Anasayfa / GÜNÜN YAZILARI / Üç dinde ahiret inancı neden aynı değil?

Üç dinde ahiret inancı neden aynı değil?

Ahiret; Yahudilik'te yok gibidir, Hıristiyanlık'ta çok azdır ve İslamiyet'te ise epey gelişkindir. Acaba neden İslam'da cennet ve cehennem böyle detaylı iken diğer iki dinde ya yoktur ya da çok cılızdır?
Screenshot

Bir başka aleme, cennet ve cehenneme olan inanç üç tektanrılı dinde aynı değil. Her ne kadar İbrahimîlik adı altında genelde üç inancın ortak tarafları vurgulansa da birbirlerinden belli noktalarda dramatik olarak farklı olan dinlerden bahsediyoruz. Ahiret inancı bunların başında geliyor. Ahiret Yahudilikte yok gibidir, Hıristiyanlıkta çok azdır ve İslamiyette ise epey gelişkindir. Acaba neden İslamda cennet ve cehennem böyle detaylı iken diğer iki dinde ya yoktur ya da çok cılızdır? Bunun üç dinin adalet anlayışı ile ilgisi nedir?

Yahudilik ilkel bir dindir. Zira bir kabile kimliğidir. Yakından bakıldığında aslında bir din değil bir milliyet, bir asabiyet olduğu anlaşılır. Allah’a inanmasan da Yahudi olabiliyorsun. Bu bir dinde mümkün olmaz. Sadece bir etnisitede mümkün olur. Yahudiliğin Tanrı anlayışı da aynı şekilde bedevi bir tanrıdır. Tek olsa da herkesin tanrısı değildir. Bir kabilenin tanrısıdır. Yahudiliğin din anlayışı bir tür bencillik olarak tecelli etmiştir. Bu yüzden bir kabile asabiyetinin din sayılmasının sonuçları bazan menfaatlerini kendilerine put edindikleri suçlamalarına sebep olacaktır. Yahudilikte kabile tanrılaştırıldığı için, tanrı kabilenin kendi kendine tapmasının bahanesi olacaktır (Durkheim bunun tüm dinler için geçerli olduğunu düşünecektir). Yahudilikte adalet yoktur. Seçilmişlik ve üstünlük vardır.

Hıristiyanlık ise bir dindir. Asabiyetten çıkışı temsil eder. Yahudiliğin içinden çıkan Hıristiyanlık kabileyi parçalayarak din denen ilişkilenme biçimini evrenselleştirmek istemiştir. Hıristiyanlığın tanımlayıcı vasfı şefkatidir. İsa Peygamber iyiliği, hak sahipliğini ve seçilmişliği kabileden çıkarıp bütün insanlığa genişletmek istemiştir. Bu yüzden Hıristiyanlıkta “kurtuluş” düşüncesi vardır. Hıristiyanlıkta da adalet yoktur. Genel af vardır. İsa’ya raptolan herkes kurtuluşa erer. Onun için Hıristiyanlara göre Hz İsa kendisini “feda” etmiştir. Hıristiyanlıkta adalet olmadığı için bu tarafın hesabının görüleceği bir öbür taraf gelişmemiştir. Onun yerine herkes için otomatik olan bir (ilk) günahtan, düşkünlükten ve gazaptan kurtuluş yolu açılmıştır. Hıristiyanlık, Yahudiliğin insanlığı düşürdüğü hapishaneden onları çıkartmak için açtığı büyük firar kapısıdır. Yahudilikte bu dünyada seçilmişlik/üstünlük var iken Hıristiyanlıkta bu dünyadan kurtuluş/kurtulmuşluk vardır.

İslamiyet evrenselliği tamamlayan bir dindir. Hıristiyanlığın başlattığı evrenselleşme projesini (tünelde kalan son insan olarak İsa’yı da çıkartarak) nihai sonucuna ulaştıran din İslamdır. İslam ticari bir dindir. Bencillik ve şefkatin yerine adaletin (yani hesap-kitabın, ölçme-tartmanın) olduğu bir dindir. Ne baştan torpilli bir asabiyet (Yahudilik) ne de baştan günahlı bir düşkünlük (Hıristiyanlık) sözkonusudur. İslamda herkes eşit olarak sınava temiz kağıtla başlıyor. İyilikleri için mükafat ve kötülükleri için de ceza öngörülüyor. Bir proto-modernlik olarak İslam, dinin demokratikleşmesi olduğu gibi Tanrı’nın da insandan azad edilmesi (Iemyelid we lemyuled) operasyonudur. Üç dinden sadece İslamda Tanrı ve insanlık tam olarak ayrışarak medeni/kamusal bir “teklif” ve “muhatabiyet” ilişkisine girerler. Ne çocukça bencilliğin egosu, ne de pederane bir şefkatin ailesel kanbağı sözkonusudur. İslamın Tanrısı herkesindir ve hiçkimsenindir. İslamda seçilmişlik veya kurtuluş değil adalet vardır.

Demek ki üç din sırasıyla bencillik, özgecilik/şefkat ve evrenselliği/adaleti temsil ediyor. Ayrıca İslamdaki ahirete (cennet ve cehenneme) dair detaylı bir tasavvurun varlığı aslında İslamın adalete dayalı bir din olmasından kaynaklanıyor. Bu dünyada bitmeyen çok hesap var. Zalimin zulmü nasıl yanına kar kalmamalı diyorsak, mazlumun acısı da karşılıksız kalmamalı diyor içimizdeki ses. Bir dine resmen abone olmayanlar bile adaleti istediklerinde “zalimler için yaşasın cehennem” derken buluyolar kendilerini. Çünkü cennet ve cehennem haktır. Ahiret olmasa bu dünya insana dar olur, yar olmaz.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın