Peki şu çocuklarını yiyen tanrılar Satürn ya da Yunan’daki karşılığı Kronos’un hikayesi nereye vardı? Aslında her zamanki gibi olacak olan yine oldu. Yerime biri geçecek korkusuyla iştahla yiyemediği bir çocuğu karısı Ops tarafından Girit adasına kaçırılıp saklandı ve adını Cumartesi gününe veren Satürn’ün devri kapandı ve Perşembe’ye (jeudi) adını veren Jupiter büyüyüp O’nun yerini aldı.
Amerika’nın Orta Doğu’ya çökmesi İsrail hariç kimsenin çıkarına değildir. Zaten karışık olan bölge Amerika’nın bölgeye “çökmesiyle” daha da karmaşık hale gelir. Burada İran’ı büyük görev bekliyor. ABD’nin bölgeye gelmemesini istiyorlarsa İran, Arap ülkeleri ile ilişkilerini mutlaka geliştirmeli ve güven vererek özellikle Körfez ülkelerinin ABD himayesinden kurtulmalarını sağlamalı. Arap ülkeleri de İsrail’i memnun edecek tutumlarını bir ölçüde değiştirmeli. Ayrıca ellerindeki petrol kozunu iyi kullanmalı.
“Tüketim boykotu” ile ilk haşır neşir olmamız ortaokul günlerimizde, “Kahrolsun Amerika” vesilesiyle… Teorisini ilkokulda “Marshall süt tozu” içerek “Yerli malı yurdun malı /Herkes onu kullanmalı”yla yapıyoruz ama esasını, “esaslı tatbik”ini devrimci abilerden öğreniyoruz. Çocuklukta ABD’ye “temel” bağımlılığımız Kovboyculuk oyunu (onda da Kızılderililer’i tutuyoruz zaten) olsa da yaman mesele. Boykot “her şeyle iyi giden” kolamıza karşı zira.
Çözüm süreci, otoriterleşmeyi meşrulaştıran bir işlev görmüyor, tam tersine demokrasiye ve hukuka açılan bir çıkış kapısı haline geliyor. Türkiye’de demokrasi ve hukukun yeni çıpası çözüm süreci. Bunun somut örneği DEM İmralı Heyeti ile Beştepe’deki zirve öncesi ve hemen sonrası yaşanan tahliyeler. Ankara kulislerine göre bu tesadüf değildi, süreç için atılmış adımlardı.
10 Nisan görüşmesinin siyasal sonuçları en yakın zamanda ortaya çıkacaktır. Başta Selahattin Demirtaş olmak üzere, insanların tahliyeleri, hasta, tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması ve PKK kongresinden hemen sonra ciddi hukuksal düzenlemelerin hayata geçmesi hiç kimse için sürpriz olmamalı. Bu yaz bu ülkede çok ama çok değişik siyasal bir atmosfer ile yaşayacağız