Parlamenter sistem özü itibari ile “birlik içinde çokluk” oluşturan bir sistem. Başkanlık sistemi ise “çokluk içinde birlik” oluşturan bir sistem. Birlik içinde yeterince ayrışan ve çoğulculaşan Türkiye’yi, şimdi “çokluk içinde birleştiren” bir sistem inşasına ihtiyacımız var.
Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Bizden Selefilik çıkmaz. Bazı ülkelerdeki İslam anlayışında bu muhabbeti yapamazsınız. Bizde irfan geleneği, ehli sünnet geleneği içine yerleşmiştir" dedi.
Siyaset kurumu sorumluluk üstlenmeli, Meclis devreye girerek HDP’lilere yargı yolu açılmalıdır. Batı’nın ve içerideki uzantılarının baskısına boyun eğilirse yarın geç olabilir.
Kabul etmek gerekir ki bugün 90’lar Türkiye’sinde yaşıyor olsaydık terörle mücadele politikası çerçevesinde sivil halk/terörist ayrımı bu kadar özenle yapılmaz, askeri çözüm sonuna kadar dayatılır ve çok kültürlülüğünün korunacağı bir Toledo projesi dile bile getirilmezdi.
Türkiye’nin 2011 sonundan itibaren başlayan kuşatılmışlığını “ulusal çıkarlarının” hakkıyla savunulmasına bağlayan ve “başka bir seçeneğin imkansız olduğunu” ima eden açıklamaları inandırıcı bulmadığımı ifade etmek istiyorum. Kişilikli- özerk bir siyasetle ya da yeni deyimlerle konuşursak milli ve yerli olmakla; bu ölçüde yalnız ve ittifaksız kalmak arasında kaçınılmazlık, kaskatı bir determinizm bulunduğunu ileri sürmek, siyasetin sonsuz zenginlikler ve tercihler içeren bir eylemlilik alanı olduğunu reddetmek anlamına gelir.