerinin çocukları köşe yazılarıyla Filistinlilerin yaşadığı zulmü dünyaya duyuruyor. 1948 yılında kurulan İsrail’in ahlak pusulası Haaretz, 1919 yılından beri faaliyet gösteriyor. Hikayesi, yazarları ve yönetici editörlerinin görüşleri de en az yayın politikası kadar ilginç ve cesur.
Kürt Barometresi; sosyo-demografik bir dönüşümden geçen, anadil başta olmak üzere kimlik eksenli taleplerini öne çıkaran, popüler kültürle sahası genişleyen, siyasi tercihlerinde kısmen de olsa değişim işaretleri veren ve eskiye kıyasla daha az radikal ve daha ılımlı bir çizgiye çekilen bir sosyolojinin resmini çekiyor.
Sosyalistler, 1920’lerde somut ‘sosyalist dünya’ (Sovyetler Birliği) çıpası üzerinden zaten önceden beri benimsemiş oldukları sosyalizm idealine daha sıkı bir biçimde sarıldılar fakat Sovyetler Birliği’nin dağılması (1991) ve böylece çıpanın ortadan kalkmasıyla birlikte sosyalizm de bir fikir ve ideal olarak ikna gücünü kaybetti. Günümüzde aynı akıbeti liberal demokratlar ‘Batı çıpası’ üzerinden yaşıyor.
İsrail’den gelen bir haber umutlandırdı. Binlerce Yahudi, Müslüman ve Hıristiyan kadın İsrail’de barış içinde birlikte yürümüştü. İsrailli şarkıcı Yael Deckelbaum “Annelerin Duası” şarkısını söyleyerek müziğin değişim için neler yapabileceğini göstermişti. Dünyanın dört bir yanında barış isteyenler benzer yeni bir dalga yaratabilir.