Yazarlar

Sahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek

Türkiye’de de yeni barış süreci, ufku “alandaki gerçekler”le sınırlı olan her cenahın dar görüşlüleri tarafından yanlış yorumlanıyor. Oysa anlamak mümkün. Bunun için pencereyi Türkiye’nin “terörden temizlenmesinden” veya Halep’in iki mahallesindeki “kazanımlardan” fazlasını görecek şekilde genişletmek, meseleye daha yukarıdan bir yerden bakmak gerekiyor.

Kürt çözümünde ve Suriye’de neler oluyor?

Şu açık: Rüzgar Kürtlerden ve isteklerinden yana esmiyor. Öcalan’ın yaşam alanı darlaşması tespiti ve yeni imkanlar üretmek stratejisi onlar bakımından doğru görünüyor.

Siyasetçi kalmak zorunda mıyız?

Bazen şu soruyu kendimize sormalıyız: Siyasetçi kalmak zorunda mıyız? Bu soru, “siyaseti terk edelim” çağrısı değil, siyasetin ölçüsünü hatırlatma çabasıdır. Çünkü siyaset, ahlaki bir imkan olmaktan çıkıp bir “varoluş garantisi”ne dönüştüğünde; insan, siyasetin içinde kaldığı için değil, siyasetin içinde kaldığını sandığı için kendini kaybeder.

Dijital imzalar kurumadan..

Bundan sonra Türkiye, kendi sürecini kurtarmaya bakmalı. Bunun için de acil olarak kendi vatandaşı olan Kürtlerle konuşan liderlere ihtiyacımız var. Şu anda esas olarak Türkiye’deki Kürtlerin ülkeye bağlılık hissinin tazelenmesi gerekiyor. Bunun için çok fazla duygusal yatırım yaptıkları Suriye’de Kürtlerin haklarının garantisi olacağını gür sesle söyleyen bir Ankara’yı duymak isteyeceklerdir. Her şeyin askeri ve istihbari çözümü yok. Rojava ve SDG deneyimi bunun en son örneği oldu. Devlet yönetme sanatının temeli rıza kazanmaktır. Ankara’da herkes bunu birbirine hatırlatsa iyi olur.
- Advertisement -

Aradığınız dünya düzenine şu anda ulaşılamıyor, yenisi doğunca tekrar deneyin!

Yeni sistemin güçler dengesi ayağında ne gibi ipuçlarımız var? Beyaz Saray’dan gelen bazı sinyaller Trump’ın Düvel-i Muazzama nostaljisi olduğunu gösteriyor. Seçildikten bu yana Çin ve Rusya’ya ABD’nin geleneksel müttefiklerinden (gayrı resmî imparatorluğun sadık tebaasından) çok daha nazik davranıyor. Bazılarına göre Trump, büyük güçleri birer emlak imparatorluğuna benzetiyor. Emlak zenginleri gerekirse aralarında anlaşmalar, pazarlıklar yapıyor, ama kendi imparatorluklarını da diledikleri gibi yönetiyor.

En Son Çıkanlar