TÜM YAZARLAR

Devamı

    Gün olur, kimin devranı döner?

    Herkes AK Parti’den şikâyetçi ama herkes aynı AK Parti’den şikâyetçi değil. Türk milliyetçisi, Türklüğün “zayıflatılması”ndan; Kürt siyasal hareketine yakın kesimler, baskı ve kriminalizasyondan; özel sektör çalışanı, kamu ayrıcalıklarından; Alevi, Sünni devlet dilinden; yoksul, yeni zenginlerden; (eski) muhafazakâr, ahlaki bozulmadan; liberal ise kurumsal yıkımdan şikâyet edebiliyor. Muhalefetin “devran” menüsü o kadar kalabalık ve siparişler birbirine o kadar zıt ki; mutfağa geçecek yeni aşçı, aynı masadan gelen “Bize bir porsiyon tam bağımsız özerklik, yanına da ağır ateşte pişmiş merkeziyetçi devlet!” siparişini gördüğünde muhtemelen önlüğünü çıkarıp kaçmayı seçer.

    Lindsey Graham kimin dostuydu?

    Lindsey Graham’ın 2026’ın başındaki ani Kürt dostluğu, İsrail’in Suriye’deki anti-Türkiye ajandasının bir gereğiydi. Sonra Kürtler Suriye ile anlaşıp, İran savaşına müdahil olmayınca Kürt sevgisi bitiverdi.

    Gladyatör arenasında adalet aramak: Narin Güran dosyası ve dijital delilik

    Bu yargısız infazın ve hukuksuzluğun insan ruhunda açtığı yaraların ne denli derin olduğunu, 12 Temmuz 2026 tarihinde Ankara Ulus’ta katıldığım basın açıklamasında bir kez daha, en acı şekliyle tecrübe ettim.

    Çeyrekten yarıma

    Bu hakemler, FIFA’ın statükoculuğunun emir eri olma tutumlarını sürdürerek, Amerika’daki futbol cinayetlerine suç ortaklıklarını açık kılmışlardır.

    Bir cinayet, bin İftira: Narin Güran dosyasında medyanın vicdanı

    Bir çocuk cinayetini aydınlatma arzusu, insan haysiyetini parçalama hakkı vermez. Nûr Sûresi’nin iftira ayetleri bugün de toplumun ve medyanın dili için yol göstericidir.

    Kuyudaki mizah, zindandaki şiir

    Zamanı tahakkümü altına alan, saatini, takvimini kendi zamanına göre ayarlayan İktidar Sanat Enstitüleri “mekân”a yöneliyor vakit geçmeden. Zamanın ilkelerine göre mekânları şekillendiriyorlar. Bu konfor sanatı, mizahı biçimlendirme hevesini de kuvveden fiile çıkarıyor. Yitirdiğimiz Ahmet Telli’nin tarihi de öyle. “Bizim Deniz”in hikâyesi de dünden bugüne o tarihle, o mekânlarla iç içe. Bütün bu süreç kara mizahtan da uzak değil.

    Futbolun yeni aklı: İngiltere-Norveç maçı bize ne anlattı?

    Futbol uzun zamandır ayaklarla oynanan bir oyun olmaktan çıktı; artık önce zihinlerin, sonra kasların sınandığı bir mücadele. Eskiden teknik üstünlük maç kazandırırdı, ardından fizik öne geçti. Bugün ise bu iki unsurun üzerine üçüncü bir katman eklendi: karar alma hızı. Dünya Kupası çeyrek finalinde İngiltere ile Norveç arasında oynanan karşılaşma, futbolun ulaştığı bu yeni evreyi bütün çıplaklığıyla ortaya koydu.

    Trump’ın unutamadığı ama bizim çoktan unuttuğumuz…

    Trump’ın adını unutmamıza izin vermediği meşhur rahip Andrew Craig Brunson’ı bugün kimse hatırlamak istemiyor. Brunson hala rahip, savcısı şair oldu, dolar 46 TL’yi geçti

    İzlanda’ya 400 senelik borcumuzu nasıl ödedik?

    Külliye’yi görünce en çok şaşıran NATO lideri İzlanda başbakanıydı. 38 yaşındaki Kristrún Frostadóttir, Ankara’dan evine en mutlu dönen lider. Türkiye’deki hayranları sayesinde Instagram’daki takipçi sayısı kendisine oy verenleri beşe katladı. Biz de farkında olmadan İzlanda’ya 400 senelik bir borcumuzu ödemiş olduk.

    81 toplu mezar, hâlâ bulunamayan yüzlerce kayıp: Srebrenitsa’nın bitmeyen hikâyesi

    Srebrenitsa Soykırımı’nın üzerinden 31 yıl geçti. Bugüne kadar 81 toplu mezar açıldı, binlerce kurban kimlik tespitiyle defnedildi. Ancak yüzlerce kişinin naaşı hâlâ kayıp ve her 11 Temmuz’da yeni cenazeler toprağa verilmeye devam ediyor.

