Yazarlar

Yaşam ve ‘değersizlik duygusu’ üzerine – Tuna Tüner’i Anmak (2)

İnsanların haysiyet yoksunluğu, maalesef sırf kendi cehennemlerinde yaşamaları ile sonuçlanmıyor, toplumu da ifsad ediyor ve cehenneme çeviriyor, tıpkı Platon’un, Devlet’te konuşturduğu Sokrates’in de söylediği gibi...

“Arzu sosyolojisi”nde kahve

Erkek tavana kilitli bakışlarını yavaşça kadına indiriyor, “Ne içersiniz?” sorusunu garsondan devralıp yineliyor. İşte tanışmada en kritik an… “Ne içeriz?” yahut “Ne içelim?” derse başka nüans, söze “Ne içsem?” diye başlarsa başka kalınlık. Hiç sormadan, “Burası kahvesiyle meşhur, kahve içeceğiz”i buyuruyorsa, huyu “Ben bilirimci”den despotluğa kadar uzanabilir.

“Plan” tamam, darısı “eylem”e

Ancak tüm bu konularda sorunlar mevzuattan değil, iktidarın tavrından kaynaklanıyor. Mevzuatta tüm bu hakları yeteri kadar güvence altına alacak hükümler bulunuyor. Şüphesiz her zaman daha iyisi aranabilir ve yapılabilir. Ama altını çizerek bertmek gerekir ki bugün Türkiye’deki temel sorun, mevzuat değildir, tatbikattır.

Kürtlerin niyeti ve devletin direnci örtüşmüyor

Herkesten çok devlet Kürt meselesinin bir bölünme meselesi olmadığını çok iyi biliyor. Kürt meselesi, askeri ve hukuki bakımdan hiç kontrol dışına çıkmadı ve ciddi bir tehdide dönüşmedi. Peki o halde çok daha güçlü ve elverişli konumda olan devlet, neden hala bölünme siyasetinin arkasına saklanmaya devam ediyor? Devlet, neden hala defalarca kapatılmasına rağmen ısrarla varlığını sürdüren yasal ve meşru bir Kürt partisini kapatmanın planlarını yapıyor?
- Advertisement -

Baştan çıkarma ve hayırseverlik

Erkekler sosyal hiyerarşilerini sürdürebilmek için sosyal barışı korumak ve dezavantajlı kadınlarla statü farklılıklarını gizleyen pozitif ilişkiler kurmak zorundalar. Kadınların da bu düzenin onların lehine olabileceğine inandırılmaları gerekiyor. Bu dominant olanla ona bağımlı arasındaki eski ve bilindik ilişki artık günümüzde daha rafine bir şekilde romantize ediliyor.

En Son Çıkanlar