Elif Akyol

Asırlık efsane Iris Apfel: “Benden geçti” diyenler, bu hikayeye kulak verin

Dünyaca meşhur olduğunda 85 yaşındaydı. 9 Amerikan başkanına mekan tasarladı, Barbie’si yapıldı, 97 yaşında modelliğe başladı. Müzelerde sergilere, kitaplara, hatta bir belgesele konu oldu. Maksimalist moda ikonu Iris Apfel, ardında kendisi gibi renkli bir hayat hikayesi bırakarak vefat etti.

BAFTA töreninde Filistin’e destek ve “Israelism”: Amerikalı Yahudi Gençlerin Uyanış Hikayesi

İngiltere’nin Oscar’ı BAFTA Ödülleri’nin bu seneki sahipleri belli oldu. Oppenheimer ve Poor Things’in ödülleri topladığı törene Prens William, Düşes Catherine ciddi sağlık sorunlarıyla boğuştuğu için yalnız katıldı. Gecenin en çarpıcı anı, Holokost (Yahudi soykırımı) hakkındaki filmiyle ödül alan yapımcı James Wilson’ın konuşmasıydı, konuşma BAFTA’nın kendi YouTube hesabında kesilip sansürlendi. Sansür ve engellemelerle karşılaşan bir diğer film “Israelism” ise Amerikalı Yahudilerin çocukluktan itibaren İsrail konusunda nasıl bir indoktrinasyona maruz kaldıklarını anlatan, bu süreci kendileri de yaşamış olan iki Yahudi’nin yönettiği bir belgesel.

Birtakım Hollywood numaraları: Zendaya, Dune 2 filminin galasına neden robot kostümüyle gitti?

Dune 2 filminin galası 15 Şubat’ta Londra’da yapıldı. Frank Herbert’in 1965 tarihli aynı adlı bilim kurgu romanından uyarlanan filmin oyuncuları Londra’daki galada da Meksika’daki davetteki gibi yine method dressing denen filmin havasına uygun giyinme tekniği çerçevesinde fütüristik ve ruhani denebilecek görünümlerle arz-ı endam ettiler. Bu strateji bir tesadüf değil, filmin pazarlama planının bir parçası. Film, şimdiden gösterime gireceği ilk haftanın biletlerinin ön satışlarıyla 2023’ün başarılı filmlerinden Oppenheimer’ın bütün hasılatını geçti.

Bay bay sessiz lüks, hay hay mafya karısı

Sadelikten sıkılanlara, vahşi ve umarsız bir maksimalizm vadeden yeni bir akımdan bahsetmek istiyorum: Mafya karısı stilinden. Bu yazıyı yazarken Sedat Peker’in eşi Özge Peker’in ismini Google Görseller’de aratınca ilk birkaç fotonun kürklü, zebra desenli ve dantelli kıyafetler çıkması beni gülümsetti. Keza 90’larda eski kocası Alaattin Çakıcı tarafından öldürtülen Uğur Çakıcı’yı aratınca da ilk çıkan fotosunda büyük altın küpeler ve kürk var. Feminen, ama aynı zamanda vamp, keskin, güçlü ve umarsız bir görünüm mob wife.

Paris Moda Haftasında Işık ve Huseby’den Filistin’e destek defilesi

Paris’te moda haftası çerçevesinde hazır giyim ve couture defileleri sürüyor. Geçtiğimiz 100 günde katledilen on binlerce ve yerinden yurdundan edilen bir milyonu aşkın Filistinli gerçeği ise maalesef tasarımın ve sanatın birleştiği bu güzel etkinliklerde odadaki fil olarak öylece duruyor. İki yıl önce Putin Ukrayna’ya saldırdığında çok haklı ve duyarlı şekilde yükselen sesler, bugün cılız da olsa “barış olsun” diyemiyor. İşte Serhat Işık ve Benjamin Huseby’nin markası on GmbH’nin defilesi bir istisnaydı; hem mesajı hem tasarımları ile Filistin’e destek ve ateşkes çağrısı yaptı. Dünyaca ünlü bir diğer tasarımcı Dilara Fındıkoğlu ise bu defileye podyumda yürüyerek destek verdi.

2024 Emmy Ödülleri: The Bear ve Succession yine kazandı. 53 kez aday gösterilip bir türlü ödül alamayan kim?

Emmy Ödülleri‘nde Succession ve The Bear ödülleri sildi süpürdü. 5 Emmy ödülü alan Netflix yapımı Beef dizisi de geceden mutlu ayrılan ekiplerin arasındaydı. Succession, The Bear ve Beef toplam 17 ödülü topladı. 6 sezonda tam 53 kez Emmy’ye aday gösterilen, Netflix dizisi Better Call Saul’un hala hiç Emmy almamış olmasıysa dizinin sevenlerini kızdırdı. The Bear ise aday gösterildiği her ödülü kazandı.

Altın Küre 2024: Ödül alanlar, kırmızı halının en şıkları, törenden notlar

Bu yıl 81.si düzenlenen Altın Küre (Golden Globe) Ödülleri dün gece Los Angeles’ta sahiplerini buldu. Özellikle iki yapım ödüle boğulurken, bir ekip törenden boynu bükük ayrıldı. Pek çok ilkin yaşandığı törende, sunucunun soğuk şakaları davetlileri güldürmedi; esneyenler, kızanlar, of pof edenler kameralara takıldı. Ünlülerin sohbetlerinden dudak okumayla türlü dedikodular çıkarıldı. Kırmızı halıdaki şıklık yarışında ekru, siyah, kırmızı ve gümüş tonları ağırlıktaydı. Bolca fiyonk, rosette gibi romantik detaylar, sanat eserlerinden ilham alan giysiler vardı.

2024’ün 10 moda trendi

Mary Jane ayakkabılar, vintage kumaşlar, salkım saçak giysiler, bilekte yığılan botlar, binici kemerleri, eldivenin her türlüsü, şeftali yüzü rengi… Geçtiğimiz yıl yükselişe geçip 2024’te de etkisini sürdürecek moda akımlarından öne çıkan 10’unu sizin için seçtim.

Yılın ses getiren 10 moda olayı

Bu yıl, moda severler için oldukça renkli geçti, unutulmaz defilelerden beklenmedik işbirliklerine, sansasyonel marka atışmalarından, tarihi sergilere kadar birçok olaya şahit olduk. Yeni yıla girerken 2023’ün öne çıkan on moda olayını sizin için derledim.

Louis Vuitton x Frank Gehry: 36 bin dolarlık çantalar

En bilinen eseri Bilbao’daki Guggenheim Müzesi olan efsanevi mimar Frank Gehry ile moda devi Louis Vuitton, ortaklaşa bir kapsül koleksiyon çıkardılar. Art Basel Miami fuarına özel tasarlanan çantaların fiyatları herhangi bir LV çantaya nispetle astronomik. Bu çantalara sahip olabilmek için 12 bin dolardan 36 bin dolara kadar çıkan meblağlar ödemek gerekiyor.

Maziden Atiye Zarafet: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kadın kıyafetleri

Geçtiğimiz ay İstanbul’da, Osmanlı’nın son yüzyılı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında ülkemizdeki şehirli ve varlıklı kadınların giyimini konu alan bir sergi açıldı. Maziden Atiye Zarafet adlı bu sergi, Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle, Sadberk Hanım Müzesi tarafından Abdülmecid Efendi Köşkü’nde ziyaretçilerini kabul ediyor.

Zara’nın kefenli reklam skandalı: Ahmakça duyarsızlık mı, kasıtlı provokasyon mu?

Zara’nın sınırlı sayıda özel koleksiyon diye piyasaya sürdüğü “The Jacket” reklam kampanyası bir skandala yol açtı. Kefenlere sarılı irili ufaklı bedenler, yıkıntılar arasında toz toprak içinde cesetleri andıran heykeller, hatta havada asılı duran tepetaklak edilmiş Filistin haritası şeklinde bir levha bile var ve bu öylesine kadraja giren bir dekor da değil. Zara, Eylül’de çektik dedi ama hızlı moda markalarının ana koleksiyonları haricinde çıkardıkları böyle ilave mini koleksiyonları piyasaya sürme hızları neredeyse birkaç hafta denebilecek kadar kısa. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Bu kampanyaya konu olan ceketlerin tasarım sürecinin çok yeni olduğu, esinlendikleri koleksiyonların yeniliğinden de besbelli. Peki ortaya çıkan bu rezalet, iyi niyetli bir ahmaklığın mı kötü niyetli bir provokasyonun mu neticesi?

