TÜM YAZARLAR

Devamı

    Bir Alman soyadı üzerine Gestalt okuması: Epstein

    Epstein elit dünyadan olmayan, yalnızca ona obsesif biçimde girmek isteyen bir figür. “Doğru” aileden gelmez, aristokrat değildir, akademik ve ahlaki bir “merkez”i yoktur. Gestalt diliyle söylersek: Aidiyet figürü hiç tamamlanmamıştır.

    Yeni Suriye’ye umutla bakmak

    Suriye halkının devletten beklentilerinin karşılanması, devlet-toplum arasındaki siyasal, sosyal ve ekonomik mekanizmaların güvenilir biçimde işletilmesine bağlıdır. 5 bin yıllık Şam’ı yönetmek, manevi ve tarihsel ağırlığı olan bir sorumluluktur.

    Avrupa, Trump sarsıntısından sonra kendine geliyor

    Macron, ABD ve diğer güçler karşısındaki boyun eğme stratejisinin işe yaramadığını belirtiyor. Kalıcı istikrarsızlık dönemine hazırlanmak için, Avrupa’nın, birliğini acilen derinleştirmesi çağrısında bulunuyor. Merz ile Meloni’nin bir araya gelme nedeni de zaten bu.

    Yargıtay’ın önündeki deprem dosyaları enkazı: Adalet mi, istatistik mi?

    Yargıtay üyelerinin sorumluluğu ağır. Önlerindeki dosyalar sadece kâğıt yığınlarından, rakamlardan, istatistiklerden ibaret değil. O dosyaların içinde insanların sönen hayatları ve bir ülkenin güvenli yapı umudu var.

    Arda Güler’ın büyük bir yıldıza dönüşmesi

    Arda İspanya da son derece popüler bir isim. Öte yandan İspanya’da Arda’ya yönelik eleştiriler de var. Genç yaşı, yeteneği ve Real Madrid’deki potansiyeli sıkça övülüyor. Yaratıcılığı, pas kalitesi vurgulanıyor, “geleceğin yıldızı” gibi ifadeler kullanılıyor.

    Trump’ın değil, Bad Bunny’nin Amerikası

    Porto Rikolu şarkıcı Bad Bunny, Super Bowl devre arasında 135 milyon kişiyi ekrana kitleyerek tarihi bir rekor kırdı. Bad Bunny’nin Amerikası, Trump’ın Amerikasından daha renkli, kapsayıcı ve tabii ki eğlenceli.

    Son anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi

    Atlantic dergisinden Robert Worth’un yazdığı “Esad Hanedanının Çöküşü” makalesi Esad’ın Aralık 2024’de nasıl 10 gün içinde devrildiğinin net bir resmini çekiyor.

    Kırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler

    Son 14 yılda yaşanan iki büyük siyasal kırılma yaşandı: 2012 Bingazi saldırısı ve 7 Ekim 2024 Hamas saldırısı. İlkini kaçıran Türkiye yeni sürece hızla adapte oldu. Kürtler bir kırılma yaşanmamış gibi davranıp inisiyatif alamadı.

    Biraz “Şımarık” bir nostalji: Unutmamalı, o güzel günleri

    Tarkan konserlerinden “eskimeyen Türkiye” analizi çıkarmak iyi hissettiren bir anıya fazla anlam yüklemek demek. Nostalji ferahlatır, bugünün ağırlığını kısa süreliğine unutturur ama derde çare değildir.

    “Sen İsa’nla Allah’a kavuştun Mamacigis”

    Cem Karaca’yı 22 yıl önce bugün solunum ve kalp yetmezliğine bağlı “sekte-i kalp”den yitirdik. Mungan’ın “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde “Göç Yolları”nı söyledikten hemen sonra: “Göç yolları göründü bize, görünür elbet”…

    Orpheus’un bakışı ve yasın sineması: Hamnet üzerine…

    Hamnet, yasla baş etmenin yollarını göstermediği gibi yasın içinden çıkmaya da çağırmaz. Film, kaybın gündelik hayatın içine nasıl sızdığını, söze dökülmeden nasıl varlığını sürdürdüğünü izlememize izin veriyor sadece.

    Bir çift laf

    Semih Gümüş’ün Mustafa Kutlu paylaşımından Türkiye’de sol/sağ ayrımının hala güncel ve yerleşik olduğu sonucu çıkıyor Dahası da var: Maalesef ayrımın en azından bir yanında plak hala aynı şarkıyı çalıyor.

