Bazı ABD yayın organlarının faşist diye niteledikleri bu bayrak, iç savaşta köleliliği savunanların elindeydi. Köleliğe 1863 yılında son veren ABD Başkanı Abraham Lincoln’ü öldüren Güneylilerin bayrağının baskında yeniden ortaya çıkması, bu hareketin gerisindeki ideolojiyi anlamak isteyenler için ilginç bir ipucu. Bakalım daha neler olacak...
Sahtekârlığı ölçüsünde korkak ve beceriksiz çıktı. Serserilerini tahrik edip Meclisin üzerine sürdü. Ama kendisi bir Führer olamadı. Başlarında yürüyeceğine, Hitler’in son günlerinde yerin yedi kat altındaki bunkerine kapanması misali, gidip Beyaz Saraya saklandı ve baş sorumlusu olduğu faciayı televizyondan seyretti.
Bu mevzu konuşulurken çoğu kez “AK Parti ile HDP’nin arasında” diye ideal bir yer tarif ediliyor. Anlatılmak istenen, yeni partinin bu iki partinin yanlışlarından arınması ve bu partilerden rahatsızlık duyan Kürt seçmenin rağbet edeceği bir yere konumlanması. Temiz, steril ve ideal bir yer! Ne ki böyle bir yer yok.
Danışmanlık, manevi olarak tatmin edici bir iş, fakat çok önemli bir koşulla: Size danışacak olan kişi tavsiyelerinizi dikkate alacak ve uygulayacak… Son faiz artışlarından sonra, Cumhurbaşkanına birinci tavsiyeleri “faiz artışına izin vermeyiniz” olan ekonomi danışmanlarının psikolojisini merak etmemek elde değil.
Döndüğü Türkiye, yine yüzlerce öğretim üyesinin fikirleri yüzünden üniversiteden atıldığı, siyasi intikam için bir üniversitenin kapatıldığı, en iyi üniversitesine kimsenin istemediği bir rektörün atandığı bir Türkiye’ydi. Entelektüellerinin üzerine kolluk gönderen, karşılaştığı her sorunu kelepçeyle çözmeye çalışan bir devlet olduğu sürece bu kısırdöngü böyle sürüp gidecek.