Yazarlar

“12 Öfkeli Adam” ya da hükümlerimiz…

Hayat biraz böyle geçiyor. Yargılamak, hüküm vermek hepimiz için süreklilik arz eden gündelik işlerden biri. Hattâ bazılarımız bunu ceza kesmeye ve bu cezaları uygulamaya kadar götürüyor. Üstelik cezalar savunma hakkı tanınmaksızın kesiliyor ve hükümlülük hali bazen hayat boyu sürebiliyor.

Yürümenin Felsefesi

Acele etmek, sadece yavaş yürümenin değil bizatihi yürümenin zıddıdır aslına bakılırsa. Çünkü o, aynı anda bir çok şeyi istemektir ve bu durum, istenen şeylerin hiçbirinin rahatça nefes alıp canlılık kazanmasına izin vermeyen bir havasızlıkta gerçekleşir.

Kraliçeyle dans eden şövalye

Eros’un ok harcamasına bile gerek kalmaz Slow Dans’ta. Bir de solcuysan Kozmonot Gagarin misali kollarını açar uçarsın valla, o havası uzay kabinde. Mevzu karışınca Titan Kronos’un kanatlarını kestiği garibim Eros da “Beni gençken görecektin” bakışıyla iç çeker -uçarak dans eden- sana.

Mercimekten patatese…

Şimdilerde patates nasıl iktidarsa Kuzey Kore’de, bir zamanlar mercimek de öyleydi bizim ülkemizde. 12 Eylül’ün generalleri, ete güç yetiremeyen halka “mercimek etten daha değerli” propagandasına girişmişti.
- Advertisement -

Orada, bir mahkeme var uzakta…

Bugün, 60 yıl önce verilmiş sözlere, anayasanın açık hükmüne rağmen AİHM’in kararını tanımamak milli haysiyetimizi sarsıyor ve itibarımızı düşürüyor. Bırakın, AİHM’in Türkiye hikâyesinde de görülebileceği gibi dengelerin hızla değiştiği bir ülkede, o kapı açık kalsın.

En Son Çıkanlar