GÜNÜN YAZILARI

Zaman…

Tüm toplumlar için kural olan kriz, istisna olan istikrardır. Zira krizler toplumların değişmesini ifade ederler. Yeni teknolojik girdiler, yeni sorunlar, yeni talepler toplumları kendi iç dengelerini, yönetim yapılarını, geleneklerini ve kurallarını sürekli değiştirmeye iter. Bu değişim, doğal olarak çıkar kavgalarıyla, ideolojik itişmelerle iç içe girer. Bunların ürettiği çatışmalar, yani krizler, ancak sistem tarafından bir talep göstergesi olarak kabul edilir ve entegrasyon yoluyla çözülürse biter ve değişim daha bir başkasına yerini bırakmak üzere yol alır. Türkiye uzun süredir böyle bir “değişim krizi”nin içinde. Krizlerin her geçen yıl derinleşmesi, “kendi etrafında dönen bir yılan” gibi “fasit bir daire” görüntüsü vermesi, bunların ardındaki değişim dalgasının sistem tarafından reddedilmesinden kaynaklandı.

Bana kimle bayramlaştığını söyle…

2015’e kadar partiler arası bayramlaşma listesi en uzun parti AK Parti’ydi. Bugün ise CHP. Yani çok uzun yıllar boyunca AK Parti’nin durduğu her partiyle diyalog halindeki merkezi pozisyonda bugün CHP var. Kapsayıcılık siyasette hala en kritik kavramlardan biri olmaya devam ediyor. Bayramlaşma listesi uzadıkça partilerin oyları arttı, kısaldıkça azaldı. Yani bayramda partiler arası ziyaretler deyip geçmeyin.

Bahçeli yine çok güzel konuştu…

Bu adam daha ne yapsın? Her fırsatta millete gerçekleri hatırlatmaktan dilinde tüy bitti. Ama aydın geçinen bir kesim anlamamakta direniyor. Bahçeli’nin dünyasında bu devlet sandıkta kurulmadı. Kurucular, alicenaplıkları nedeniyle ve milleti kucaklama niyetiyle, ancak devleti kurup niteliğini belirledikten sonra sandığı ortaya koydular. Demokrasi ‘güzel’ bir şey ama devleti tüm vasıflarıyla kabullendiğiniz takdirde… Bahçeli yine (anlayan için) deşildikçe derin anlamlara yönelen bir mücevher parçası sunuyor.

Bir zamanlar

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Bakanlığı’na mı yeşil ışık yaktı, Yüksek Seçim Kurulu’na mı? Van belediye başkanlığı mazbatasının Zeydan’a verilmemesine mi kızdı, buna kızanlara mı? Mehmet Uçum’un ‘not edici’ parmak sallamasının mı önünü açtı, onu protesto edenlerin mi? Seçim yenilgisinin faturasını, Özlem Zengin, Rümeysa Kadak ve Müşerref Pervin Tuba Durgut gibi kadın milletvekillerine (ya da genel olarak kadın haklarının biraz olsun savunulmasına) çıkartan ‘Emre’ ve benzeri erkek trollerden mi, yoksa bu aşırı muhafazakâr saldırganlık karşısında Özlem Zengin’i savunan (yönetiminde kendi kızının da olduğu) KADEM’den mi yana?”
- Advertisement -

Devlet-millet-CHP: Liderlik kararlıysa denklemi dönüştürmenin tam zamanı

“Milletin partisi AK Parti”nin yıllardır süregelen ve artık dozu iyice kaçmış ‘devlet’ kutsamaları ve devlet adına yapılan tehditler AK Parti’nin içinde bile itirazlara uğruyor… CHP tabanı ise bir zamanlar ‘devlet’e karşı beslediği muhabbetin çok uzağında; çünkü artık devlet ‘bizim’ değil ‘onların’… Ve tabii büyük seçim zaferiyle özgüven ve prestij kazanmış, bu yönüyle tercihlerinin tabanda teveccüh görme ihtimali misliyle artmış bir liderlik… İşte bu tablo CHP liderliğine CHP-devlet ilişkisini yeniden düşünme hususunda büyük bir imkân sağlıyor. Yani: Liderlik kararlıysa denklemi dönüştürmenin tam zamanı.

En Son Çıkanlar