Kıbrıs’ta AKP promosyonu: İki rekat namaz kılana bir bisiklet hediye

“AKP, KKTC Anayasa Mahkemesi’nin geçtiğimiz aylarda aldığı ‘Din İşleri Dairesi’nin eğitim vermesi Anayasa ve yasaya aykırıdır’ kararının rövanşı için harekete geçti.”

Kısa bir anımsatma yapalım;

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası ve eğitim işlerini düzenleyen yasa kesin bir şekilde “ülkede yapılacak her türlü eğitim faaliyeti Eğitim Bakanlığı’nın izni ve denetimine tâbidir” der.

Örneğin kuaförlükle ilgili bir eğitim vermek isteyen önce

Eğitim Bakanlığı’na başvurur, bakanlığın istediği kural ve koşulları yerine getirir ve öyle eğitime başlar. Peşi sıra bakanlık tarafından da denetlenir.

Kuşkusuz ki Kuran eğitimi de Anayasa ve yasaya tabidir.

Din İşleri Dairesi kendisine bağlı imamlara terfi vermek için eğitim kursları açınca ve imamlar sendikası bu eğitimle terfiye itiraz edip Anayasa Mahkemesine başvurunca Anayasa Mahkemesi de oturdu ve anayasa ile ilgili yasaya bakarak karar verdi: “Din İşleri Dairesi’nin eğitim vermesi Anayasa ve yasaya aykırıdır” dedi.

İşin püf noktası şuydu: Aynı Din İşleri Dairesi küçük çocuklar için (7 yaş ile 15 yaş arası) Kuran eğitimi de veriyordu. Çocuklar camilerde toplanıyor ve cami imamları da onlara Kuran öğretiyordu.

Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre Din İşleri Dairesi böyle bir eğitim de veremezdi.

Çünkü gerekçeli kararında vurguladığı gibi her türlü eğitim için Eğitim Bakanlığı’nın izni ve denetimi gerekirdi.

Böylesi teknik bir olayın siyasi yansıması kızılca kıyamet türünde oldu.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan “KKTC Anayasa Mahkemesi haddini bilsin” diyerek yüksek perdeden tepki koydu ve hafif tertip tehdit de etti: “Gereğini yaparız.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli ise eyvah ki ne eyvah “yıkılsın böyle Anayasa Mahkemesi” diyerek ortalığı birbirine kattı.

Kıbrıs gerildi.

Yüzlerce avukat “mahkememize dokunamazsınız” diyerek protesto yürüyüşü yaptı.

Muhalefet partileri “iç işlerimize karışamazsınız” diye ayağa kalktı.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan “düzenleme yapacağız” diye gevelemek zorunda kaldı.

***

İşte bu olayın rövanşı alınıyor şimdi Kıbrıs’ta.

AKP’ye bağlılığı ile bilinen Vakıflar İdaresi Müdürü İbrahim Benter ile Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Kuran kursu düzenleyeceklerini duyurdular.

Üstelik de promosyonlu.

Yaptıkları duyurularda, Kuran kurslarına katılan ve cemaat ile iki rekat namaz kılan çocuklara birer bisiklet hediye edecekler.

Başvuruları yine cami imamları alacak ama bisikletleri büyükelçilik verecek.

AKP yüksek perdeden rest çekti ve bu kez oyuna büyükelçiliği de soktu.

Tabii aynı şekilde yüksek perdeden tepkiler gecikmedi.

Anamuhalefet CTP laik eğitimi savundu ve “yanlış yapıyorsunuz, Türkiye ile KKTC’nin ilişkilerini bozuyorsunuz” dedi.

Başkanı eski Eğitim Bakanı olan TDP “çocuklarımızı zehirlemenize izin vermeyeceğiz” şeklinde zehir-zemberek bir açıklama yaptı.

İlkokullarda örgütlü olan ve öğretmenler arasında hatırı sayılır bir gücü bulunan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Atatürk’ün “Bu ülke şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatı; en hakiki mürşit de ilimdir”  sözüne atıfta bulundu ve şu iddiayı dile getirdi:

“TC Elçiliği tarafından Eğitim Bakanlığı’na bizzat yerleştirilen AKP’li bürokratlar eğitim/öğretim faaliyetlerine gericiliği dayatarak kendi sistemlerine benzetmeye çalışmaktadır. Bu kişiler Çanakkale kamplarına kayıt yapmakta, Kuran kurslarına katılımı teşvik etmekte, burslara ve ekonomik yatırımlara karar vermekte, Eğitim Bakanından daha fazla yetkiliymiş gibi davranmaktadır.”

***

Kıbrıslılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edildiği günden itibaren devrimleri ilk uygulayanlar olmakla övünürler.

Kıbrıs’ın Anadolu’nun muhafazakâr yapısından farklı bir kültürel yapısı olduğunu söyleyip dururlar.

Yaşam tarzlarına büyük önem veriler.

Bakalım bu kez ne yapacaklar…

Önceki İçerikPeki, Belize’de ne oldu?
Sonraki İçerikGalatasaray’ın 38. başkanı Burak Elmas