Yılın Kişisi Taylor Swift (mi?)

Time Dergisi, 1927’den beri her yıl, son sayısında Yılın Kişisi’ni seçer ve o yıl dünyada en etkili kişi veya kişileri ilan eder. Dergi, “dünya çapında icraatlariyle kitleleri ve olayları etkileyen kişi” payesini bu sene, ABD’li şarkıcı Taylor Swift’e verdi. Taylor Swift her ne kadar popüler kültür için önemli bir figür olsa da, Filistin’de kısa bir zamanda binlerce insanın katledildiği son iki ay ve bu katliamlara karşı durma konusunda öne çıkan insanlar düşünüldüğünde, Time’ın 2023 Yılın Kişisi seçimi, biraz absürt ve isabetsiz kaldı ve doğal olarak pek çok eleştirinin de hedefi oldu.

Suudi Arabistan’da sansürsüz film festivali

Kızıl Deniz Film Festivali’nin üçüncüsü 30 Kasım’da Cidde’de başladı. 9 Aralık’a kadar sürecek festivalde, Sharon Stone, Will Smith, Johnny Depp, Naomi Campbell gibi dünyaca ünlü birçok yıldız kırmızı halıda boy gösteriyor. Jüri başkanı Moulin Rouge’un Avustralyalı yönetmeni Baz Luhrmann. Yönetmen Fatih Akın da jüride. Organizasyonu ilginç kılan bir diğer husus da film gösterimlerinde hiçbir sansür uygulanmayacak olması. Festivale konuk olan oyuncular arasında Türkiye’den de Meryem Uzerli, Hande Erçel ve Burak Özçivit var.

Kaşlar keman, trendler yaman

Gözlerimizin üzerinde kısa kıllarla kaplı bölge, Latincesi supercilium. Varlığının hikmeti konusunda birkaç teori var; gözü terden, tozdan korumak, uyurken, ola ki yırtıcı hayvanlar yaklaşırsa büyük gözlü iri bir canlıymış havası vermek veya diğer insanlarla etkileşimde duyguları en ince nüanslarla ifade etmek. Yüz tabloysa, kaşlar da çerçevesi. Tarih boyunca güzellik algısı ve toplum, kadınların vücutlarının ve varoluşlarının her öğesi gibi kaşlarını da bir türlü rahat bırakmamış.

Dior’dan Bella’ya Filistin sansürü

"Bella, Filistin'in özgürlüğü konusundaki net duruşu ve aktivizmi ile biliniyor. Diğer adı Hayriye. Bella, halen devam eden en son İsrail saldırılarında, önce bir süre sessizdi. Daha sonra Bella, Filistin karşıtlarından gelen ölüm tehditlerini ve markaların kendisine yönelik baskısını konu ettiği bir açıklama yaptı; yine de yıllardır yılmadan savunduğu doğruları söylemeye ve Filistin için mücadeleye devam edeceğini söyledi ve Instagram üzerinden Filistin paylaşımlarına hız kesmeden devam etti. Ve bu hafta içi bu sansürcü markalardan birinin Dior olduğuna dair haberler çıktı."

Cumhuriyet’in 100. yılında kim ne giymeli, kim ne giymemeli?

