TÜM YAZARLAR

Devamı

    Kötülük problemine cevap vermek (3): Bilmediğimiz hikmetler ve şüpheci teizmin bumerangı

    Bir acının ilahî gerekçesini göremememiz, böyle bir gerekçenin olmadığı anlamına gelir mi?Ahiret acıyı telafi edebilir; fakat tek başına gerekçelendirmez.

    Şakacıktan…

    “Masuscuktan, şakacıktan” çocukluğumdaki en yaratıcı, bereketli kelimelerden. O anahtarla oyunlar, hatta oyuncaklar yaratıyor, dünyayı hayallerinle yeniden kuruyorsun. Ama büyüyünce tehlikeli. Bazı insanlar “şakacıktan” fena hâlde alınabilir, hatta sen de içeri alınabilirsin. Sonrası da şaka gibi… Deniz Göktaş “şakacık”tan tahliye ediliyor; yani “şaka”dan hapse atıldıktan sonra o şakalardan tahliye kararı veriliyor. Ama ânında “Daltonlar şakası” nedeniyle tutuklanıyor.

    Enver Amca altın kaplama bir tutkunun melankolisi

    CHP’deki kriz bana sık sık Enver amcamı, Türkiye’de antropoloji ve arkeoloji biliminin temel taşlarından Prof. Dr. Enver Yaşar Bostancı’yı düşündürüyor. 27 Mayıs’tan sonra 147’ler arasında üniversiteden tasfiye edildi; Almanya’ya gitti, Nazi geçmişi yıllar sonra ortaya çıkacak Gerhard Heberer’le çalıştı; Antalya mağaralarındaki buluntularıyla “Belbaşı Kültürü”nü dünya literatürüne soktu. Hayatını Anadolu’nun binlerce yıllık geçmişini topraktan çıkarmaya adadı ama kendi hikâyesi unutuldu. Ankara’daki evinde yalnız öldüğünde çekmecesinde, Almanya’daki oğluna gönderilip “adreste yok” diye geri dönmüş para zarfları vardı.

    Beşiktaş Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yuttu: 1-2

    Kadıköy’deki derbide Beşiktaş son yirmi dakikada Fenerbahçe’yi yuttu. Fenerbahçe içi küflü ceviz gibi. Tıngır mıngır… Maçı ve oyunu çevirmek için İsmail Kartal’ın eczanesinden çıkan reçete İsmail Yüksek mi? Vah ki ne vah.

    Ayaş Domatesi

    Ankaralılar, marketlerde Ayaş domatesi bulunamadığında anlarlar, yazın bittiğini. O yoksa, yaz da yoktur artık, okullar açılmış, soğuk rüzgarlar esmeye başlamıştır. Yazın muhteşem kızıllığı, yerini solgun renklere bırakmıştır. Dünyanın belki de en iyi domateslerinden biri, hak ettiği saygıyı yeterince görmeden bu yılı da sessizce tamamlamış, Ankara’da içine girmediği hane bırakmasa da geldiği gibi hızla unutulmaya başlamıştır.

    Suriye’deki Türk solu da silah bırakacak mı?

    Mazlum Abdi’nin ilk kez Türkiye medyasına verdiği röportajlarda kritik bir bölüm vardı:Suriye’de YPG saflarındaki yabancı savaşçılar.

    Vatandaş Rifat’ın terekesi

    Dedem Rifat Erdölen’i 96 yaşında kaybettik.Yassıada’nın zoraki gardiyanı, adanın en huzursuz askeriydi.Ne yazık ki bir asırlık ömründe karşılaştığı en şefkatli kamu gücü kendisini son yolculuğuna özenle hazırlayan gassallardı.

    Kürt meselesinde alınan yolu anlamayanlar için…

    Kürt meselesinde yok sayma, imha, ekonomik entegrasyon ve diyalog yolları izlendi; hiçbiri sonuç vermedi. İlk kez silahlı olanla siyaseti ayrıştırma, isyandan entegrasyona doğru gitme imkânlarına kapı açtık. Sorunun çözümünün ön şartlarını yerine getirme noktasına geldik.

