Yazarlar

Klişeler: BTÖ, soykırım, sözde soykırım

Fakat asıl sorun tabii slogancılık, kalıpyargıcılık ve klişecilikte. Düşünce işte böyle daraltılır, cendereye alınır, çok kısıtlı mecralara hapsedilir. Yunus Emrem sen bu sözü / Eğri büğrü söyleme / Yoksa bir Molla Kasım çıkar / Seni sigaya çeker. Tahir Elçi illâ “terör örgütü” demediği için; ben de kâh “soykırım” dediğim için kâh demediğim için,bu ülkenin nice Molla Kasımlarınca daha çok sigaya çekiliriz.

Peki o enseler nasıl kararmıştı?

Tarih Çetin Altan’ın zannettiğinden bile hızlı ilerledi Türkiye’de. O dinciler, yobazlar demokrasi için en radikal adımları attılar. 56 yıl önce “Said-i Kürdi” için “ona müritlik eden haylazlara bedava ekmek yedirecek hali yok bu milletin” diye yazmış bir yazar, ömrünü o haylaz müritlerin en haylazlarının kurduğu bir hastanede tamamladı.

Kader ortak; çıkarlar ayrı mı?

Bugün kimi yazarlar, IŞİD’in Ankara katliamını neden üstlenmediği meselesini anlamadıklarını söylüyor ve yazıyorlar. IŞİD’in bu katliamlardaki temel amacı barış sürecini vurmak; Türk ve Kürt halklarını karşı karşıya getirmek. Cani örgüt katliamı üstlendiğinde, Kürt ve Türk halklarının daha da kenetleşmesine yol açarak, barışa hizmet etmiş olur. Neden böyle bir “iyilik” etsin ki?

Apo: Asıl hamle bana karşı

PKK’nın başlattığı “Devrimci halk savaşı” öncelikle İmralı’ya yönelik bir hamleydi. PKK ve HDP, çözüm sürecini bitirince, sürecin muhatabı olan Abdullah Öcalan’ı da devre dışı bırakmış oldular.
- Advertisement -

Davutoğlu, Kılıçdaroğlu: “Toroslar” ya da “Oslo”

Dünyadaki örneklerden de biliyoruz ki, şiddeti ve çatışmayı sonlandırmak amacıyla, devletler, örgütlerle görüşüyorlar. Zaten başka türlü bu çatışmalara nasıl son verilebilir ki!

En Son Çıkanlar