Toplu küfür töreni

Dünyanın en büyük derbilerinden biri oynandı dün akşam. Aklımda bir iki pozisyonu kaldı golsüz berabere biten maçın. Başka? Küfür kafir derdi dedem.  Futbol adına bir şeyler arandık durduk. Bir tek şey kaldı elimize; Geçenlerde yitirdiğimiz gazeteci dostumuz Ayhan Yılmaz’ın deyimiyle; Yalan dolan…

 

Neşet Ertaş ustanın dediği gibiymiş gerçekten; Ah yalan dünya… Ayhan Yılmaz’ı yitirdik geçenlerde. O güzel kalbi dayanamamış olan bitene. Gitti bizi anılarıyla baş başa bırakıp. İstanbul’da emekli olduktan sonra gazetecilik kaygılarını içine hayatın gailesini beynine gömüp bir dağ köyüne yerleşti Ayhan. ‘’Delinin Yeri’’ diye de bir mekan kurdu kendine. Deliye her gün bayram derdi durduk yerde. Nasıl olduğunu sorduğumda da yanıtı iki kelimeye sığdırırdı; Yalan dolan…

 

İki kez kanıtlandı bu kelimelerin doğruluğu. Bir Neşet ustayı yitirdiğimizde. Sessiz sedasız göçüp gittiğinde büyük usta. Bir de Ayhan’ı yitirdiğimizde. Belki buna artık üzerine yağan küllerin bir kez daha kalkmayacağı futbolumuzu ekleyebiliriz.

 

Galatasaray-Fenerbahçe maçının bir iki anının dışında yazılacak bir tarafı yok bence. Yanlış kurgulanmış bir yıldızlar topluluğu olarak Fenerbahçe bu sene hüsrana uğramış 4 yıldızlı devin karşısında neredeyse ayağına gelen kısmeti tepti. Bu senenin şampiyonu olacağını iki gün önce söylediğim Fenerbahçe’yi artık bir dahaki sene bekliyor . Bu senenin şampiyonu Beşiktaş diyebiliriz.

 

Ama yine de ortaya konan futbol ve taşıdığımız mantalitenin zayıflığı aramızdan bir dünya takımı çıkaramayacak. Hayıflandığım nokta bu. Yoksa 100 yılı aşkındır Papazın Çayırı’ndan bu yana kapışıyorlar. Ne maçlar gördük ama bir sistematiğin oluşamadığını görmek üzücü. Oluşan ve sağlam bir kaya gibi duran tel şey var hayatımızda; küfür edebiyatı… Bir futbol takımına on binlerce insanın birlikte küfür ederek besledikleri tecavüz hissiyatını görüyoruz da başımızı öne düşürüyoruz…

 

Beşiktaş şampiyonluğun en büyük adayı gibi görünüyor ama 7 pas 12 saniyeye sığdırdığı gol anını maçın hiç olmazsa 1/3’ine yayabilmeliler. Mücadele edecekleri Şampiyonlar Ligi takımları gol anının ya da oyunu güzelleştirdikleri anların toplamını çoktan 12/13/31 dakikaya çıkarmış takımlar. O paslaşmaların ve tadı damağımızda kalan anların yani oyunun en güzel anlarının zaman açısından süresinin çok daha fazla olmasını bekliyoruz. Ama sadece bekliyoruz evet. Gerçekleşmeyecek bir rüyanın tekrarı gibi ligimiz.

 

Orta sahasız, üretimsiz ve gol kısırlığı çekerek oynanıyor futbolumuz. Maestromuz yok gol yollarında üst düzey işler yapan ‘şık’ çocuklar yok maça ağırlığını koyacak ağabeylerin esamesi okunmuyor artık. Şampiyon adayı takımın en büyük golcülerinden biri yedek oturuyor. Defansının ortası delik deşik. Orta sahasında bir tek ustası yok…

 

Ne teknik direktörler-takımlarına pamuk ipliğiyle bağlı adamlar- ne de futbolcular güzel oyun hakkında en ufak bir bilgiye/isteğe sahip değiller. Teknik direktörlerde gönderilme kaygısı futbolcularda maaşsız parasız kalacaklarının gerginliği. Kaybedecekleri o kadar çok şey var ki futbolu unuttular.

 

Ligimizin şampiyon takımı Beşiktaş’ın iki kanadı da eksik çalışıyor. Kırmızıyı görene kadar Quaresma’nın Bursaspor’un iki kanadına da yıkıldığı ve hatta gol aradığı bir maç izledik geçen gün. Yani iki kanadın problemini çözme işi tek oyuncuya kalmış. Bekler ne iyi alan savunması yapabiliyor ne iyi top kesebiliyor ne de ileri çıkıp forveti besleyebiliyor. Orta sahadaki kıvrak/teknik adam yokluğunu ekleyelim buna. –Yani futbolun bugünki bütün temel problemleri çözülmemiş duruyor hala-Sosa’nın2 Atiba’nın 3 kiş,li,k oyunu Beşiktaş’ı ayakta tutuyor… Şampiyonluğun en büyük adayı Beşiktaş’ı… Oyundan alındığı anları da hesaba katarsak Sosa çıkarken sırtındaki 2 kişiyi de Atiba’ya yıkıyor. Abartalım mı biraz? Şampiyon olursa Beşiktaş kupanın yarısını ortadan kesip Atiba’ya vermeli bence…

 

Fenerbahçe sadece defansı sağlam bir takım olmanın ötesine geçmesi Teknik Direktörü tarafından engellenmiş bir ekip olarak yazılıyor bu senenin derkenarına. Galatasaray ise tükenmişleri oynuyor.

 

Burada denk bütçe ve mütevazı oyun anlayışıyla belki biraz Konya çokça Akhisar ve Başakşehir takımlarını -3. İle 4. Takım arasındaki 10 puan farklık uçurumu saymaz ve görmezden gelerek tabi ki-bu sezonda futbolumuzun kazanç hanesine yazabiliriz.

 

Bundan ötesi ham hayal. Bundan ötesi kaos. Kötü bir rüya bundan sonrası. Geçenlerde bir yazım ustasıyla konuşuyoruz. Dediği doğru galiba; ‘ Bizim neyimiz eksik biliyor musun? Bir futbolumuz iki sistemimiz…’

Çal Neşet usta… Söyle Ayhan Yılmaz; oy yalan dünya… Hayatlarınıza saygıyla…