Havf, kelime anlamı olarak korku demek, reca ise ümit.
İkisi arasında kalmak doğal olarak ilk başta kararsızlık, gelecek endişesi, depresif bir hal, çaresizlik, fetret gibi hissettiriyor.
2025’den 2026’ya girerken Türkiye ve Dünya’ya hakim olan duyguları bu kavramlarla anlatmak mümkün.
Hayatım boyunca çeşitli ülkelerde haksız yere içeride tutulan çok insan duydum, tanıdım, gördüm. Yirmi yıl kalan da vardı, on sekizinde girip elli yaşında çıkanı da. Hatta bazıları hâlâ içeride. Fakat hayatımda, kendisinden daha fazla haksız yere içeride olmuş, olan ya da olacak biri olmadığına kesin kes emin olduğum biri varsa, sanırım o da 2024’ün ağustos ayında Narin Güran isimli kızını cinayete kurban veren Yüksel Güran’dır. Yüz yıl sonra Kürtlere huzur gayesiyle devletle görüşmeler yapan DEM Parti, şu an belki de sorunun çözümü en acil, en acılı, en huzursuz Kürt olan, olayın ilk günleri kendisine karşı “Jin, Jiyan Azadi” diye eylem yaptıkları Yüksel Güran’a adalet borçlu.
Şiddetin, kaosun ve açık baskının olmadığı; herkesin sakin, kibar ve uyumlu olduğu bir dünyada huzursuzluk neden hâlâ gerekli hissedilir? Vince Gilligan’ın Pluribusu, fazlasıyla düzgün bir düzenin içinde kaybolan duygulara, görünmezleşen itirazlara ve makullüğün sessiz bir yönetişim biçimine dönüşmesine bakıyor.
İran'da yüksek enflasyon nedeniyle başlayan protestolar devam ederken, Loristan eyaletinde karakola düzenlenen saldırıda 3 kişi daha hayatını kaybetti. Protestolarda toplam can kaybı 4'e yükseldi, 30 kişi gözaltına alındı.
1960’lardan itibaren fütüristler, düşünce kuruluşları ve uluslararası kurumlar, 2025 yılını insanlık tarihinde kritik bir eşik olarak tanımladı. Akademik raporlardan bilimkurgu yazarlarının makalelerine, enerji ve uzay senaryolarından otomasyon tartışmalarına kadar çok sayıda metinde 2025, bolluk, teknolojik sıçrama ve köklü toplumsal dönüşüm yılı olarak resmedildi.
İstanbul Fatih’te, yaşamını yitiren iki aylık bebeğin beslenmediği tespit edildi. Anne ile annenin birlikte yaşadığı bebeğin babası, aynı evde kalan dede ve anneanne gözaltına alındı.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, yüksek enflasyon nedeniyle ülkede 5 gündür devam eden protestoları ortaya çıkartan nedenlerin sorumluluğunu üstlendi: "İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir."