TÜM YAZARLAR

Devamı

    Silah bırakırken PKK’yı kınama yarışı…

    Ne tuhaftır ki PKK kendisini feshedip silah bırakma sürecine girince, işler ciddileşip Meclis’e bunun için bir yasa gelince Türkiye’de birdenbire PKK’yı ve Öcalan’ı kınama yarışı başladı.

    (3)1945 sonrasında Üçüncü Dünya, Marksizm ve Ulusal Kurtuluş savaşları

    Sosyalizmin itibarsızlaşmasını 1960’larda yükselen, 70’lerde ivmesini henüz koruyan anti-emperyalizm telâfi ediyor; Batı toplumları için sosyalizm cazibesini yitirirken, Batı-dışı toplumlarda 20. yüzyıl Marksizmi kendini belki her zamankinden fazla dinletebiliyordu.

    Almanya’da Sol’un Sürpriz Yükselişi: Elif Eralp Berlin başbakanlığına mı yürüyor?

    Berlin’de 20 Eylül seçimleri yaklaşırken Filistin’e desteği, göçmen hakları ve radikal konut politikalarıyla öne çıkan Die Linke anketlerde yüzde 20’yi aştı. Türkiye kökenli Elif Eralp, seçim sonrası kurulabilecek sol koalisyonla Berlin’in başına geçebilir.

    Post-Post-Kemalizm veya Memur Çocuklarının İsyanı

    Post-Kemalizm bir değişimin sebebi değil sonucuydu. Kemalizm eleştirisi olarak yapılmasaydı bu eleştiri, o zaman başka şeylerin eleştirisi şeklinde daha radikal biçimde yine yapılacaktı.

    Mekke Anlaşması ve “Düğüm Devlet” Türkiye: Savunma İttifakından Yeni Bir Ekonomik Coğrafyaya

    Mekke Anlaşması yalnızca bir savunma ittifakı değil, Türkiye’nin “Düğüm Devlet” olma ihtimalinin de yeni bir aşaması.

    Kürt sorunu yasası nasıl değerlendirilmeli?

    Bu yasa, özetle, Kürt sorununun nihai çözümü için yeterli olmayan ancak gerekli bir aşamadır. Özetle, eksik-fazla çatışma çözümü sürecinin bu hâliyle geldiği nokta, Türkiye bakımından tarihî ve hayati bir aşamadır.

    Korkularla, acılarla beslenen öcüler

    Türkiye’de de kim bilir kaç kuşağın yaşadığı korku atmosferi, 65 yıllık tarihiyle “Alacakaranlık Kuşağı” dizisini bile solluyor. O dizinin girişinde vurgulandığı gibi “ışıkla gölgenin, karanlığın buluştuğu, insan aklının sınırlarını zorlayan bir boyut”. İzlediğim güncel bir dizi de öcü böö’cülerin, kötülüğün farklı yüzleriyle ilgili. En beteri; zira insan suretindeki yaratık, o canavar, korkuyla, yarattığı dehşetle, insanların acılarıyla, kederiyle besleniyor. Güncel hâliyle medyatik de…

    “Silah bırakacağım” diyen örgüte, “hayır, bırakamazsın” demek….

    Bu yasayı okuyunca devlet cephesinden bakan birinin itiraz edecek bir şey bulmak için çok çabalaması gerek. Esas örgüt cephesi için kabul edilmesi daha zor bir yasa bu.

    Solcu big boy’lar, İsrail lobisini nasıl patakladı?

    İsrail lobisinin 70 milyon doları, Abdulrahman Muhammed El-Sayed’i durdurmaya yetmedi. El-Sayed, Amerika’nın ilk Müslüman senatörü olabilir. Bu tarihi başarının arkasında sosyalist Türk big boy Hasan Piker ve İsrail karşıtı Yahudi senatör Bernie Sanders var. Bir Arap, bir Türk ve bir Yahudi el ele verip İsrail lobisini yendi.

    *(2) 20. Yüzyılın ilk yarısında, “Ulusal Kurtuluş Savaşı” olgusu ve kavramı mevcut değildi

    20. yüzyılın ilk çeyreğinde Kurtuluş Savaşı diye bir terim, böyle bir kategori mevcut değildi. Çünkü sömürgelik hallerinden çıkış çabaları ancak gelecekte yaşanacaktı.

    “Barış” ne zaman güven vermeye başlar?

    Türkiye, kendi Kürt vatandaşlarıyla bağını kuvvetlendirdikçe Irak ve Suriye’de yaşayan Kürtlerle de daha güçlü bir ilişki kuruyor.“Türkiye büyümezse küçülür” sözünü bu nedenle önemsiyorum.

    İyi formül, kötü gelenek: Yeni yasa yargıyı aşabilir mi?

    Bu yasa, barışa bizi götürebilecek cesur ve rasyonel bir adım. Ancak elimizde iyi bir formül olsa da onu uygulayacak yargı geleneği hâlâ eski.Barışın kalıcı olması için geçmişte Habur’da yapılan hataların tekrarlanmaması gerekiyor.

    Hangisi doğru (1) Ulusal Kurtuluş Savaşı mı, Milli Mücadele mi?

    Mustafa Kemal (Atatürk) hiçbir zaman 1919-1922’nin adını (ulusal) kurtuluş savaşı koymadı. Milletin kurtuluş mücadelesinden çok genel anlamda söz etti. Spesifik bir tanım olarak ortaya atmadı. Mümkün de değildi, çünkü böyle bir kavram yoktu o sırada.

    Çerçeve yasa ve yeni bir dönem

    Çerçeve yasa, beklentileri bütünüyle karşılamasa bile meselenin çözümünde önemli bir adım. Türkiye bu sorunun üstesinden gelebilecek güçte.

    Neden kendimizi gerçekleştiremiyoruz?

    Bu toplum bize kendimizi ve ülkemizi sevme özgürlüğü tanımaksızın zorla bir şeyleri sevdirmeye ve kabul ettirmeye, birilerini zorla alkışlatmaya çalışırken elimizden kayıp giden ülkeyi coşkuyla ve neşeyle yeniden kurma ihtimalini yok ediyor.

    Oğuzhan Uğur: Ortalamaya itiraz eden ortalama

    Oğuzhan Uğur bir hukuki sürecin içinde. Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında 17 Temmuz 2026’da gözaltına alındı, 21 Temmuz’da tutuklandı. Hukuki süreçten bağımsız olarak ve hukuki süreçten önce, yıllardır kamuoyuna sunduğu karakterin bir analizi hak ettiği kanısındayım. Soruşturmanın sonucunu mahkeme belirleyecek; bu yazının konusu ise o süreçten bağımsız olarak yıllardır kurulmuş bir kamusal karakterin taşıdığı çelişkiler. Yani Uğur’un tek tek hatalarından çok, hataları birbirine bağlayan kamusal rolün niteliği.

    ‘Lüzumundan fazla münevver’

    Nazım Hikmet 1943''te Kemal Tahir''e yazdığı mektupta, sosyal psikolog Muzaffer Şerif için “lüzumundan fazla münevver” demişti. Böyle bir ülkede, böyle bir siyasette Davutoğlu “lüzumundan fazla münevver” kaldı. O kadarına ihtiyaç yoktu…

    Hyperpolitics Çağında Yeni Bir Parti Mümkün mü?

    Guardian gazetesinin “solun yalayıp yuttuğu kitap” diye tanıttığı “Siyasi Sonuçları Olmayan Aşırı Politikleşme” kitabının yazarı Anton Jäger’in, bence Özgür Özel’in başkanlığında geçtiğimiz hafta kurulan Yeni Parti’ye söyleyecekleri var.

    Yaşar Kemal’in esrik romantizminden Kemal Tahir gerçekliğine Kürtler

    Abdullah Öcalan’ın fesih çağrısı, yalnızca bir örgütün sonunu değil, yarım asırlık romantik bir siyasal tahayyülün de iflasını ilan ediyor. Kürt siyasetinin Yaşar Kemal’in esrik romantizminden sıyrılıp Kemal Tahir’in sert gerçekliğiyle buluştuğu bu kırılma, rasyonel siyasetin ve kalıcı barışın önündeki en büyük zihinsel eşiği temsil ediyor.

    Nolan’ın Odyssey’i, Troya’nın hesabı, Erdölenler’in seramikleri

    Nolan, Troya’nın hesabını yeniden açtı. Hesabı kim kesecek meçhul, fakat Troya’nın seramikleri Erdölenler’dendi. Homeros’un Odysseus’u kurnaz bir savaş kahramanıydı. Nolan’ın Odysseus’u ise Gazze’de bebekleri katlettiği için uykuları kaçan İsrailli bir asker.

