Kongre baskınından Belarus’ta mülteciliğe: Bir Trump’çının yolculuğu

Kongre baskınına katıldı, hakkındaki davadan kaçabilmek için Belarus’a sığındı. Formatı, “İnsanların siyasi görüşlerinden ötürü ağır hak ihlallerine maruz kaldığı ve serbest seçimlerin olmadığı Amerika”yı teşhir olan “Hoşçakal Amerika” programına katıldı. Program boyunca, meşru bir seçim sürecini engellemek için Kongre binasını bastığını değil, Trump’a oy verdiği için yargı süreçlerine maruz kaldığını anlattı. Böylece Belarus’ta mülteci olmaya hak kazandı.

Belarus hükümeti, 22 Mart 2022 tarihinde ABD vatandaşı Evan Neumann’a siyasi sığınmacı olarak Belarus’ta kalmasına izin verdiğini açıkladı. Karar Belarus devlet medyasının Twitter hesabından duyuruldu.

FBI’nin aradığı Trump’çı

Evan Neumann, 50 yaşında Californialı beyaz bir Trump seçmeni. 6 Ocak 2021’de Biden’in seçim zaferini kabul etmeyen ve Trump’ın yönlendirmesiyle Biden’ın seçimi kazandığının ilan edileceği Kongre oturumunu basan kişilerden biri. Neumann, FBI’nin 23 Mart 2021’de düzenlediği suç duyurusuna göre Kongre’yi göstericilerden koruyan polisleri itmiş, onlara yumruk atmış ve barikatları yıkan göstericilerle birlikte hareket ederek Kongre’nin içerisine girmiş. Neumann her ne kadar Kongre binasının içine girdiğini kendisini sorgulayan FBI görevlilerine itiraf etmese de FBI ajanları arama izniyle eriştikleri Google Maps bilgilerini kullanarak Neumann’ın Kongre binası içerisine girdiğini tespit etmiş. Polislerin çektiği videolarda Neumann, göstericilere karşı Kongre binasını koruyan polislere “Sizin çocuklarınıza tecavüz edecek olan insanları koruyorsunuz” gibi ifadeler kullanırken ve polise hakaret ederken görülüyor.  

FBI’ın Columbia Bölge Mahkemesi’ne Neumann hakkındaki suç duyurusunu, olay görüntülerini ve delilleri içeren belgeleri vermesinden sonra mahkeme Neumann hakkında 10 Aralık 2021’de bir tutuklama kararı çıkardı. Bu kararda Neumann, fiziksel şiddete başvurma, saldırı gibi toplam 14 suçu işlemekle itham ediliyordu. FBI yaptığı araştırmada Neumann’ın 2004 yılında Ukrayna’daki Turuncu Devrim gösterilerine de katıldığını tespit etti. Neumann, Kongre baskınına Turuncu devrimin simgelerini içeren, gösterilerde kullanılan bir atkı ile katılmıştı.

Mahkemenin ardından FBI da Neumann hakkında bir yakalama kararı çıkardı ve kendisini görenlerin ihbarda bulunmasını istedi. Fakat Neumann, Şubat 2021’de ABD’den kaçmış ve Ukrayna’ya yerleşmişti. Ukraynalı yetkililerin kendisini takip etmesi üzerine Neumann tedirgin oldu ve ortadan kayboldu.

Kasım 2021’de nerede olduğu ortaya çıktı. Belarus Devlet Televizyonu Neumann’ın Belarus’a sığındığını belirtti ve kendisiyle bir söyleşi yayınladı. Neumann söyleşide ABD’de kalsaydı siyasi görüşlerinden ötürü işkence göreceğini, Belarus’a bataklık ve yılanlarla dolu uzun bir yolu aşarak sığındığını, Belarus halkına minnettar olduğunu ve ülke için her türlü katkıyı sağlayacağını belirtti. Neumann, ABD’de insanların siyasi görüşlerinden dolayı hukuksuz yargı süreçlerine maruz kaldığını ve bu nedenle ülkesinden kaçmak zorunda olduğunu iddia etti.

Belarus hükümeti 22 Mart 2022’de Neumann’ın siyasi sığınma talebini kabul etti ve Neumann resmen mülteci sıfatını kazandı.

“Hoşçakal Amerika”

Neumann’ın ABD’de yaşadıklarını anlattığı programın adı “Hoşçakal Amerika”ydı. Programın formatı, Amerika’nın -Sovyet dönemi propaganda filmlerini anımsatacak şekilde- halkına işkence yapan bir hükümetin idaresi altında özgür olmayan, insanların siyasi görüşlerinden ötürü ağır insan hakkı ihlallerine maruz kaldığı ve serbest seçimlerin olmadığı bir ülke olduğu temeline dayanıyor. Neumann da hikâyesini bu anlatıya uyarlayarak kendisine programda yer bulmuş. Program boyunca, meşru bir seçim sürecini engellemek için Kongre binasını bastığını değil, Trump’a oy verdiği için yargı süreçlerine maruz kaldığını anlatmış.

Bu kötü propaganda programı veya özgürlükleri kısıtlandığı için ABD’den kaçıp Belarus’a siyasi sığınma talebinde bulunan Neumann’ın hikâyesi birçok kişiye sürreal veya komik gelebilir, fakat aslında bu trajikomik olay büyük bir resmin küçük bir parçası. Belarus, kendi ülkesinde gerçekleştirilen seçim hilelerini, barışçıl protestocuların gözaltında öldürülmesini, dövülmesini, işkence edilmesini, maskeli polislerin şiddet görüntülerini unutturmaya çalışırken seçtiği bu yolla bir taşla iki kuş vurmuş oluyor. Kendi halkına karşı işlediği insan hakkı ihlallerini “Batı da yapıyor” propagandasıyla meşrulaştırmaya, normalleştirmeye çalışıyor.