Ahmet Vehbi’nin İstanbul Notları

Ahmet Vehbi’nin İstanbul Notları’nda bu hafta büyük marketlerdeki istihdamı azaltan fakat pek de bir işe yaramayan otomatik kasalar, şehirler arası yolculuklarda ikram, konserlerde akbilli öğrencilere promosyon bilet, depozitolu ambalaj ve her yazın klasiği gürültü terörü var.

Otomatik kasa tuhaflığı

Bazı büyük marketlerde ürünleri kendi kendinize okutup ödemeyi yaptığınız otomatlar var. Kullanımı kolay olmadığından çoğu zaman başında yardımcı görevli oluyor, yani vakit kazandırdığı da söylenemez. Bunlar kaldırılıp insanlı kasa sayısı artırılsa istihdam da artar.

Şehirler arası yolculuklarda ikram

Korona sürecinde şehirler arası yolculuklarda ikram kaldırılmıştı, normalleşmeyle birlikte bazı otobüs firmaları ikrama tekrar başladı. Trenlerde ve THY seferlerinde ikram hâlâ yok, Pegasus’ta ücretli ikram var. Aslında korona tamamen bitince tüm otobüs firmaları ve THY de ücretli (ama makul fiyatlı) ikrama geçmeli. Birçok insan yarım saatte bir çay kahve içmek istiyor ama ücretsiz ve tek sefer ikram olduğundan bir daha istemeye çekiniyor.

Konserlerde promosyon bilet

İki aydır devam eden açık hava konser sezonu belli ki Eylül sonuna dek sürecek. İBB bazı organizasyon şirketleriyle anlaşma yaptı ve satılmayan biletleri konser öncesi öğrenci akbilini gişede okutanlara sırayla dağıtmaya başladı. İyi bir fikir fakat adil olması için bir öğrenci sezon boyunca sadece bir kez faydalanabilmeli. Sonuçta ortada az miktarda bilet ve çok yoğun bir talep var. Bu kısıtlama yapılmazsa bazı kişiler her konser öncesi erkenden gişede bekler ve defalarca bu hakkı kullanarak başkasının hakkını yemiş olur. 

Depozitolu ambalaj 

2022 başında birçok gıda ve temizlik ürününün ambalajının depozitolu olması yönünde çalışma başlatılacakmış, inşallah gerçekleşir. Aslında birkaç yıl önce “Pet şişeler için otomatlar kurulacak ve otomata atılan şişeler akbile bakiye olarak yüklenecek” denmişti ama o proje kadük oldu. Otomatlar koca İstanbul’da sadece birkaç noktada var sanırım. Ücretli poşet uygulaması ise gayet iyi devam ediyor, naylon israfını azaltıyor. Aslında paket yemek servisi sektörü çığ gibi büyürken keşke plastik çatal kaşıklar da kanunen ücretli hale getirilse. Birçok kişi bunları kullanmadan çöpe atıyor, ücretli olursa sadece işyerinde demir çatal kaşık olmayanlar alır ve bu sayede plastik tüketimi ciddi oranda azalır. 

Gürültü terörü

Her yaz değişmeyen şikâyet konumuz olan gürültü terörü bu yaz da devam etti. Açık hava mekânlara 23:59 sonrası müzik yasağı geldi. O saate kadar da yüksek sesle müzik çalmaları yasak aslında. Ama ülkemizde desibel kontrolü pek yapılmadığından gerek kafe restoranlar gerekse düğün salonları bu yaz da kafa şişirdi. Tabii gürültü anlamında en büyük sorun olan sokak düğünü, asker eğlencesi vs de maalesef tam gaz devam ediyor. Keşke bunlara da sadece yemek ikramı şeklinde izin verilse ve sokakta müzik tamamen yasaklansa. 

Önceki İçerikAlmanya’dan Ziraat’e ceza
Sonraki İçerikKısıklı’dan bakınca pek şahlanıyor gibi görünmüyor