    Ruhi Çenet’in Hasidik videosu “Yahudi oyunu” mu?

    Yahudiliğin en marjinal hatta karikatür versiyonu olan Hasidikler ile fazlasıyla ilgilenmek, dikkatleri modern seküler Siyonistlerden uzaklaştırıp şekilciliğe, dinsel detaylara takılıp kalınmasına yarıyor. Oysa Hasidikler Yahudiliğin sadece küçük bir dairesi olmakla birlikte ne Yahudiliği ne Siyonist lobiyi temsil ediyorlar. Ruhi Çenet’in 40 milyon izlenen videosu açıkça Filistinli çocuklar için bağış çağrısıyla başlıyor, cemaatten ayrılmış seküler bir Yahudinin eleştirilerini de içeriyor. Peki böyle bir tabloya neden izin verdiler?

    (12) Sömürgelerde Olan Neler Olmadı, Osmanlının “Uzun 19. Yüzyıl”ında

    1914’te Avrupa-merkezli sömürge imparatorluklarının denizaşırı sömürge ve dominyonları Dünya karalarının yüzde 42-45’ini buluyordu. Çin, İran ve Osmanlı İmparatorluğu ise siyasî bağımsızlık ve devlet egemenliklerini koruyan az sayıdaki Batı-dışı ülke arasındaydı. Halil Berktay soruyor: “19. yüzyıldaki o ‘yarı-sömürge’ denen haliyle dahi, ne fark vardı Osmanlı İmparatorluğu ile zamanın gerçek sömürge ülkeleri arasında?”

    Kötülük problemine cevap vermek (2): Muhal Olan Ne?

    “Kudret muhale taalluk etmez” doğru bir ilkedir; fakat önce neyin muhal olduğunu göstermek gerekir. Daha az acılı bir dünyanın bütün fizik ayrıntılarını bilemememiz, onun imkânsız olduğunu göstermez. Kötülük probleminin güçlü biçimi zaten “Neden herhangi bir acı var?” diye değil, “Neden bu kadar ağır, bu biçimde dağılmış ve görünürde karşılıksız acılar var?” diye soruyor.

    Adalete erişim engellenmemeli

    Özgür-Der Başkanı Rıdvan Kaya’nın engelleme kararına konu olan uyarıları, soruşturma süreçleriyle ilgili olarak dile getirilen diğer eleştiriler de dikkate alınmalı. Eleştirinin önü kesilmeye çalışılmamalı. Toplumun içinde adalete çağıranların sözlerini duyurmalarına engel koymamak gerek.

    Dinî Hükümler Zamanla Değişir mi?

    “Her şer’î olan meşrû değildir” sözü dini zamana uydurmak mı, yoksa tek tek hükümleri dinin adâlet, maslahat ve hürriyet gibi büyük amaçları içinde yeniden düşünmek mi? Hz. Ömer’den Şâtıbî’ye uzanan gelenek, bu tartışmanın hiç de yeni olmadığını gösteriyor.

    Kötülük problemine cevap vermek (1): Doğru sorular, yanlış muhatap

    Altay Cem Meriç’in Kötülük Problemi kitabı, kötülükten hareketle Allah’ın varlığı aleyhine kurulan argümanların işlemediğini göstermeyi amaçlıyor. Kitap antropomorfizm, acının bağlamı, özgürlük ve epistemik sınırlılık konusunda doğru sorular soruyor. Ancak çağdaş din felsefesinin seviyesini ölçtüğünü iddia ettiği halde alanın en güçlü kötülük argümanlarıyla karşılaşmıyor. Kitap bazı doğru cevaplar veriyor, fakat çoğu zaman çağdaş tartışmanın sorduğu sorulara değil.

    Neden Enkaz Altında Kaldık? (6): Şantiye şefi Süpermen değildir!

    Mevzuat, şantiye şefinden şantiyenin her köşesini görmesini; işçiyi düşerken yakalamasını, betona katılmak istenen suyu âdeta üfleyerek hortuma geri göndermesini ve her etriye aralığını tek tek ölçmesini bekliyor. Aynı mevzuat, bu görevlerin bir kişi tarafından aynı anda dört ayrı şantiyede yürütülmesine izin veriyor. Bu bir mühendislik modeli değil; fiilen kullanmasına imkân verilmeyen yetkiyi ve taşınması imkânsız sorumluluğu bir imzada toplama düzenidir.

    Hedef kış gelmeden dağların boşaltılması

    Devletin yasa sonrası süreç hazırlıkları tamam. PKK’lıların silah bırakma ve Türkiye’ye dönüşü için Ankara-Bağdat-Erbil ve Süleymaniye arasında bir mekanizma kuruldu. Kamplarından ayrılan PKK’lılar muhtemelen Süleymaniye’de kurulacak toplanma merkezlerine gelecekler. PKK bu merkezlere Barış Kampları adını veriyor. Ayrıca silahların teslim edileceği silah tespit noktaları da oluşturulacak. Bütün bunların kış şartları gelmeden bitmesi planlanıyor.

    Coşku sistemin yerine geçti

    Amedspor'un oyunu henüz örgülü pas dizilerinden, ölçülmüş alan katetmelerinden ve süreklilik taşıyan hücum organizasyonlarından oluşmuyor. Trabzonspor karşısında ise takımın tutkusu, direnci ve öne doğru savunma davranışı bir süreliğine sistemin yerini aldı.

    Avrupa, Ukrayna’da Rusya ile savaşı göze alacak mı?

    Ukrayna savaşında dördüncü kış yaklaşırken cephedeki mücadele giderek enerji, lojistik ve gıda altyapısına kayıyor. İngiltere ve Avrupa ülkeleri Kiev’e askeri desteği artırırken Moskova’nın tehditleri de artık doğrudan Avrupa başkentlerini hedef alıyor. Asıl soru giderek daha yakıcı hale geliyor: Avrupa, Ukrayna’yı desteklemekle Rusya’yla doğrudan çatışmak arasındaki çizgiyi nereye kadar koruyabilecek?

    Neden Enkaz Altında Kaldık? (5): Her diploma her binaya yetmez

    Dört yıllık lisans eğitimi mesleğe giriş için gereklidir; her yapı türünde sınırsız yetki için yeterli değildir. Eğitimin niteliğini düşüren ve mezunu ertesi gün her işe yetkili sayan sistem, genç mühendisi karar verici değil imzacı yapıyor. Deprem ise diplomayı değil, mühendislik muhakemesini sınar.

    Acemoğlu Daron Hoca, The Economist’in bozuk ayarlarıyla nasıl oynadı?

    Daron Acemoğlu ile The Economist’in kavgası liberalizmin geleceğini belirleyecek bir iç savaş. Acemoğlu uzun süredir sosyal liberalizmi, yapay zekânın regüle edilmesini savunuyor. Şimdi ise “işçi sınıfı liberalizmi” kavramıyla karşımızda. The Economist’in Daron Hoca’ya öfkeyle saldırmasının da sebebi bu sol fikirler.

    (11) Hayır, ekonomi değil; her şeyin başında siyaset, işgal ve ilhak geliyor

    1500 sonrasında Avrupa’nın denizaşırı fetihleri, yalnızca toprakların ele geçirilmesi değil; teknolojik, tarihsel ve kültürel uçurumun üzerine kurulan yeni bir sömürü ve tahakküm düzeniydi. Modern devletin Leviathan’ı yerli toplumların din, kültür ve eğitim dahil bütün ilişkilerini parçalayarak içine girdi. Bu emperyalizm, geleneksel kara imparatorluklarından ve özellikle Osmanlı’dan kökten farklıydı.

