Metodik şüphe, zekânın pratik kurnazlığı değil; aklın vicdanlı cesaretidir. Hiçbir otorite, gelenek ya da metin eleştiriden muaf değildir. Ancak Türkiye ve İslam dünyasında bu tavır epistemik bir gereklilik olarak değil, ahlâkî bir tehdit olarak kodlanmıştır. Merak, ilerlemenin değil; şüphenin, güvensizliğin ve sadakatsizliğin işareti hâline getirilmiştir.
Dokuz yıl önce bugün hayata veda eden Ergüder Yoldaş’ın Sultan-ı Yegâh bestesi, 12 Eylül’ün darbe TRT’sinde “en çok çalınan şarkı”. Oysa o şarkı Attilâ İlhan’ın bir önceki 12 Mart askeri darbesine kahreden aynı adlı şiirinden. Üstelik şairin idam edilen “genç fidanlar”a ağıtı “Mahûr” da Yoldaş’ın bestesiyle aynı albümde. Konserlerde, turnelerde en ön sıraya kurulan darbe komutanları “tekliğin sultanlığı”nı ayakta alkışlıyor. Sonrası hazin.
Suriye Savunma Bakanlığı, SDG ile ateşkesin 15 gün uzatıldığını duyurdu. SDG'den “Şam ile diyalog devam ederken, uluslararası arabuluculuk yoluyla ateşkesin on beş gün daha uzatılması konusunda bir anlaşmaya varıldığını duyuruyoruz" açıklaması yapıldı.
Ankara’ya göre ABD’nin çekilmesiyle Rojava ve SDG meselesi bitmiş oldu. Örgütün de bu gerçeği kabul etmesi, Şam ile entegrasyonuna engel olmaması bekleniyor. Suriye’nin çatışma olmadan bir çözüme kavuşmasından sonra çözüm sürecinin ivmesinin artırılması, hızlandırılması hatta güncellenmesi düşünülüyor. Hatta Terörsüz Türkiye adı yerine, sürecin bundan sonraki kısmı için daha kapsayıcı ve pozitif başka bir ad kullanmak bile gündemde.
Abdullah Öcalan’ın Şanlıurfa’da özel olarak dokuttuğu kilimi DEM İmralı Heyeti Devlet Bahçeli’ye hediye etti. Bahçeli: “Kendisine Türk ve Kürt birliği ile kardeşliği konusundaki samimiyeti için teşekkür ediyorum. Bunu memnuniyetle karşıladım ve bizi ziyaret eden heyete şunu söyledim; ‘Kültürümüzde her kilimin bir ismi vardır, bu kilime 27 Şubat 2025 Barış ve Demokrasi Kilimi adını veriyorum.’”