PKK ve HDP üzerinden Türkiye’ye karşı kurulan tuzağı gören ve oyunu bozan Erdoğan’a örgütün üst perdeden savurduğu tehditler, korkularının büyüklüğünü ve sonlarının yaklaştığını gösteriyor. Erdoğan eğer içeriden ihanete uğramazsa Gülen gibi PKK’nın da sonunu getirmeyi başaracaktır.
Hızla yaklaştığımızı düşündüğüm “can korkusunun kendisinden başka her şeyi önemsizleştirdiği koşullar” oluştuğunda, Türkiye’nin yakın tarihinde defalarca tecrübe ettiğimiz dinamikler yeniden harekete geçebilir mi?
Bu yöneliş üç önemli hususu açığa çıkarıyor: İlki, canlı bombalarla, yalnızca bombaları patlatanların değil, örgütün de intihar eylemine giriştiğini; ikincisi, Kürtlerin statüsü dahil her türlü hakları için meşru ve siyasi mücadeleyi de bombalamak istediğini; son olarak, PKK’nın ahlâkî çöküş sürecinde olduğunu.
Sabah evden çıkmadan önce izlediğiniz haber programının spikeri ertesi gün öldüğünüz saldırıdan ders çıkarıp dış politikayı değiştirmemizi, ABD, Rusya ve İran’la anlaşmamızı savunup, katilinizin son arzularını yerine getirmenin derdine düşecek.
Yapılması gereken şey, ‘doğru’ bir başkanlık sistemini yerleştirmek için uğraşmak. Yani tüm evrensel hak ve özgürlüklere sahip çıkan, yürütme ile yasama arasındaki denge denetleme mekanizmasını sağlayan ve kurumsal özerkliklere saygı gösteren bir yapılanma…