TÜM YAZARLAR

Devamı

    Türkiye’nin sorunu fazla “beyaz” ve “Türk” olmak mı?

    2026 Dünya Kupası’ndaki 1.248 oyuncunun neredeyse dörtte biri, doğduğu ülkeden farklı bir ülkeyi temsil ediyor. Karşımızda çok daha geniş bir beşeri yetenek havuzundan oyuncu devşiren rakipler var. Türkiye’nin sorunu siyasi, kapsayıcılık ve vatandaşlıkla ilgili.

    Nasıl ve neden bölgede PKK’nin boşluğunu çeteler dolduruyor?

    Şiddeti reddeden bir siyasetin “sorunları sonra çözeriz” lüksü yoktur; çünkü hayat boşluk kabul etmiyor. Sur’dan Kızıltepe’ye, Gazi Mahallesi’nden Sarıgazi’ye, silahlı örgütlerin geri çekildiği yerlerde oluşan boşluğu uyuşturucu çeteleri ve yeni nesil suç örgütleri dolduruyor. DEM bu boşluğu somut adımlarla doldurmazsa, en büyük gücü olan geniş tabanını yitirir.​​​​​​​​​​​​​​​​

    Deniz Undav: Bazen bir gol, bir halkın hafızasını taşır

    Deniz Undav’ın hikâyesi sadece attığı gollerle değil, taşıdığı hafıza, göçün izleri ve vazgeçmeyen bir hayatın inadıyla anlam kazanıyor. Undav, sabrın ve birlikte var olmanın hikâyesini sahaya taşıyor.

    Messi maçtan sonra neden Nadal’ı anlattı?

    Messi, Dünya Kupası gecesinde attığı üç golün ardından, kampta Rafael Nadal’ın belgeselini izlediklerini anlattı ve kendisini onun hikayesiyle özdeşleştirdiğini söyledi. Bu, sıradan bir maç sonu cümlesi değildi. Çünkü Nadal’ın hayatı yalnızca bir tenis efsanesinin kariyerini değil; büyük sporcuların yaşlanan bedenle, dinmeyen rekabet duygusuyla, kırılmalarla, geri dönüşlerle ve bir gün bırakmak zorunda kalacakları oyunla nasıl yüzleştiğini de anlatıyor.

    Türkiye futbolunun ruhunu arayış

    Gol bile atamadan üst üste iki ağır yenilgi, yenilgiden daha ağır bir zihinsel yenilgi getirdi. İlk kez ‘günün birinde nasılsa olacak’ diyemiyor, daha çok ‘belki de bizden olmuyordur’ demek ister gibiyiz. Çünkü aşırı hırslı, aşırı heyecanlı bir takımız; ama bu aşırılığı yaratan şey oyunun içinden değil dışından geliyor

    “Boom boom boom”…

    B.B. King “Blues çalmak iki kere siyah olmak gibi” diyor. Tarih boyunca öyle… İktidarlar “siyah”ın yerine istedikleri her rengi de koyabiliyor tabii. Paletlerinde tüm renkleri, hatta gökkuşağını bile “aynı hızla kirletiyorlar”. Ne zaman bu kibir karşıma çıksa, 25 yıl önce bugün ölen blues efsanesi John Lee Hooker’ın o ünlü nidâsı aklımda: “Boom boom boom…” Sözle de olur, Hooker’ın müzikal imzasıyla, yere kuvvetle vurduğu ayağıyla da…

    Türk futbolunun varoluş krizi: Top bizde, oyun başkasında

    Paraguay karşısındaki 1-0’lık yenilgi bir skor kazası değil, Türk futbolunun yıllardır çözemediği yapısal sorunun yeni bir göstergesi. Topa sahip olan ama oyuna hükmedemeyen Türkiye, ekolsüzlük, sistemsizlik ve doğaçlama kültürünün bedelini ödüyor. Sorun teknik değil; felsefi. Çünkü modern futbolda topun kimde olduğu değil, oyunun anlamını kimin kurduğu belirleyici oluyor.

    Peter Thiel ile cringe bir haftasonu kaçamağı

    Peter Thiel’in ifşa edilen Diyalog grubu, teknopat milyonerin kurmak istediği paralel dünya devletinin en önemli adımlarından biri. Bir şirket gibi yönetilecek bu yeni dünyada halkın, demokrasinin, yoksulların, hakkın ve hukukun yeri yok.

    Kötülüğü yapanlar kendilerini nasıl ikna ediyor?

    Kötülüğü yapanlar kendilerini çoğu zaman iyi gerekçelerle ikna eder. Bize düşen, o gerekçelerin altındaki ahlaki çürümeyi görmek ve göstermek olmalıdır. Çünkü bir toplum, kötülüğün hangi güzel kelimelerin arkasına saklandığını fark edemezse, bir süre sonra kötülüğe değil, kötülüğü ifşa edene öfkelenmeye başlar.

    Bütün yaz CHP konuşulacak zannederken patlak veren sürpriz mesele…

    “Erdoğan neden devlete hakim olamıyor da bir vekile ihtiyaç duyuyor” ve “neden Bahçeli, durup dururken Erdoğan dışındaki adaylardan bahsetti ve onlara kapıyı kapattı” gibi sorularla baş başayız.

    Tarihin köleleri: Bilim ve felsefe

    Bilimi ithal edebilirsin, felsefeyi en fazla taklid edersin, ama düşünceyi ne ithal ne de taklid edebilirsin. Nasıl cesaretin çakma hali olmuyorsa, düşüncenin taklit versiyonu olmuyor. Düşünceye nişan alan felsefeyi yan ürün olarak doğurur. Felsefeye nişan alan düşünceyi kaybeder, bilimi elde edebilir. Bilime nişan alan ne felsefeyi ne de düşünceyi garanti eder.

    Barış ve demokrasi (1): “Demokrasi olmadan barış olmaz”

    Demokrasi olmadan barış olmaz” jenerik bir ifade; ancak bu şık slogana biraz dikkatli yaklaşmakta fayda var. Bir siyasi aktörün demokrat olması barışı garanti etmiyor, otoriter olması da bir barış anlaşmasının altına imza atmayacağı anlamına gelmiyor. Demokrasiyi güçlendirme ihtimali olan adımları desteklemek ve demokrasiyi zayıflatan adımlara karşı çıkmak: ikisi birbirinin alternatifi değil.

    “Demokratik Cumhuriyet” Kürtlerin üçüncü yolu mu?

    Anlaşılan Kürt siyaseti yeni Demokratik Cumhuriyet Partisi ile siyasette üçüncü yola doğru bir geçiş yapacak. Bu yeni hat, parti içinde ve dışında Erkan Baş örneğindeki gibi tartışmaları da beraberinde getirecektir.

    Bazı cümleler insanı uyutmamalı

    Fatoş Pınar Türker’in mahkeme salonunda kurduğu cümleler zihnimden çıkmadı. Çıkmamalıydı da. Çünkü bir insanın anlattıkları karşısında uykumuz kaçıyorsa, bu diri kalmış bir yerin bulunduğunu gösterir. Asıl felaket, böyle anlatımlar karşısında artık sarsılmaz hale gelmektir.

    “Fahiş fiyat” ve “haksız fiyat artışı” gibi kavramlarla 21. yüzyılda ekonomi yönetilir mi?

    Osmanlı İmparatorluğu'nda yüzyıllarca uygulanan "narh" sistemi yüzünden Osmanlı'da sermaye birikimi oluşmadı, bunun sonucunda yenilik üretilemedi ve Osmanlı ekonomisi yabancı ürünlerle rekabet edemez hale geldi.

    Erkan Baş’ın açıklaması ve siyasal zemindeki yeni dengelere hazırlık

    Erkan Baş’ın DEM Parti ile ittifak konusundaki açıklaması sert tepkiler topladı. Ancak bu çıkış, Kürt karşıtlığından çok; yükselen milliyetçi dalga ve CHP’nin iç krizinin yarattığı boşlukta TİP’in yeni pozisyon arayışını gösteriyor olabilir.

    Inc’Allah La France Dünya Kupasını alacak

    Yurttaşlık fikrinin doğduğu ülkede bir siyahın “Ben Fransız’ım” demesi; ırka indirgenmiş Türklük bilincine uymadığı için “Bunlar ne biçim Fransız” diye burun kıvrılarak karşılanıyor. Paris banliyöleri Afrika millî takımlarına bile oyuncu yetiştirirken, futboldaki kimlik tartışması aslında bambaşka bir hesaplaşmanın izini sürüyor.

    Satılık değiliz: Arnavut’un inadı, Trump’ın şımarık prensesi

    Yüz binlerce Arnavut, günlerdir Trump’ı protesto etmek için sokakta. Trump’ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner, eski askeri üs olan ıssız bir adayı alıp lüks bir tatil beldesine çevirmek istiyor. Bu nobran şımarıklığın önündeki tek engel ise Arnavut’un inadı.

    Şiirsel asabiyet: O pul o zarfa yakışmaz

    Nâzım Hikmet’in tek dizesinde iki çam devirse de Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sevgililer Günü’ndeki mesajına “Hoş bulduk” demiştim yıllar önce. Geçenlerde yine Nâzım’la sahne aldı. Çok arayıp, yüz yıllık “unrated” bir şiirini bulmuşlar sanki. Ki siyasi aranjmanıyla tam “Edep ya hu!” Bugün “o hoşâmedi”den, yani “hoşgeldine gitme”den eser yok içimde tabii: “Hoş gelmediniz!” Şiir, şarkı, türkü de nafile. Hariçten gazel bir yana, o pul o zarfa her zaman yakışmaz.

    Türkiye-Avustralya Maçı: Avustralya neden rahat, Türkiye neden tehlikeli?

    Saatler sonra Türkiye yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkacak. Avustralya tecrübeye, Türkiye ise yeteneğine, heyecanına ve yılların özlemine güveniyor. Avustralya Milli Takımı'nın savunma oyuncusu Degenek'in sözlerinden Zidane'ın unutulmayan finaline uzanan hikayede, pazar sabahının asıl meselesi yalnızca futbol değil.