    Gelenek, rasyonalite, özgürlük (Taklid, tahkik, kemal)

    Üç tip insandan bahsedebiliriz. Herbiri için farklı bir üstün değer vardır. Kimisi icin gelenek esastır, kimisi için rasyonalite, kimisi için de özgürlük.

    İngiltere’nin yeni prensi: Harry Kane

    Modern futbolun gürültülü ikliminde bu kadar uzun süre istikrarını koruyabilmek, attığı goller kadar büyük bir başarıdır. Kane'nin kariyerine baktığınızda golleri görürsünüz; biraz daha dikkatli baktığınızda ise o gollerin ardındaki zihni, disiplini, tevazuyu ve güven veren karakteri fark edersiniz.

    Yargı yoluyla “Dini koruma” arayışının Türk halkında karşılığı var mı?

    Toplumun %62’si devletin din işlerine karışmaması gerektiğini düşünmekte. Muhafazakarların dahi %50,9’u devletin din işlerine hiç karışmaması gerektiğini düşünüyor. Bu bulgular, toplumun önemli bir bölümünün din ile devlet arasında belirgin bir ayrım yapılmasını benimsediğini göstermektedir

    Arjantin’in kalp atışı

    Messi takımı için bir kenetlenme vesilesi ve bir birlik sembolü. Julian Alvarez’in dediği gibi: 'Bizim için Messi sadece bir kaptan değil. O Arjantin’in kalp atışı.' 2026 Dünya Kupası’nda son 16 turu bitti, şimdi yolunu gözlediğimiz dört muhteşem maç var.

    Türkiye’nin dış politikadaki başarısı iç siyaseti nasıl dönüştürüyor?

    İran savaşı sırasında izlenen diplomasi, Türkiye’nin bölgesel etkisini artırırken hükümetin güvenlik alanındaki güçlü imajını da pekiştirdi. Ancak güvenlik söyleminin iç siyasetin ana ekseni hâline gelmesi, ekonomik sorunları ve demokratik tartışmaları geri plana iterken, jeopolitik kazanımların kurumsal kapasite yerine siyasi iktidarı tahkim etmek için kullanılabileceği yönündeki kaygıları da artırıyor.

    Suyundan da koy

    Bildiğimiz dünyanın sonuna gelmiştik; bunu Trump tescilledi. Elimizde kaldığını sandığımız nadir şeylerden birisi olan futbolu da kaybettik. Amerika’da futbol katlediliyor ama kimsenin umurunda değil.

    Meloni’nin sağındaki tehlike: Roberto Vannacci

    Emekli General Roberto Vannacci’nin kurduğu Ulusal Gelecek Partisi, İtalya’da sağ seçmeni Meloni’nin koalisyonundan koparmaya başladı. Henüz yüzde 6 bandında görünse de, ülkenin seçim sistemi nedeniyle Vannacci’nin yükselişi sağ iktidarı zayıflatarak yıllar sonra merkez solun yeniden iktidara gelmesinin önünü açabilir.

    Yurtta başarısız, dünyada başarılı

    Çünkü iktidar yurtta başarısız görünse de dünya konjonktürünün de katkılarıyla dünyada başarılı görünüyor. Bu güçlü kas, 2023’de olduğu gibi 2028’de de bir seçim kazandırabilecek kadar hayati bir kas. NATO Zirvesi sırasında muhalefetin bağlamsızlığı bunun bir uyarı işareti.

    Messi. büyük usta…

    Messi, futbolu fiziksel bir mücadeleden çok hareket geometriğinin ve zaman estetiğinin alanına taşıyan ender sporculardan biridir. Birçok oyuncu topu kontrol ettikten sonra düşünür; Messi ise düşüncesini ilk temasa yerleştirir. O, sadece açılan boşlukları gören ya da fırsatları değerlendiren biri değildir; boş alanı kendi hareketleriyle oluşturan, fırsatın kendisini üreten bir ustadır.

    Ferran Torres’in pası ve İspanya’nın net oyunu..

    Daha birkaç dakika önce "Ferran Torres, İspanyol oyun aklının doğal temsilcisi sayılmaz." demeye hazırlanıyorken, attığı pasla bana adeta ağzımın payını verdi. Golü hazırlayan asist, teknik kalitesinin ötesinde, üst düzey bir oyun zekâsının ve doğru zamanlamanın ürünüydü. O an, futbolun ezberleri bozma konusunda neden eşsiz olduğunu bir kez daha gösterdi.

    Sayın NATO liderleri, Truman Show’a hoş geldiniz!

    Ankara’ya tekrar hoş geldiniz. Son iki haftada sizin için yeni bir Ankara yaratıldı. Senaryo hazır, oyuncular hazır, yönetmen motor dediği an içeri gireceksiniz. Önümüzdeki iki gün boyunca kendi Truman Show’unuzun içinde dolaşacaksınız.

