GÜNÜN YAZILARI

Kendini gerçekleştirebilecek kehanet: DEM-Cumhur İttifakı

DEM’in ve Kürtlerin çözüm süreci dışında iktidara yanaştığı yok. Ama muhalifler çözüm süreci sorunsuz ilerledikçe öfkelerine hâkim olamıyor, Kürt meselesinde ideolojik özlerine dönüyor, dillerine hâkim olamıyor, her fırsatta DEM sitemlerin, imaların hedefi oluyor. Özel ve İmamoğlu’nun gayretleri bunu engelleyemeyebilir. Belki DEM ve Kürtler Cumhur İttifakı’na katılmayacak, en fazla kendi üçüncü yollarını inşa edecek ama muhalifler arasında ırkçılığa ve inkarcılığa varan fikirler ve sesler büyüdükçe “Kürtler bizi satıyor” kehaneti de kendini gerçekleştiren kehanetler arasına girebilir. Yani DEM ve Kürtler, Cumhur İttifakı’na katılmayabilir ama oraya doğru itilebilir. Doğrudan Cumhur İttifakı’na yanaşmazlar ama Erdoğan karşıtlığı Kürtler arasında hararetini kaybedebilir, üçüncü yolun cazibesi artabilir. Yani kehanet kendini gerçekleştirebilir.

Öcalan’dan Bahçeli’ye

Kürt meselesinin çözümü, Türkiye’nin yeni bir evreye geçmesi anlamına gelir. Siyasi tutukluluğun tarihe karışmasının gerekliliğini net bir şekilde ortaya koyan uzun bir tecrübemiz var. Süreci başlatan MHP Lideri Devlet Bahçeli ve arkadaşları bu konularda olumlu mesajlar veriyorlar. Sürecin kilit partisi olan MHP’nin alacağı her tutum yönelimi etkileyecek. MHP, bu sürecin yolunda gitmesi konusunda etkili bir rol oynamayı sürdürebilir. En büyük destekçisi, DEM Parti olacak.

Geri dönüşsüz yol

Cesena Mağarası’nda silahların tümüyle gömülmesinin ilk adımı atıldı. Geri dönülmez bir yola girildi. Evet, atılan ilk adımdı, daha gidilecek çok yolun olduğuna şüphe yok. Lakin artık menzil bize daha yakın ve oraya varacağımıza dair ümitlerimiz de daha kavi.

Xezal nasıl Geyik, Zizek nasıl Sosyolog oldu?

Xezal’ı Ceylan nine olarak anlama imkanı varken Geyik olarak anlamayı seçen nefret ve kibir, Müslüman dayanışmasını da Sünnicilik olarak duyup sunmayı tercih ediyor. Sorsan, Üçüncü Dünyacı, küresel eşitsizliğe karşı Güneyci, işine gelince postkolonyal yahut anti-emperyalist. Ama iş Müslümanlara gelince Avrupacı faşizan, elitist laik, Arap komşusunun acısına bigane bir ırkçı olabiliyor bu insanlar.
- Advertisement -

“Ümmet” üzerine yeniden düşünmek: Kavramın gölgesi, siyasetin ışığı

Osmanlı’nın son döneminde ümmet söylemi imparatorluğu kurtarmaya yetmedi. Bugün de tek başına bu karta oynamak, tüm sorunları çözmez. Eğer ümmet fikri gerçekten içten bir çağrıysa; bunun göstergesi kapsayıcı bir dil, eşit haklar, adaletli temsil ve toplumsal barışı önceleyen politikalar olacaktır. Aksi takdirde, bu kavram sadece geçmişe dönük bir nostalji ya da bugünün krizlerini erteleyen bir “kelime tesellisi” olmaktan ileri gidemez. İyi bir yönetim, milleti ayakta tutarken ümmet ruhunu diri tutabilir.

En Son Çıkanlar