Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / Meloni’nin sağındaki tehlike: Roberto Vannacci

Meloni’nin sağındaki tehlike: Roberto Vannacci

Emekli General Roberto Vannacci’nin kurduğu Ulusal Gelecek Partisi, İtalya’da sağ seçmeni Meloni’nin koalisyonundan koparmaya başladı. Henüz yüzde 6 bandında görünse de, ülkenin seçim sistemi nedeniyle Vannacci’nin yükselişi sağ iktidarı zayıflatarak yıllar sonra merkez solun yeniden iktidara gelmesinin önünü açabilir.
2

Avrupa’nın dört bir yanında pıtrak gibi çoğalan sağ partilere geçtiğimiz şubat ayında İtalya’da bir yenisi eklendi: Ulusal Gelecek Partisi. Emekli general ve aşırı sağcı Lega Partisi’nin eski genel sekreter yardımcısı Roberto Vannacci’nin kurduğu bu partinin arkasındaki ivme nedeniyle Başbakan Meloni’nin önümüzdeki seçimi kaybetme ihtimali ilk defa ciddi bir şekilde konuşuluyor. Siyasal merkeze karşı “gerçek” bir merkez sağ alternatif olarak kendini konumlandıran Ulusal Gelecek, aslında Meloni’nin ve diğer sağ partilerin seçmen havuzuna talip oluyor. Bu nedenle Vannacci’nin yükselişi, enteresan bir şekilde, İtalyan solunun yıllar sonra yeniden iktidara gelmesinin önünü açabilir.

Kim bu Roberto Vannacci?

1968 yılında Kuzey İtalya’da doğan Roberto Vannacci, Modena Askeri Akademisi’nde eğitim aldı. Lisans eğitiminin ardından stratejik bilimler, uluslararası ve diplomatik bilimler, askeri bilimler olmak üzere üç farklı yüksek lisans programını bitirdi. Askeri kariyerinde geri planda duran bir general değil, komutanı olduğu paraşütçü tugayları ile her zaman en ön cephede oldu. Irak ve Afganistan Savaşları’nda da aktif rol aldı. Vannacci’nin Ağustos 2023’e kadar ordu üzerinden ilerleyen kariyeri, yazdığı “Dünya Tepetaklak” isimli kitabıyla siyasete döndü.

“Dünya Tepetaklak” kitabı; çok kültürlülük, homoseksüellik, çevreci politika, göçmen hakları gibi olgulara karşı yönelttiği sert üslubuyla ulusal medyanın tam ortasına yerleşti. Kitaptan yapılan alıntılar medyada yayılırken Vannacci’ye yönelik tepkiler büyüyor, buna karşın kitap da satış listelerinde hızla yükseliyordu. Kamuoyunun artan tepkisi sonucunda Meloni hükümetinin Savunma Bakanı Guido Crosetto da açıklama yaparak generalin görüşlerine katılmadığını söyleyerek kendisi hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu. Soruşturma sonucunda ise General Vannacci, 11 ay boyunca görevden uzaklaştırılma cezası aldı. Ancak süreç beklenenin tersine işledi. Vannacci’ye açılan soruşturma ifade özgürlüğüne bir müdahale olarak görüldü. “Dünya Tepetaklak” yüz binlerce sattı ve aylarca çok satanlar listesinde kaldı. İlerici seçmen tarafından sağ popülizm ve faşizmle eşleştirilen general, destekçileri tarafından ise ifade özgürlüğünün sesi olarak görülüyordu.

Halktaki desteği giderek azalan aşırı sağcı Lega Partisi ve liderleri Matteo Salvini burada devreye girdi. Salvini, 2024 Avrupa Parlamentosu Seçimleri’nde Vannacci’yi partisinin kaybolan desteğini geri toplama umuduyla aday gösterdi. General, seçimde beş yüz bin oy alarak ülkede en çok bireysel destek oyu alan aday oldu. Artık Avrupa Parlamentosu üyesi olan Roberto Vannacci, Lega’nın en etkili isimlerinden biri hâline geldi ve bir süre sonra partinin genel sekreter yardımcılığına yükseldi. Fakat bu yükseliş aynı zamanda kendisi ile genel başkan Matteo Salvini arasındaki gerilimi artırdı. Lega’nın desteğine ihtiyacı olmadan siyasi kariyerine devam edebileceğine inanan Vannacci, 6 Şubat 2026’da Ulusal Gelecek Partisi’ni kurdu. Eski general artık kendi partisinin genel başkan olmuştu. Böylece İtalya sağında Meloni’nin liderliğindeki koalisyonun dışından değil, tam merkezinden yeni bir rakip doğmuş oldu.