    Açık Deniz korkusu: Seni gidi “yaramaz” mizah

    Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” gösterisini, fırtınalı, açık denizlere yelken açan mizahın güzel bir örneği olarak seyrettim. Onu tutuklatan “eleştiri”lerin aksine esprileri de yerli yersiz değil bence yerli yerinde. Mizah zira. Zaten arıza, mizahı öyle deyimlerle, sıfatlarla yargılamakla, tapusal/tabusal etiketlerle başlıyor. Asıl karanlık mizah orada… Mizahla geçimsiz bazı “eleştiri”lerin de sağı sarımsak, solu soğan. Kokusu hemen çıkıyor.

    Çatışmaların Görünmeyen maliyeti; Ekilemeyen yıllar

    Bu yazı, Serbestiyet'te yayımlanan "Toprağın Hafızası" dizisinin ikincisidir. Köyler önce çatışmaların yükünü taşıdı; bugün üretimsizliğin yükünü taşıyor. Köylerin boşalmasının nedenlerinden biri çatışmalardı, ancak yeniden dolmamasının nedeni artık sadece güvenlik değil. Barış, köylerin yeniden canlanması için gerekli bir şart olabilir; ama tek başına yeterli değildir. İnsanları toprağa geri döndürecek olan, yalnızca silahların susması değil, hayatın yeniden kurulmasıdır.

    Halkı dini değerlere karşı nefrete tahrik…

    Allah’ın koruyacağını vaad ettiği dinin acemi şövalyeliğine soyunup ona yenilgiler yaşatıyorlar. Sonuç, evet birileri halkı dini değerlere nefrete tahrik ediyor ama bunu yapan bir standupçı değil.

    Etiyopya’nın bağrından, İsrail’in kalbine ok

    29 yaşındaki Filistin aktivisti sosyalist Melat Kiros, 29 senedir Kongre’de vekillik yapan İsrail destekçisi Diane DeGette’yi sandığa gömdü. Hıristiyan Etiyopya göçmeni genç kadın, Gazze’ye destek veren bir mektubu imzaladığı için işten atılmış ve borçlarını ödeyemediği için barmenlik yapmıştı.

    Dünya gönüller şampiyonu

    Evet, 120 dakika bittiğinde maçı kaybettiler ama bütün dünyanın sevgisini kazandılar. 19 Temmuz’da kupaya kim uzanır bilinmez ama Vozinha ve arkadaşlarının “Dünya Gönüller Şampiyonu” oldukları su götürmez

    Samurayların Mirası: Japonya, Senegal ve Hırvatistan.

    2026 Dünya Kupası geride kaldığında akıllarda kalacak olanın kupayı kimin kaldırdığı kadar, futbolun hangi ahlaki ve estetik değerleri yeniden hatırlattığı da önem taşıyacak. Japonya, Senegal ve Hırvatistan belki son aşamaya ulaşamadılar; fakat oyuna bıraktıkları iz, birçok şampiyonluk hikâyesinden daha kalıcı görünüyordu. Bu üç takım, farklı tarihsel hafızalara sahip olmalarına rağmen ortak bir futbol erdeminde buluştu: cesaret, disiplin ve rakibe duyulan saygı.

    Yanlış bir ikilem: Alkışlamalı mı? tutuklamalı mı?

    Benim anlayışıma göre bir toplum hem mizahı eleştirebilecek olgunluğa hem de mizahçıyı tutuklatmayacak özgüvene sahip olmalıdır. İnandığım kitap da bence böyle bir Müslüman toplum öngörüyor: “Âyetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur...” 6-Enam 68

    Ters kelepçe: Hani kurşun sıksan geçmez geceden…

    Yakalanan kişinin kolluk kuvvetlerine karşı fiziksel ve durdurulması zor bir mukavemet göstermesi, kendine veya çevreye ağır zarar verme eğiliminde olması durumunda ters kelepçe, geçici ve orantılı bir "son çare" olarak uygulanabilir. Bir diğer hayati kural ise şudur: Ters kelepçe bir cezalandırma aracı olamaz. Bir kişiyi aşağılamak, teşhir etmek, cezalandırmak veya ona acı çektirerek iradesini kırmak amacıyla asla ters kelepçe takılamaz.

    Demirtaş’ın dönüşü

    Demirtaş on yıldır içerde ve halkla irtibatı asgari düzeyde. Ancak bu menfi şartlara rağmen, Demirtaş siyasi karizmasını kaybetmedi. Halkın ona gösterdiği teveccühte herhangi bir eksilme yaşanmadı. Aksine halk ona reva görülenleri haksız ve hukuksuz buldu, mağduriyetine üzüldü. Cezaevi döneminde Demirtaş hem demlendi hem de siyasal meşruiyetini perçinledi.