Operasyon, rejim değişikliğini, bir “teknoloji”, bir “paket çözüm” ve ihraç edilebilir bir “ürün” gibi dünyanın önüne koydu. Bundan sonra da gücü yetenler bu “ürün”den yararlanabilirler. Siyaset de ahlak ve hukuk tartışması olmaktan çıkıp “ürün” uygulama yarışına dönüşüyor. 2000’ler ve 2010’lar boyunca Washington’un da katkısıyla çeşitli ülkelerde gerçekleşen toplumsal dönüşümlere dair bir tanımlama vardır: “Renkli devrim.”
Herkes kendi vicdanına sorsun: İmar Affından faydalanmış ve yıkılarak can kaybına neden olmuş bir binada hiçbir açılma gözlenmemiş etriyeyi 135 derece yapmamış diye normatif anakronizmle cezalandırılan şantiye şefi mi daha suçludur, imar affına olur verenler mi?
Dünya değişti. Yasa çağı bitti, hayat tekrar başlıyor. Bir inkılabın içinde değilsek eğer, eşiğindeyiz. Yasa yasama yapamadığı için hasta ve yasta. Peki, yasanın yerini ne alacak?
DEM Parti Eşgenel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın yaptığı uyarı ve verdiği mesaj mühim. Bakırhan, ezcümle “olmazları değil olurları konuşalım” diyor
O halde bu Komisyon için “Olurlar” neler olabilir? Silah bırakmayı mümkün kılacak bir yasa önerisi ve ülkenin önüne bir demokratikleşme perspektifi koyan bir rapor hazırladığında Komisyon asli vazifesini yerine getirmiş olur.
Maduro’nun Nike eşofmanının viral olmasıyla “¡La maleta de Maduro! ¿Lleva algo de valor? – No, solo mis promesas” (“Maduro’nun valizi! Valizde değerli bir şey var mı? – Hayır, sadece vaatlerim var”) gibi eski şakalar da güncellendi. Başka bir kullanıcı da “Tu papi Maduro” diye Bizarrap tarzında parodi şarkılar yaptı. Bu esprili yaklaşımlar, Latin Amerika’nın zor zamanlar yaşandığında, hayatla mizah üzerinden baş etme geleneğini müthiş şekilde yansıtıyor. Bazıları “Los memes están de nuestro lado ahora” (“Artık meme şeklindeki şakalar bizim tarafımızda”) diye sevinirken, diğer bir kesim de Maduro’nun yakalanmasını “El mundo de la comedia está de luto” (“Komedi dünyası yas tutuyor”) diye tanımlıyor.