Ulusal Gelecek Partisi

Vannacci’nin partisi Ulusal Gelecek, vaatlerini Avrupa sağında sıklıkla gördüğümüz kavramlar üzerine kurguladı. Parti; politik doğruculuğa karşı mücadeleyi, LGBTI+ karşıtlığını, düzensiz göçün durdurulmasını ve göçmenlerin geri gönderilmesini temel vaatleri arasına koyarken, Giorgia Meloni’nin liderliğindeki sağ koalisyonun zamanla merkeze yaklaştığını savunarak kendisini “gerçek merkez sağ” alternatif olarak tanımladı. Aile, güvenlik, onur, gelenek, özgürlük gibi soyut kavramlar sağ popülist söyleme uygun olarak partinin bildirgelerinde yer aldı.

Ulusal Gelecek’in büyümesini sağlayan ise yalnızca vaatleri değildi. Vannacci, provokasyonu bilinçli bir siyasal iletişim hamlesine dönüştürdü. Kitabına gelen tepkilerin ardından sağ seçmenden daha fazla destek gördüğünü fark eden general, sol partilerin kendisine yönelik sert eleştirilerine alaya alan bir şekilde ve hayli provokatif bir şekilde cevap verdi. Ana muhalefet partisi Demokratik Parti’nin “Vannacci’yi reddedin!” şeklinde paylaştığı Instagram paylaşımını Vannacci, tişörtüne bastırarak sol partilerle alay ediyordu. Öte yandan provokatif ifadeleri faşizme karşı olduğunu söylemesine rağmen Mussolini’yi bir diktatör değil, devlet adamı olarak gördüğüne kadar varıyordu. Ayrıca ona göre Hitler, sağı değil solu temsil ediyordu. Almanya’daki aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi’yle olan yakınlığı ve Rusya’ya karşı daha açık bir dış politika söylemi de özellikle tepki görüyordu. Bu açıklamaların her biri yeni bir medya tartışması yaratıyor, Vannacci ise tartışmaların merkezinde kalmayı başarıyordu.

Meloni’nin Geleceği

Henüz birkaç ay önce kurulmuş Ulusal Gelecek Partisi, bugünlerde anketlerde yaklaşık yüzde 6 bandında seyrediyor. İtalya’da sağ partiler uzun bir süredir aynı ittifak çatısı altında seçime giriyor. Bugün de Meloni’nin İtalya’nın Kardeşleri Partisi (FdI), Vannacci’nin eski partisi Lega ve Berlusconi’nin kurduğu Forza Italia aynı sağ ittifakın parçaları. Bu ittifakın içinde yer almayan Ulusal Gelecek Partisi ise, anketlerde görüldüğü gibi, Meloni’nin seçim matematiğini bozabilecek ilk ciddi girişim olarak görülüyor. Çünkü Vannacci, merkez ya da sol seçmene değil, doğrudan Meloni’nin milliyetçi-muhafazakar tabanına hitap ediyor. Dolayısıyla partinin alacağı her oy, sağ ittifakı parçalama ihtimali taşıyor.

Bu noktada İtalya’nın seçim sistemi belirleyici hâle geliyor. Temsilciler Meclisi’ndeki 400 sandalyenin 147’si dar bölge seçim sistemine göre belirleniyor. Bu bölgelerde en fazla oyu alan aday milletvekili seçiliyor. Geri kalan sandalyeler ise partilerin ülke genelindeki oy oranlarına göre dağıtılıyor. Vannacci’nin etkisi de özellikle 147 vekilin seçildiği seçim çevrelerinden geliyor. Önceki seçimde farklı ittifaklar altında olan sosyal demokrat ana muhalefet Demokratik Parti, popülist Beş Yıldız Hareketi ve liberal Italia Viva’nın bu seçimde tek ittifak çatısı altında seçime girmesi çok kuvvetli bir ihtimal. Öte yandan, özellikle genç seçmende destek gören Yeşil Sol İttifak’ın da bu Merkez Sol İttifak’ın içinde yer alması bekleniyor. Bu nedenle 147 milletvekilinin seçildiği seçim bölgelerinde Merkez Sol İttifak tek bir aday çıkarabilirken Vannacci’nin Ulusal Gelecek Partisi nedeniyle sağ seçmenin oyları bölünebilir. Böyle bir senaryoda bölünen oylar sebebiyle Merkez Sol İttifak, oylarını kayda değer bir şekilde artırmadan mecliste çoğunluğu elde edebilir ve Vannacci, Meloni’nin geleceğini belirleyebilir.

Son yıllarda dünya politikasında popülist sağın yükselişi konuşulurken Vannacci örneği bizlere bu konunun farklı bir boyutunu gösteriyor. İtalya’da, İngiltere’de, Fransa’da ve hatta ABD’de sağ partiler artık yalnızca merkez sol ile değil, kendi içlerinden çıkan diğer radikal sağ figürlerle de yarışmak zorunda. Ulusal Gelecek’in başarısı sadece yeni bir partinin yükselişi değil, hem Giorgia Meloni’nin kurduğu sağ ittifakın sınavı hem de Vannacci’den ilham alacak radikal figürlerin yükselişi anlamına gelebilir. Görülen o ki artık İtalya’da gerçekleşecek bir sonraki seçimin sonucu, sağ partilerin ne kadar büyüyeceğinden çok, popülist sağın kendi içinde ne kadar parçalanacağına bağlı.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın