Türkiye 2017’de BM’ye neler demiş neler…

2017’de İsviçre’nin Crans Montana kasabasında gerçekleştirilen Kıbrıs zirvesinin tutanakları sızdırıldı. Kıbrıs’taki Rum ve Türk basınında yer alan tutanaklarda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu eşit yönetim koşuluyla “Türkiye, Garanti ve İttifak Anlaşmalarının feshedilmesini kabul edebilir. Tek yanlı müdahale hakkından da vazgeçebilir” diyor. Rum basını, bu taahhüdün yazılı versiyonunu isteyen, alamadığı için de görüşmeleri sonlandıran Anastasiadis’i sert biçimde eleştiriyor.

Üzerinden çok zaman geçmedi.

15 Kasım’da, Lefkoşa’nın gökleri savaş uçağı gümbürtüsünden yıkılıyordu adeta.

Zırhlı araçların homurtuları caddelerde yankılanıyordu.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ses yükseltici hoparlörler olmasına rağmen hançeresini yırtarak bağırıyordu kürsüde: “Türk ordusu asla gitmeyecek, garantörlük bitmeyecek…”

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı “bunlar bizim kırmızı çizgilerimizdir, tüm dünya bilsin” diyordu.

Fonda mehter marşı çalıyordu ve tüm milliyetçi duygular şaha kalkmıştı.

Erdoğanlı AKP’nin Kıbrıs’ta dizayn ettiği görüntü yaklaşık olarak böyledir.

Kıbrıs sorununda sert ayrılıkçılık, Kıbrıslı Türklere yönelik yavru vatan edebiyatı ve dünyaya karşı efelenme.

Haddini aşanlara had bildirme.

Bu politikanın Türkiye seçmeni üzerinde etkisi var elbette.

Konu Kıbrıs ve fonda da mehter marşı olunca tribünler hemencecik ayağa kalkıveriyor.

Ama 3 yıl öncesini bilenler bıyık altından gülüyorlar bu mizansenlere.

Çünkü gerçeği biliyorlar.

***

Tarih: 6 Temmuz 2017.

Yer: İsviçre’nin Crans Montana kasabası.

Konu: Kıbrıs zirvesi.

Saat: 13:00

Toplantıya katılanlar: Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu.

Guterres’in yardımcısının tuttuğu görüşme notlarından:

“Genel Sekreter ve Sayın Çavuşoğlu güvenlik ve garantiler başlığı altında müzakere edilen konular ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. Sayın Çavuşoğlu bu konularda süreci ileriye taşıyabilecek gizli bilgiler sundu.”

Peki neydi bu gizli bilgiler:

“Türkiye Garanti ve İttifak Anlaşmalarının feshedilmesini kabul edebilir. Tek yanlı müdahale hakkından da vazgeçebilir.

“Yerine bir Uygulama Anlaşması konulabilir. Eğer Rum tarafı eşit yönetimde gereken adımları atarsa Türkiye Başbakanı Erdoğan zirveye gelebilir ve daha da esnek adımlar atabilir…”

Genel Sekreter Guterres bu “gizli” bilgiyi Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e götürdü.

Anastasiadis “yazılı” olarak sunulmasını istedi.

Bunda da ısrar edince zirve çöktü.

Şu sıralar bu belgeler yani BM raportörlerinin yazdığı görüşme notları Rum gazeteleri Politis ve Fileleftheros’da yayınlanıyor.

Rum tarafında sert tartışmalar yapılıyor. Anastasiadis oyun bozanlık yapmakla suçlanıyor.

Öyle ya Türkler hem Garanti anlaşmalarını feshetmeyi kabul ettiler hem de küçük bir birlik hariç 40 bin Türk askerini çekmeyi taahhüt ettiler.

Yani pazarlığın ve uzlaşmanın yolunu açtılar.

Anastasiadis zor durumda kaldı. “Türkler bu önerilerini yazılı olarak vermediler” dedi ama Birleşmiş Milletler tutanakları karşısında ikna edici olamadı.

***

Şimdi herkes birbirine soruyor:

Vatan-millet nutuklarıyla yeri göğü inleten AKP sadece 3 yıl önce Kıbrıs’tan asker mi çekecekti?

Sorunun yanıtı ‘evet’tir.

“Garantiler kırmızı çizgimizdir asla taviz vermeyiz” nutuklarına ne demeli?

Crans Montana’yı bilenler gülüp geçiyor.

Ve sabırla 2023’ü bekliyor.

Tüm bu yavru vatan şovları 2023 içindir çünkü…

Önceki İçerikAtatürkçülüğün ‘sivil’ hali
Sonraki İçerikPiyasalarda Kara Salı