Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Air Force One’da Trump’ın yanında konuştu: “Maduro bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta. Kendisinden başka kimseyi suçlamasın. Trump ona bir çıkış sunmuştu. O Trump’a meydan okumayı tercih etti. Şimdi hapiste.”
NYT: "Washington yönetimi 23 Aralık’ta Maduro’ya bir ültimatom iletti: İktidarı bırakması ve Türkiye’ye gitmesi. Ret kararının ardından Trump 25 Aralık’ta askeri operasyon için düğmeye bastı."
Trump emri verdi, Amerikan askerleri Venezeula Cumhurbaşkanı Maduro ve eşinin yatak odasını basıp pijamalarıyla ABD’ye kaçırdı. Maduro ve eşi, New York’ta uyuşturucu kaçakçılığı ve narkoterörizm suçlarından yargılanacak. Trump’ın derdi ne demokrasi ne uyuşturucu, kendisinin de açıkça belirttiği üzere Venezuela petrolleri ve ABD’nin çıkarları. Geçmişte kapalı kapılar ardında yaşanan Trump’ın yeni dünyasında artık gözlerimizin önünde. Sert gücün nobranlığı tüm sahiciliği ve vahşetiyle çırılçıplak. Bu nedenle ciddi ciddi oturup da “Maduro iyidi, kötüydü, saldırı hukuka aykırı uygundu” diye tartışmanın da bu yeni dünyada pek bir önemi yok.
Operasyonla konutundan kaçırılan Maduro ile eşi New York’a götürüldü. Önce DEA’nın (Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi Ofisi) merkezinde ifadesi alındı. Geceyi Brooklyn'deki Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde geçirdi. Pazartesi günü Türkiye saati ile 20.00’de Manhattan’da mahkemeye çıkarılacak. New York Güney Bölgesi Savcılığı, Maduro ve ailesini narko-terörizm ve kokain kaçakçılığıyla suçluyor.
İsviçre’nin Crans-Montana kayak merkezinde, yılbaşı kutlamaları sırasında kalabalık bir barda çıkan yangında hayatını kaybedenlerden birinin 18 yaşındaki Taylan Kaya olduğu ortaya çıktı. İsviçre vatandaşı olan ve Sion’da yaşayan Taylan Kaya, Gaziantep’in Köseler köyü nüfusuna kayıtlı.