Talimatla, emirle değil, ayrıcalıklı pozisyonunu korumak için uğraşan bir sınıfın bir mensubu olma bilinciyle hareket ediyorlar. Bu kapalı devre grubun kendi içinde bir ahlak oluşuyor, böylece ayıplanma hissi ortadan kalkıyor, lidere sadakat halka, hakikate, ülkeye, değerlere sadakatin önüne geçiyor, hatta onların yerini alıyor. Kendini böyle ikna ediyorsun.
Muhalefetin kazanma şansını artırması, ortak bir adayda buluşmasına bağlı. Ortak aday, başlıca iki özelliği taşımalı: Bir, muhalefet kanadındaki farklı hassasiyetleri gözeten bir kimliği olmalı, muhalefetin tabanından ve tavanından yüksek sesli itirazlarla karşılaşmamalı. Ve iki, siyaset yapmalı, siyasi bir aktör olmalı. Siyasete bulaşmamış, hep geride durmuş ve kabiliyeti sahada test edilmemiş steril bir adayla, seçim yarışından zaferle çıkılmaz.
Osmanlının yükseliş döneminde zirveye çıkan bu sanatın günümüzde devam etmediğini biliyoruz. Ancak Kaya Kalaycı üstün gayreti ve sabrıyla bu konuda müstesna bir alan açmayı başardı.” Kaya, bakırla ilişkisini şöyle anlatıyor: “Ben gözümü açtım ilk bakırı gördüm. Önce oyuncağım sonra mesleğim oldu. Dedemden, babamdan aldığım ve hatta çocuğuma devrettiğim en güzel mirastır bakırı işlemek.”
Günlüğünde, “Herkes beni sevsin, tüm erkekler bana hayran olsun istiyorum” cümlesi vardı. Beyaz At romanının uçarı kahramanı Michelle’e de özlediği o şarkıyı söyletmişti: “Bir tek sokak vardır bütün şehirde /Bütün şehirde bir tek ev vardır /Ve bir tek kadın bütün Paris’te”...
Savaşın bahsi bile bağrımıza oturan öküz değilse hangi insanlığımızdan bahsedeceğiz? Susmamız da cenaze evinde taziyeye gelenlerin sessizliği gibi. Ne diyeceğimizi ne konuşacağımızı bilemeden sessizce oturuyoruz. (…) Dünya kocaman bir cenaze evi ve taziyeye gelen erkeklerin ayakları kokuyor. Nasıl topluca delirmeden devam edebiliyoruz, gerçekten çok ilginç bir adaptasyon ve uyum yeteneğimiz var. Bu kadarı fazla geliyor bazen.