Ana SayfaGÜNÜN YAZILARIKıbrıs seçimlerinden bir ders: Birleşmeyenler kaybeder

Kıbrıs seçimlerinden bir ders: Birleşmeyenler kaybeder

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), tarihinin en dramatik seçim yenilgisini aldı ve yüzde 5’lik barajı aşamayıp parlamento dışında kaldı. Seçime ayrı ayrı giren diğer sol partiler de öyle. Birleşmeleri halinde etkili bir güç olma ihtimalleri yüksekken bölündüler ve topyekûn kaybettiler

Kıbrıs yeni seçimini yaptı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yankısı ve travması henüz devam ederken bu kez milletvekilliği seçimi için seçmen sandığa gitti.

“Gitti” derken mecazen; 200 bin kayıtlı seçmenden sadece 110 bini oy kullandı.

Seçime katılım yüzde ellilerde kaldı.

Bunun için tevatür muhtelif.

5 bini aşkın Covid pozitifler el mahkûm oy kullanamadılar.

Bir o kadar da temaslı var.

Kıbrıs’ta görev yaptıkları dönemde (asker ve sivil bürokratlar) KKTC vatandaşı olup da Türkiye’de yaşayanlar var.

Bir o kadar da İngiltere ve Avusturalya’da göçte.

Bir de boykot vardı.

İki küçük sol parti seçmenlere “Erdoğan’ı protesto edin, oy kullanmayız” çağrısı yaptı.

Dördüncü cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da boykotçu olduğu yazıldı-söylendi.

Akıncı renk vermedi.

Seçim günü adeta gizli gizli oyunu kullandı ama eskiden başkanı olduğu Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) için de kılını kıpırdatmadı.

TDP, tarihinin en dramatik seçim yenilgisini aldı ve yüzde 5’lik barajı aşamayıp parlamento dışında kaldı.

Seçime ayrı ayrı giren diğer sol partiler de öyle.

Birleşmeleri halinde etkili bir güç olma ihtimalleri yüksekken bölündüler ve topyekûn kaybettiler.

***

Sol partilerin baraj altında kalması Ersin Tatar’ın Ulusal Birlik Partisi’ne (UBP) yaradı.

Çok az oy artırmasına rağmen 50 vekillik mecliste 24 vekillik kazandı.

Ve böylece hükümeti kurma şansını elde etti.

Hedefini “anavatan hükümetiyle el ele-gönül gönüle icraat” olarak açıklayan UBP Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu, hükümeti kurar kurmaz Ankara’nın yolunu tutacak ve Erdoğan’dan para isteyecek.

Çünkü en acil ihtiyacı para.

Döviz kriziyle birlikte KKTC bütçesi 1 milyarın üzerinde açık verdi.

Hükümet maaşların ödenmesi için bile özel bankalardan borçlanmak zorunda kaldı.

Pandeminin de etkisiyle binlerce küçük esnafın iflas ettiği bir ekonomik gerçeklik var.

Ana muhalefet CTP “çalışır yaparız, kendi kendimize yeteriz” diyor ama merkez sağ UBP Erdoğan’ın yolunu gözlüyor.

Peki, bunun karşılığı ne olacak?

***

Mustafa Akıncı “Cumhurbaşkanlığı seçimimize tarihimizdeki en ağır müdahaleyi yapan, hiçbir hukuki dayanağı olmadan keyfi kararlarla sakıncalı addettiği insanlarımızı hava alanlarından geri çeviren antidemokratik anlayış, Selahattin Demirtaş’ın yanı sıra Osman Kavala’yı yine haksız yere hapiste tutmaya devam ediyor. Türkiye’yi Avrupa kurumlarından tümüyle dışlanma noktasına hızla yaklaştırıyor bu yönetim” diyor.

Elleri mahkûm el açanlar bir yanda, Erdoğan’dan hızla uzaklaşan Kıbrıslılar öbür yanda.

Akdeniz’in ortasındaki küçücük adada son durum budur…

- Advertisment -