“Oyun” üstüne oyun*

 

Türkiye’de siyasetin kalbi, geçen hafta bir tiyatro sahnesinde attı. Selahattin Demirtaş’ın öykülerinden Jülide Kural’ın uyarladığı okuma tiyatrosunu Selvi Kılıçdaroğlu, Dilek İmamoğlu, Canan Kaftancıoğlu, Başak Demirtaş, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Kadir İnanır’ın birlikte seyretmesi bütün dikkatleri bu oyunun üzerine çekti. Siyasi aktörlerin tamamı, oyuna ve oyunda verilen birliktelik resmine bir şekilde tepki vermek mecburiyetinde hissettiler kendilerini.

 

Verilen tepkiler hem mevcut hem de gelecekteki muhtemel siyasi konumlanışlarına dair önemli ipuçları içeriyordu. Gerek iktidar ve gerekse muhalefet cenahından yükselen sesler, bir tiyatro oyununun üzerine çeşitli siyasi oyunların kurulduğunu ya da kurulmak istendiğini, çeşitli hesapların yapıldığını göstermesi bakımından önem arz ediyordu.

 

“Şer ittifakı”

 

İktidar ortaklarına göre bahse konu oyun, “şer ittifakının yeni bir hamlesi” idi. Demirtaş’ın öykülerinin tiyatro sahnesine uyarlanması, aslında dışarıda hazırlanan ve iktidarı hedef alan yeni bir siyasi oyunun sahneye konmasından başka bir şey değildi. İki hedefi vardı bu projenin. Biri, HDP ile PKK arasındaki ilişkinin üzerine örtmek, kitap ve tiyatro gibi geniş kesimlerin desteğini alma potansiyeli taşıyan işler üzerinden Demirtaş’ın imajını parlatmaktı. Diğeri ise, yerel seçimlerde denenen ve başarılı olduğu görülen de facto işbirliğinin devamını sağlamaktı. Yerel seçimlerde sonuç veren birlikteliğin genel seçimlere taşınması, iktidar değişimini mümkün kılacak en önemli anahtar olacaktı.

 

Bu nedenle iktidar, oyuna çok sert bir reaksiyon gösterdi. Oyunu seyredenleri, özellikle de Kadir İnanır’ı itham eden ve suçlayan bir dil kullandı. Demirtaş’ın geçmişte Öcalan ve PKK ile ilgili sarfettiği sözler öne çıkarılarak, milliyetçi duygular ayağa kaldırılmaya çalışıldı. Bir taraftan Atatürk’ün partisi CHP’yi temsil edenlerin HDP ile kol kola girmesinin kabul edilemezliği vurgulandı. Diğer taraftan İYİ Parti, Millet İttifakı içinde birlikte hareket ettiği CHP’ye karşı kışkırtılmaya ve ittifakta bir arıza çıkarılmaya çalışıldı.

 

“Çok güzel bir fotoğraf”

 

Lâkin iktidar, bu mânada istediği etkiyi yaratamadı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, oyuna ve fotoğrafa dair herhangi bir değerlendirmede bulunmadı. Partinin Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı “Bu tiyatronun milletimize de kardeşliğimize de hiçbir hayrı yoktur! Siyaseti bunu bilerek yapmak lazımdır” biçimindeki açıklama da, iktidarın beklentilerini karşılamaktan uzaktı. Görünen, CHP’nin bu tür jestlerini, İYİ Parti’nin ittifakın geleceği için bir sorun haline getirmediği ve tabanından da parti yönetimine bu yönde bir baskının gelmediğiydi.

 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise, eşinin daha önce de Başak Demirtaş ile bir araya geldiğini hatırlatarak “İki fotoğraf da çok güzeldi. Kadınların birliğini, gücünü gösteren çok güzel fotoğraflardı” diyerek oyuna ve fotoğraflara sahip çıktı. CHP ve Kılıçdaroğlu’nun iki temel hedefi var. Biri, her halükarda Millet İttifakı’nı sürdürmektir. Diğeri ise, HDP’yi yanında tutmaktır.

 

Duvara asılı çerçeve

 

Bu hedefler ince bir çizgide yürümeyi gerektiriyor; çünkü İYİ Parti ve HDP’yi aynı çatı şemsiyenin altında aynı hedef doğru yönlendirmek kolay bir iş değil. Kılıçdaroğlu, İYİ Parti’yi içerde tutmak için HDP ile kurumsal ve resmi bir ortaklığın içine girmezken, HDP’nin kendisine verdiği desteğini sürdürmek için de HDP’lilerin hassas olduğu konularda sembolik mesajlar vermekten geri durmuyor.

 

Demirtaş da HDP tabanının en duyarlı olduğu mevzuların başında geliyor. Bu nedenle CHP, Demirtaş ilgili durumlarda tavır alarak HDP ve tabanı ile fiili ilişkisini muhafaza etmeyi amaçlıyor. Hâlihazırda CHP de HDP de bu ilişki tarzına razı bir görüntü sunuyor.

 

Hülasa Demirtaş’ın “Devran”ından uyarlanan tiyatro, Türkiye siyasetinin duvarında asılı çerçevenin bir süre daha yerinde kalacağını gösterdi.

 

Kürdistan 24, 22.01.2020

Önceki İçerikMor Çatı’ya ‘Mor Çete’ diyenler…
Sonraki İçerikAlman siyasetçilerden Merkel’e insan hakları çağrısı