İnsanın özgürlüğü üstünde bir yükün olmamasında, kalmamasında yatar. Kendi olmak veya olmanın bizzat kendisi biraz da altında kaldığın bir verili dünyanın üstüne onu hazmetmiş, hatmetmiş, hakkını vermiş, bedelini ödemiş olarak çıkmak demektir. Buna muhtelif tarihsel isimler takılmıştır: Aydınlanma, hikmet, ideal yurttaşlık, Nirvanaya ulaşmak, insan-ı kamil olmak, hakiki imanı elde etmek…
88 yaşındaki Papa Francis’in ciddi rahatsızlığı ve Papa seçimini anlatan ülkemizde ve bütün dünyada beğeniyle izlenen, bir çok ödül de toplayan, “Conclave” adlı film dikkatleri Papalık kurumuna çekti. Tanrı uzun ömür versin, Papa Francis vefat edip de makam boşalınca ne olacaktır? Takriben beş yüzyıl boyunca papalar hep İtalyan olmuştu. Bu kural 1978 yılında Polonyalı II. John Paul’un seçilmesiyle bozuldu. Arkadan Alman olan XVI. Benedikt, ondan sonra da İtalyan kökenli olmakla beraber 2-3 kuşaktır Arjantinli olan Francis geldi. Bu defa bir Afrikalının seçilme ihtimalinden bahsedilmekle beraber, Afrikalı kardinaller fazla muhafazakâr bulunduğu için bu ihtimali zayıf görenler da var.
Kurulduğunda kimsenin ciddiye almadığı ve onlarla görünmek istenmediği bir örgüt olan PKK, 47 yıl sonra 27 Şubat çağrısı ile bir kongre süreci başlatarak kendini feshedecek. 1 yıldır görüşmeler olduğu iddiaları doğru değil. Öcalan, “sosyalizm perspektifi ile kurulan ve şiddeti esas alan örgütün artık miadını doldurduğunu " söylemesine rağmen hala pazarlık var diyenleri ise anlamak mümkün değil. Siyasi alanda ise tabii ki pazarlıklar olacak. Siyaset pazarlık demektir. Kürtlere herhalde bu kadarını layık görüyorsunuzdur?
Temennim İranlı yönetmen Mohammad Rasoulof’un filmi The Seed of the Sacred Fig’in en iyi yönetmen, I’m Still Here’ın en iyi film ödülünü alması. Brezilya yapımı bu filmde 1964 darbesi sonrası askeri cunta döneminde Brezilya’da kaybedilen milletvekili Rubens Paiva’nın hikayesi ve bu olay sonrasında karısı Eunice’in beş çocuğu ile verdiği yaşam mücadelesi ve aktivistliği anlatılıyor.
4 kahraman Yücelcinin mezarının nerede olduğu maalesef hâlâ bilinmemektedir. Zamanın iktidarı, bu ayıbı ve haksızlığı örtbas etmek için tutuklamaları kamuoyundan 4 ay gizli tutar. Basında tutuklamalarla ilgili hiçbir habere yer verilmez.