    Erivan’da dört Ermeni ile…

    Gerard Libaridian, Sevan Nişanyan, Garo Paylan ve Sezar Avedikyan… Onlarla Erivan’da karşılaşıp sohbet etmeseydim; Ermenistan için Rusya’nın anlamını, 1918’de Ermenistan’ın kuruluşuna İttihatçıların desteğini ve Paşinyan’ın şimdi cüret ettiği açılımın ne kadar hayati olduğunu anlamam kolay olmazdı.

    İki Escobar ya da futbolun içinden geçen hayatlar

    Kolombiya’nın efsane kaptanı Andrés Escobar ile uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın hikâyeleri, futbolun etrafında örülen para, siyaset ve şiddet ağında kesişti. Biri kendi kalesine attığı golün ardından, diğeri devlete açtığı savaşın sonunda öldürüldü. İki Escobar’ın hayatı, futbolun neden bazen futboldan çok daha fazlası olduğunu anlatıyor.

    Flamingo Devrimi’nde Arnavutlar neye itiraz ediyor?

    Arnavutluk satılık değil” sloganı sadece Jared Kushner’in lüks yatırım projesine karşı atılmış bir slogan değil. Bu söz, uzun yıllardır kendilerini ne iktidarda ne de geleneksel muhalefette temsil edilmiş hisseden Arnavutların ülkenin nasıl bir geleceğe sahip olması gerektiğine dair isyanı.

    Neden dinden uzaklaşıyorlar?

    Son on yılda Türkiye’nin dinî manzarası çarpıcı ve hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Kamuoyunda tanınan dindar aydınların deist ya da ateist olduklarını açıklaması, üniversite gençliği arasında deizmin neredeyse bir kimlik ünvanına dönüşmesi ve araştırmaların dinî kimlikte somut bir kaymaya işaret etmesi, ciddi bir dönüşümün fiilen yaşandığını gösteriyor. Dijital çağın açtığı yeni sorgulama alanları, siyasi hayal kırıklıkları, cemaat travmaları, dindarlığın kültürel bir kimliğe indirgenmesi ve yükselen hedonizm, bu çok katmanlı sürecin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

    Kaybedecek bir 45 yılımız daha yok

    Şubat 2025’te İmralı’dan gelen çağrıyla açılan barış kapısı, 1993’ten 2013’e kaçırılan fırsatların kaderini paylaşmamalı. Dönüş yasası, infaz düzenlemeleri ve anayasal güvenceler beklemeye gelmez; çünkü bu ülkenin kaybedecek bir 45 yılı daha yok.

    Süleymaniye’de iki gün

    Birine bir şey sorduğunuzda ya da birinden bir şey talep ettiğinizde, büyüğünden küçüğüne hemen herkes lafa mutlaka ama mutlaka “Kak” (Abi), “Ez qurban” (kurban olduğum), “birayê ezîz” (aziz kardeşim)“çawêmin” (gözüm benim) gibi bir ifadeyle giriyor. Sinirli olsanız da, tansiyonunuz yükselmiş olsa da bu sözler karşısında anında yelkenleri indiriyorsunuz. Süleymaniyelerle temasımız artıkça biz de aynı moda girdik; nezaketin bulaşıcılığı hoş.

    Sağlıklı evlilikler için sınırlı seviyede boşanma gereklidir: Schumpeter’in anısına

    Boşanma ülkemizde aile kurumunun çözülmesi olarak görülüyor. Fakat ülkemizde boşanma oranı artıyor. Gerçekten de bireysel düzeyde o evliliğin başarısızlığı olarak görülebilir. Oysa toplumsal düzeyde belirli seviyedeki boşanma, evliliklere disiplin sağlayarak evlilik kalitesini artırabilir. Joseph Schumpeter'in meşhur "yaratıcı yıkım" kavramını hatırlamakta fayda var.

    Ermenistan’da en çok tanınan Türk gazeteci

    Adını muhtemelen pek çoğunuzun ilk kez duyacağı Türk gazeteci, seçimler boyunca Ermenistan’da her gün haber oldu, muhalefet onun haberleriyle Paşinyan’a yüklendi. O gazetecinin hikayesi…

    Seçim var diye demokrasi var olmaz

    Bugün Türkiye’de mesele yalnızca “seçim yapılıyor mu?” meselesi değildir, seçimler yapılıyor. Daha temel soru şudur: Seçim gerçekten seçim olarak mı yapılıyor, yoksa demokratik içeriği boşaltılmış bir törene mi dönüşmüş durumda?

    2026 Dünya Kupası favori takımları: İstatistikler ne diyor?

    FIFA sıralamaları, bahis oranları, Opta ve Elo modelleri ile son hazırlık maçlarının ortaya koyduğu tabloya göre 2026 Dünya Kupası’nın en güçlü şampiyonluk adayı İspanya. Fransa, İngiltere, Arjantin ve Brezilya kupanın diğer büyük favorileri. Norveç ve Fas erken exit'lere neden olabilir.