Özgür Masur, Haliç Tersane’de görkemli bir defile ile Cumhuriyet’in 100. yılına özel Anatolia isimli haute couture koleksiyonunu sundu. Yüzlerce yıllık bir mirasa ithafen hazırlanan koleksiyondaki fes benzeri başlıklar ve başörtüler “gardırop ilericileri”nce “Cumhuriyet kadını”na yakıştırılmadı. Cumhuriyetimizin 100. Yılında hala “şu giyim bizi temsil etmez, şu giyim eder, şöyle giyinen Cumhuriyet kadınıdır, şöyle giyinen Cumhuriyet düşmanıdır” gibi, derinlikten uzak argümanlar ülkeye fayda getirmiyor. Cumhuriyetimizin değerleri, ortak hikayemizi üzerine inşa ettiğimiz, edeceğimiz temeller bu kadar sığ değildir, olmamalıdır da. Bu koleksiyon vesilesiyle bir kez daha kutuplaşma ve kimlik siyasetinin rasyonellikten uzak, baskıcı yaklaşımla, kreativiteyi, üretkenliği, ülke potansiyelini boğma teşebbüsüne tanık olduk.

Filistinlilere acımıyorum

Filistinliler de hepimiz gibi hayalleri, umutları, hırsları, hüzünleri, hataları, neşeleri, zevkleri, öfkeleri, becerileri olan biricik insanlar. Çocuk, kadın, erkek, genç, ihtiyar, öğretmen, doktor, anne, baba, dede, hala, kuzen, sanatçı, zanaatkar… İşte ben tam da bu yüzden kalbimde günlerdir oturan kayayı zorla bir kenara itip, bu yazıyı gözümde yaş olmadan yazacağım. Hürmetle yazacağım. Merakla yazacağım. Utancımı bir kenara kıstırıp, ümitle yazacağım. Soykırımı seyreden, umursamayan, onaylayan, onaylamasa da konforundan vazgeçemeyen, kim bilir belki de pis bir schadenfreude* ile “aman ya ne fena memleketler, of bizden ırak olsun” diye iç geçiren, siyasetçi yalanlarını, ırkçılığı, hor görmeleri, eşitsizliği, haksızlığı sindiren bizlere, halimize acıyacağım. Soykırıma uğrayanlara değil. Bu yazıda Filistin’in kültürel mirasında, geçmişinde ve bugününde, sanatında, zanaatinde bir yolculuğa çıkacağız. Dört önemli ressamla tanışarak başlayalım

Bir sömürge fantezisi: Böcek kanatlarıyla süslü elbiseler

Avrupa’ya İngiliz seçkinlerinin 1800’lerde kolonyal fantezi öğesi (!) olarak Hindistan’dan gelmiş. Bu işleme tekniği 200 yıla varan bir süreçte “egzotik” bir şey olarak Batı Avrupalı seçkinlerin ilgisini cezbetmiş. Bu yazıyı yapısalcı postmodernist bir manifestoya çevirmek niyetinde değilim ama bu işlemelerin Hindistan’ın bağrından İngiliz seçkinlerinin elbiselerine kanatlanıp uçmasının da sömürgecilikle doğrudan bir ilgisi var. İngiliz yüksek sosyetesinin kadınlarına böcekli elbiseler giydiren şey, ince zevk ve estetik duygusundan ziyade, güç, üstünlük algısı ve hakimiyet duygusuyla Doğu’yu, kültürünü ve geleneklerini egzotik nesneler olarak görmekti.

Uzayda Prada, robot Sophia podyumda, Louis Vuitton’dan şaşırtan intihal, Naomi’nin Gözyaşları

Moda dünyasından son haberler: “2025’te gerçekleşmesi planlanan ay yolculuğunda astronotlar Prada giyecekler. “Devil Wears Prada” malum, astronotların neyi eksik?” “Hugo Boss Sonbahar-Kış 2023 defilesi ilginç bir şova sahne oldu. Techtopia isimli defilede, ünlü robot Sophia da girişte konukları karşıladı ve en önde oturup defileyi izledi.” “Sarah Burton, 2010’dan beri başında olduğu, 1997’den beri yani bütün kariyeri boyunca çalıştığı Alexander McQueen moda evine veda etti. Son defilenin kapanışını yapan süpermodel Naomi Campbell’ın podyumdaki gözyaşları epey konuşuldu.”