    Ambalajındaki değerler ve Yorgun Demokrat

    Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel bu aralar en çok “Yorgun Demokrat” şarkısını dinlediğini söylüyor. İlk çıktığında, 1987’de Ahmet Kaya seçkilerimde pek olmayan o şarkı, yıllar sonra Enes&Mehmet Kılınç’ın yorumuyla beni yakalamıştı. Esasında o şarkı Kaya’nın da, ömrü “müzikal” darbelerle, marşlarla geçen demokrasiye aç milyonların da yaralı, yorgun, notalı tarihi. Bugün dinlenme rekorları kırması, dilerim artık her an ağırlaşan yükünü taşıyamayan bu ortak hafızanın tezâhürüdür.

    Geleceğin Mesleği Diye Bir Şey Kaldı mı? Yapay Zekânın Gölgesinde Üniversite Tercihi Yapmak

    Peki dört yıllık bir tercih, kırk yıllık bir güvence sağlayabilir mi? Ömür boyu iş garantisi sunan bir meslek kaldı mı? Yoksa yanlış olan verdiğimiz cevaplardan önce, hâlâ tek bir "doğru meslek" bulunduğunu varsayan sorunun kendisi mi?

    MALUMUN İLAMI

    Davutoğlu’nun GP’sinin yanında Ali Babacan’ın DEVA’yı kurması daha en başta bir hayal kırıklığı yarattı. Kişisel hırslarının peşinde gittikleri algısı siyasi bir ağırlık merkezine dönüşmelerini engelledi.

    Şimdi bunu konuşmanın zamanı değil mi?

    Gazeteciler, akademisyenler ve entelektüeller, en radikal pozisyonlara savruluyor, “Bunları konuşmanın zamanı değil” diyor.Oysa siyasetçiler tam da o sırada birbirlerini arıyor, bayramlarını kutluyor, gerektiğinde aynı masaya oturuyor.

    Kanunun Yetmediği Yer: Barışın Ahlaki Zemini

    Çözüm sürecinin önemli aktörlerinden eski AK Parti milletvekili Adnan Boynukara: "Zafer, çatışmayı bitirebilir, ama yalnızca hikmet ve hilm barışı kalıcı hâle getirebilir. Bu noktada, silahı bırakanlar için bu erdemin ne anlama geldiğini de düşünmek gerekir. Geçmişin ağırlığını taşımak ama intikamı değil normalleşmeyi öncelemek."

    Süreç, siren sesleri ve balmumu tıkaçlar

    Çözüm Süreci bu hafta en kritik boğazdan geçecek.Kulaklara balmumu tıkaçlarla geçilmesi gereken bir aşamadayız.

    Troya neden ‘bizim’ olamadı?

    Homeros’un destanlarının geçtiği antik şehir, Fatih’ten sonra yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın ilgisini çekmedi. Ta ki bir Alman işadamı çocukluk hayalinin peşinde Troya’nın izini sürmek için Çanakkale’ye gelip kazmaya başlayana kadar.

    Kendi yolunda: Sıfır saç, sıfır teslimiyet

    Sinead O’Connor üç yıl önce bugün öldü.“Kendi yolunda” bazen postal benzeri botlarla, bazen yalınayak yürüdü.Ona bir şarkıyla veda edebilseydim “My Way”i seçerdim. Ama Sinatra tarzında değil Connor’ın Roger Waters’a kontra önerisindeki gibi rap formunda.“Sinatra’ya kasdın ne?”derseniz O’Connor’a mafyatik tepkileri nedeniyle… Ayrıca kızı Nancy Sinatra’nın başkaldırı marşına dönüşen “These Boots Ara Made for Walkin”e de mânâlı bir gönderme.

    Ya bütün hamamböcekleri bir olursa?

    Hindistan’da on binlerce genç günlerdir Modi hükümetini protesto ediyor.Gençler yeni bir parti kurdu: Hamamböcekleri Halk Partisi.

    Ağrı’da bir doktor Instagrama “kadın sünneti yapıyorum” reklamı verdi, hakkında soruşturma açıldı

    Ağrı’da poliklinik işleten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ali Çakır, Instagram hesabı üzerinden “kliniğimde kadın sünneti yapıyorum” şeklinde reklam yaptı, Tabipler Odası soruşturma başlattı. Kadın sünneti Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından “işkence” olarak kabul ediliyor.