Avrupalılara göre Türkiye ‘ihtiyaç duyulan bir ortak’ olmaktan çok hasım bir ülke

Avrupalıların, kendisine ihtiyaç duyulan bir ortaktan çok hasım olarak gördüğü ülke ne Çin ne de Rusya. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin (ECFR) Nisan ayında 12 Avrupa ülkesinde yaptırdığı kamuoyu yoklamalarının sonuçlarına göre, Türkiye Avrupalılar tarafından Çin ve Rusya’nın gerisinde kalan bir ortak, hatta iki otoriter rejimden daha hasım bir ülke olarak algılanıyor.

Türkiye’nin, Avrupalıların daha az tehdit edici bulduğu Çin, Rusya, Hindistan ve Japonya’nın aksine bir NATO üyesi olduğu düşünüldüğünde, ECFR’nin bu raporu daha da endişe verici bir hal alıyor.     

Avrupalıların sadece yüzde 25’i Türkiye’yi ihtiyaç duyulan bir ortak olarak görüyor ve sadece yüzde 4’ü Avrupa ile ortak değerlere ve çıkarlara sahip bir müttefik olarak tanımlıyor. Almanya kamuoyunun yüzde 41’i Türkiye’yi hasım olarak algılıyor. Çoğu Avrupalı, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü veya demokratik değerleri ihlal ettiklerinde AB’nin Türkiye ve Çin’i eleştirmeye devam etmesini istiyor.

Hollanda (%69), Avusturya (%66), Almanya (%63), Danimarka (%63), İsveç (%61) kamuoyları ise insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda, devletlerinin Türkiye’ye karşı öbür ihlalci ülkelere gösterdiğinden daha kararlı bir duruş göstermesini istiyor.   

Avusturya, Bulgaristan, Danimarka, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç’te Nisan 2021’de yapılan kamuoyu yoklamalarına katılanlardan ABD, Britanya, Japonya, Rusya, Hindistan, Çin ve Türkiye hakkındaki görüşlerini 5 ayrı kategoride değerlendirmeleri istendi. Her kategoriye bir renk verildi ve renkler şöyle anlamlandırıldı:

“Lacivert: Müttefik/Çıkar ve değerlerimizi paylaşan bir ülke… Mavi: İhtiyaç duyulan bir ortak/Stratejik olarak işbirliği yapmamız gereken ülke… Gri: Bilmiyorum…. Kırmızı: Rakip/Rekabet etmemiz gereken bir ülke… Bordo: Hasım/Çatışma halinde olduğumuz bir ülke…”

Türkiye’yi ihtiyaç duyulan bir ortak (mavi) olarak görenler (yüzde 25), hasım (bordo) olarak görenlerin (yüzde 26) gerisinde kaldı.

ECFR raporuna göre, kamuoyunun AB kurumlarına olan inancı da, Covid-19 pandemisi ve aşı tedarikinde yaşanan gecikmeler nedeniyle azaldı.

Bu inanç kaybı en fazla Almanya’da hissedilmekle birlikte AB ile ilgili hayal kırıklığı çevreden merkeze yayıldı.

Bununla birlikte; Avrupalılar, AB’yi küresel bir aktör olarak güçlendirmeye ihtiyaç olduğuna inanmaya devam ediyor. Bu da Avrupa projesine olan inancın sona ermediğini gösteriyor.

Avrupalılar uluslararası ilişkileri otomatik ittifaklardan değil, stratejik ortaklıklardan ibaret olarak görüyorlar.

ABD’nin liderliğinin restorasyonuna ve Soğuk Savaş döneminin Batı’sına dönüşün gerçekleşmesine şüpheyle yaklaşıyorlar.

Geleceklerinde AB’nin merkezi rol oynayacağını kabul ediyorlar, ancak ortak kırılganlık duygularının Avrupa projesini ilerletmek için yeterli olmayacağı işaretini veriyorlar. Bunun için AB’den gerçekleştirme kapasitesini göstermesini bekliyorlar.

Başta Almanya (%55), Fransa (%62) ve İtalya (%57) olmak üzere halkın çoğunluğu AB’nin “arızalanmış” olduğunu ancak yine de hâlâ gerek Covid-19 gerek diğer uluslararası krizler için gerekli bir araç olduğunu düşünüyor. Bu nedenle de salgındaki kötü performansa rağmen, küresel bir aktör olabilmek adına üyeler arasında daha fazla işbirliği olması destek buluyor.

Önceki İçerikHâkim Esat Toklu, davasını göreceği müteahhidin doğum günü partisine katılmış
Sonraki İçerikHer şey dahil Türkiye…