Paco Rabanne’da Bartın işi tel kırma, teraryum elbiseler, Gucci’ye taze kan

Paris Moda Haftası sürüyor. (Paco) Rabanne moda evinin çizgisini tam anlamıyla yansıtan “Origins of the Future” (Geleceğin Kökleri) isimli bir defile izledik. Koleksiyon baştan aşağıya metal odaklıydı, giysilere adeta Midas’ın eli değmişti. Defileye bu topraklardan dokunan sadece Midas değildi. Birkaç parçada (Bartın işi) tel kırma işlemeler kullanılmıştı. Enteresandır, ülkemizdeki online ve basılı moda yayınlarında bu detay hiç yer ve yankı bulmadı.

Çamurda yuvarlanan mankenler, kirli donlar ve rahmetli moda

Tasarımcıların ve moda evlerinin koleksiyonlarını sundukları etkinlikler bütününe moda haftası deniyor. Dört büyükler denen New York, Londra, Milano ve Paris moda haftaları bu sezon da birbiri ardı sıra defilelere ve etkinliklere ev sahipliği yapmaya başladı. Tasarımın zirvesi olması beklenen bu etkinliklerde son yıllarda sıklıkla sanatın ve mananın sansasyona kurban edilişini seyrediyoruz. Ve bunun dozu ve yoğunluğu da giderek artıyor. Başarıya giden yolun birincil koşulunun dikkat çekmek olduğu bir çağdayız ve kreativiteyle çığırtkanlık arasında pek de ince olmayan bir çizgi var. Bunun farkında olsak da her gün o kuyuya yeni kurbanlar vermekten kurtulamıyoruz. Birçok köklü moda evi tanınmayacak hale geldi. Çizginin berisinde kalıp sansasyona bulaşmamakta ısrar edenler de maalesef sıkça ziyan olmuşluk ve gündem dışı kalma hissiyle cebelleşmek zorunda kalıyorlar.

Yüzyılın Modacısı, devrinin Influencer’ı, Nazi Ajanı, tayyörlere fısıldayan kadın: Coco Chanel

Gabrielle Chanel: Fashion Manifesto sergisi Londra Victoria & Albert Museum’da bu haftasonu ziyarete açıldı. Chanel Moda Evinin kurucusu Coco Chanel, sadece güzel kıyafetleriyle ünlü bir terzi değildi. Times dergisinin 20. yüzyılın en etkili 100 ismini seçtiği listedeki tek moda tasarımcısıydı. Sansasyonel hayatı da kariyeri de yaşadığı yüzyılda derin izler bıraktı. Çağın giyim alışkanlıklarını kökten değiştiren, etkisini halen günlük hayatlarımızda bile gördüğümüz stili, şahsi hayatı ve modaya kattıkları ile, bu sergi vesilesiyle Chanel’in geçmişinde kısa bir yolculuğa çıkıyoruz.

Hollywood grevde, Venedik sönük

80. Venedik Film Festivali, dün gece dağıtılan ödüllerle sona erdi. Gelin, festivalden notlar, önemli anlar, kırmızı halıdan seçtiklerim ve kapanış gecesinde ödül kazananlara hep beraber bakalım.

Biraz pahalı bir ikinci el satışı: Prenses Diana’nın Kazağı, Madonna’nın Duvağı…

Prenses Diana, Sarah Jessica Parker, Madonna, gibi ünlü isimlerin çok bilindik bazı giysileri ve aksesuarları Sotheby’s tarafından, Fashion Icons (Moda İkonları) müzayedesi ile satılıyor. Toplamda 10 parçalık bu lotun toplam tahmini satış fiyatı yaklaşık 450.000 ABD Doları, en dikkat çeken parça ise Prenses Diana’nın, ‘Warm and Wonderful’ marka koyunlu kazağı, 1981 tarihli. O kazağı yaşı yetenler nasıl unutabilir ki?

Aslında elbise yok ama modası var: Metaverse ve moda

Siber moda, sanal moda, dijital moda veya meta moda, oldukça yeni bir kavrama verilen türlü isimler. Öyle ki henüz İngilizce’de de Türkçe’de de sabitleyemedik; şimdilik bu tabirler kapışıyor, bakalım hangisi ayakta kalacak? Nedir bu siber moda? Elle tutulmaz, akmaz, kokmaz, ekransız görülmez giysi ve aksesuarların olduğu bir alem. Bu giysiler insanı soğuktan, güneşten korumaz. Ütü istemez. Bunları yıkamak da gerekmez. Dolapta yer tutmaz. Dijital ortamda tasarlanmış 3D görselli bir veri yığınını alıyorsun. İçine fotonu, videonu ya da avatarını yerleştiriyorsun, ta taam.

Türkiye’de Moda Sektörü: “Aradığınız kapsayıcılığa şu anda ulaşılamıyor”

Moda dünyasının, tüketiciye, çoğu zaman sınırlı bir güzellik standardı dayattığını söylesek, herhalde buna kimsenin fazla itirazı olmaz. En azından yakın zamana dek modanın öne çıkan yüzü, vitrini böyleydi. Fakat global moda dünyası süratle demokratikleşiyor. Son on yılda, dünyaca ünlü moda (d)evleri ve yaygın satış ağına sahip hızlı moda markaları, farklı vücut tiplerini, hayat tarzlarını, farklı ırk ve din mensuplarını, yaş almış diyebileceğimiz insanları da anaakım moda görsellerine dahil etmeye ve bu değişimi adeta bir festival havasında kutlamaya başladılar. Peki Türkiye’de? İtalya’dan Brezilya’ya Norveç’ten ABD’ye oluyor; Valentino’dan Fendi’ye, Dolce Gabbana’dan Burberry’ye, Tom Ford’dan The Row’a kadar oluyor ama Elle Türkiye’de olmuyor, Vogue Türkiye’de, Harper’s Bazaar Türkiye’de olmuyor.

Sessiz Lüks: Para konuşur, servet fısıldar

“Quiet luxury” (sessiz lüks) veya “stealth wealth” (gizli zenginlik) geçici bir trend değil, bir hayat tarzı, bir tavır. Kökleri 1800lerin sonuna doğru büyük zenginleşme yaşanan Amerikan Gilded Age’ine (Yaldızlı Çağ) veya 1700ler Madame Pompadour Fransa’sına, şatafata tepkiyle şekillenen bir yaşam tarzı. Görgüye ve köklü zenginliğe övgü. “Sessiz lüks”ün geniş kitlelerin ilgisini çekmesi ise son 5-6 ayda oldu. Bu ilgi patlaması, birkaç magazin vakasıyla da tetiklendi. Bunlardan biri Gwyneth Paltrow’un dava duruşmalarına giderken giydiklerinin haber yapılmasıydı. Çok sade, hatta sıradan görünmesinin arka planını deştiler, mesela düz beyaz boğazlı kazağının $1500 dolarlık etiketini haber yaptılar. Jüriye “bakın ne kadar mütevazıyım, sadeyim, ben de sizin gibiyim” derken, sadece kendi statüdaşlarının anlayabileceği sessiz lüksü de üzerinde taşıyordu.

Barbara Millicent Roberts, namıdiğer Barbie: 64 yaşında bir stil ikonu

Barbie’yi özel kılan, ancak 2000lerden sonra bize batmaya başlayan bu ince belli uzun bacaklı gerçekdışı “mükemmellik” tasviri değildi. Piyasaya çıktığında (1959), Barbie, 50ler ABD’sinin itaatkar, munis, Pleasantville’e yaraşır ev kadını stereotipine bir başkaldırı gibiydi. 60’ların kız çocuklarına “istediğin her şeyi olabilirsin” cesaretini veren bir bebekten bahsediyoruz. Örneğin astronot Barbie, 1965’te piyasaya çıktığında, NASA’da ilk kadın astronotların eğitime başlamalarına daha 13 yıl vardı. Şimdi biz de, 64 yılın pop kültürüne pembe kalemiyle imza atan bu kahramanın önemli stil anlarında tatlı tezatlarla dolu bir yolculuğa çıkalım.

Abdülhamit’in Elması Beckham’ların düğününde

Victoria Beckham’ın oğlu Brooklyn Beckham ve Amerikalı ultra-zengin bir ailenin kızı olan Nicola Peltz önceki gün Florida’da evlendiler. Düğün, maliyeti ve detaylarıyla magazin dünyasını meşgul etmeye devam ederken, bir detay dikkat çekti.