GÜNÜN YAZILARI

Siyasetçi kalmak zorunda mıyız?

Bazen şu soruyu kendimize sormalıyız: Siyasetçi kalmak zorunda mıyız? Bu soru, “siyaseti terk edelim” çağrısı değil, siyasetin ölçüsünü hatırlatma çabasıdır. Çünkü siyaset, ahlaki bir imkan olmaktan çıkıp bir “varoluş garantisi”ne dönüştüğünde; insan, siyasetin içinde kaldığı için değil, siyasetin içinde kaldığını sandığı için kendini kaybeder.

Dijital imzalar kurumadan..

Bundan sonra Türkiye, kendi sürecini kurtarmaya bakmalı. Bunun için de acil olarak kendi vatandaşı olan Kürtlerle konuşan liderlere ihtiyacımız var. Şu anda esas olarak Türkiye’deki Kürtlerin ülkeye bağlılık hissinin tazelenmesi gerekiyor. Bunun için çok fazla duygusal yatırım yaptıkları Suriye’de Kürtlerin haklarının garantisi olacağını gür sesle söyleyen bir Ankara’yı duymak isteyeceklerdir. Her şeyin askeri ve istihbari çözümü yok. Rojava ve SDG deneyimi bunun en son örneği oldu. Devlet yönetme sanatının temeli rıza kazanmaktır. Ankara’da herkes bunu birbirine hatırlatsa iyi olur.

Aradığınız dünya düzenine şu anda ulaşılamıyor, yenisi doğunca tekrar deneyin!

Yeni sistemin güçler dengesi ayağında ne gibi ipuçlarımız var? Beyaz Saray’dan gelen bazı sinyaller Trump’ın Düvel-i Muazzama nostaljisi olduğunu gösteriyor. Seçildikten bu yana Çin ve Rusya’ya ABD’nin geleneksel müttefiklerinden (gayrı resmî imparatorluğun sadık tebaasından) çok daha nazik davranıyor. Bazılarına göre Trump, büyük güçleri birer emlak imparatorluğuna benzetiyor. Emlak zenginleri gerekirse aralarında anlaşmalar, pazarlıklar yapıyor, ama kendi imparatorluklarını da diledikleri gibi yönetiyor.

Şam yönetimi ve Kürtler

Ankara'nın uzlaşı söyleminin inandırıcılığı, sahadaki gerçeklikle zayıflıyor. Kürtleri pasifize edip, askeri teslimiyet denklemine sıkıştırmayı hedefleyen siyaset istikrar sağlamaz. Kürtleri yok sayan her adım barış sürecini etkiler.
- Advertisement -

Hrant Dink’i yitirişimizin 19. yılında

Hrant Dink’i yitirişimizin 19. yılındayız. 19 Ocak, Türkiye’nin belleğinde yalnızca bir suikastın tarihi değil, birlikte yaşama ihtimalinin, her yıl yeniden sınandığı bir eşik. İstanbul’da, Sebat Apartmanı’nın önünde bir araya gelmek artık “Buradayız” demenin, suskunluğa karşı yeniden söz kurmanın yolu.

En Son Çıkanlar