    Güzellik, altın oran ve biriciklik

    Güzellik de aşk gibi tarifi müşkül bir mesele. Ama çocukluğumdan beri denklemi sadeleştiren bir formül aklımda: “Altın Oran”. Tarihteki yüzleri arasında 44 yıl önce kaybettiğimiz Ingrid Bergman da var. O da değişiyor tabii. Hatta insan eliyle yaratılanı podyuma çıkıyor. Lâkin doğanın eseri olan klasik estetiğe mânâ, derinlik katan kusurlar, dönemin abarttığı ödünç, tipi tip estetik anlayışının en büyük mağlubiyeti. İnsanın öyle bir “güzellik” uğruna biricikliğini kendi elleriyle yok etmesini, zamana, sisteme böylesine boyun eğmesini anlamlandırmak da zor bazen. Hele sonuç hüsran olduğunda…

    İstenmeyen yazar

    Hans Fallada, bütün telkinlere ve tehditlere rağmen gitmeyen, gidemeyenlerdendi. Küçük adamların “küçük muktedirciklere” dönüştüğü, suçlu olmak için suç işlemenin şart olmadığı bir polis devletinde, kendi varlığını olduğu gibi koruyarak yazmaya devam etti. Çok geçmeden o da intikamdan nasibini aldı: Artık bir “istenmeyen yazar”dı.

    Kürtler ne kaybetti ne kazandı?

    Kürtler sivilleştikçe güçleniyorlar. Silah bırakıldığında Kürtler yaşadıkları devletler ve tüm dış güçler için birkaç bin kişilik silahlı gruplar olmaktan çıkıp 50 milyon insan oluyorlar.

    Kavala, Uçum, devlet

    Kavala, Uçum, devlet: Oyun devam ediyor Kendi dönemine ve fikrine uygun tarihli açıklama yaz, uydur. Buna karşı çıkanın başına çorap ör. Bunu devlete ve yargıya dayat. Ve buna uygun suç ve suçlu üret. Osman Kavala’nın durumu tam olarak budur.

    Devlet ermiş muradına

    Bahçeli’nin temel kavramları hâlâ devlet, millet, bekâ, güvenlik, emperyalizm, millî birlik ve güçlü Türkiye. Değişen, güçlü Türkiye’ye nasıl ulaşılacağına ilişkin anlayış. Devlet Bahçeli zannedersem ermedi. Değişen şey belki de devletin murâdıdır.

    Trabzon’a 2 kırmızı kart, 4 gol: Mesafe bozulunca oyun da bozulur

    Ferencvaroş karşısındaki yenilgiyi iki kırmızı kartla açıklamak kolay. Ama Trabzonspor’un asıl sorunu eksik kalmadan önce başladı: Oyuncular arasındaki mesafeler açıldı, savunma zinciri kırıldı, orta saha merkezi kaybetti.

    Türkiye’nin Kürt Korkusu: Ya Hasta Masada Kalırsa?

    Türkiye Cumhuriyeti ilk yüzyılı boyunca küçülmemek için Kürtlükten korktu.Şimdi galiba büyüyebilmek için Kürtlükle barışması gerektiğini keşfediyor.

    Neden Enkaz Altında Kaldık? (4): Müteahhit çok, nitelik yok; ustalık kâğıtta kaldı!

    Türkiye'de konut üretiminin çok büyük bölümü, sürekli teknik kadrosu bulunmayan küçük yap-sat müteahhitleri ve götürü bedelle çalışan ekipler eliyle yürütülüyor. Mühendislik çoğu zaman güvenliğin kurucu unsuru değil, dosyadaki imzaları tamamlayan bir masraf kalemi; ustalık ise sahada doğrulanan yeterlik değil, bir belge gibi görülüyor. Sorun para kazanma amacı değil; düşük maliyeti ödüllendirirken nitelik ve yaşam hakkını koruyacak karşı ağırlıkları kurmayan sistemdir.

    (10) KABAHAT LENİN’DE

    Emperyalizmin nedeni ne olursa olsun öncelikle siyasî ve askerî bir olay olduğunu neden doğru dürüst söyleyemiyoruz? Kabahat Lenin’de. Lenin’in “emperyalizm tekelci kapitalizmdir” tanımı hedefi çok genişletti, anti-emperyalizmi Leninizmin ve komünizmin tekeline aldı; anti-kapitalizmden farklı ve ayrı bir anti-emperyalizmin olabilirlik zeminini yok etti.