    Epstein neden Türkiye ile ilgilendi?

    Epstein, Türkiye’yle de yakından ilgilenmiş. Gülen’in avukatıyla sık sık görüşmüş, Davutoğlu’nun gizli telefon dökümüne ulaşmış, 2017’de MB’ye danışman ayarlamaya çalışmış. 2011’deki emaili: “Erdoğan’ı görmeye gidebilirim, sonra da Bodrum’a spa’ya giderim.”

    Gandhi’nin ahı, Epstein’in lağımı: Batı’nın 100 yıl geciken karması

    Epstein belgelerinin bize ulaşmasının arkasında sosyalist bir Hint göçmen ile Kentuckylı bir muhafazakarın dostluğu var. Khanna ve Massie sadece Epstein’in bağlantılarını ifşalamakla kalmadı; aynı zamanda küresel siyasetin dengelerini altüst etti.

    Yargı kararları ve yanlış yerde olanlar 

    Enver Aysever ve Murat Övüç “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” suçundan haksız yere hapisteler. Ama gerçekten bu suçu işleyenler, sistematik olarak nefret yayanlar, hedef gösterenler dışarıdalar.

    Müslümanların ırkçılıkla imtihanı

    Hüseyin Çelik, Serbestiyet için yazdı: "Dünyanın diğer uçlarındaki Müslümanlar için endişe duyup da kendi ülkelerindeki, Kuzey Suriye’deki Kürt Müslümanlara umursamaz bir tutumda olmak dinen ve ahlaken cevaplandırılması gereken bir durumdur."

    Orban için işler zorlaşıyor

    Macaristan’da hayat pahalılığı ve enflasyon can yakarken, ülkede hayatın tadını çıkarabilen yegâne kitleyi turistler ve expatlar oluşturuyor. Köşeye sıkışan Orbán ise ilginç bir ironiyle; yolsuzlukla mücadele, donmuş AB fonlarını geri getirme ve bizzat kendisinin bozduğu kurumları “normalleştirme” vaadine sarılıyor.

    Deccalin görünümleri

    Deccal tarih içinde akan kötülüğün yer yer bir suret kazanıp göründüğü bir akıntının adıdır. Mehdi veya Mesih ise tarih içinde akan iyiliğin yer yer bir suret kazanıp göründüğü akıntının adıdır. Bu akıntıların ikisi de bütün dinlerden daha eskidir.

    “Siyasetçi değilsin”

    Siyasetçinin yerini bulduğu bir ülkede, belki ilk defa “siyasetçi” kelimesi, arkasından konuşulan bir gölge olmaktan çıkar; önünde durulabilen bir sorumluluk olur.

    Bahçeli, konuşmasının sonuna neden o cümleyi ekledi?

    Bahçeli, yine Meclis grubundaki konuşmasında herkese bir sürpriz yaptı. Peki Bahçeli, son anda konuşmasına “Ama” ile başlayan o radikal çağrıyı neden ekledi?

    Bahçeli ‘sözüm sözdür’ diyor

    Kamuoyunda “kardeşlik süreci” olarak anılan süreç, kısa bir kriz döneminin ardından yeniden canlanmış görünüyor. Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki gerilim, Türkiye’ye de yansımıştı. Suriye’de tarafların imzaladıkları son mutabakatların tansiyonu düşürdüğü söylenebilir.

    Molla rejimi sallanırken

    İran’da aydınlar arasındaki temel tartışma tıpkı bugün olduğu gibi “bir Amerikan müdahalesi olmalı mı olmamalı mı?” şeklindeydi.

    CHP çözüm sürecinde AK Parti’ye nasıl gol attı?

    AK Parti-MHP süreçle Türk seçmenlerin bir kısmını kızdırmıştı, Suriye’yle ise Kürt seçmelerin neredeyse tamamını kızdırmayı başardı. İktidarın riskler alıp yürüttüğü sürecin meyvelerini CHP topluyor. Biraz adaletsiz sonuç ama vaka bu.

    Kürtler nereden koptu?

    Son 45 yıldır örgüt ve partiler parantezine sıkıştırılmış Kürtlük bilinci, zincirlerden kurtulup kendi var olma duygusuna doğru baraj kapakları açılmış gibi akıyor

    Geleneğin inşası açmazı içinde biz kimiz?

    Ortak aidiyet; eğitimde, şehirde, dilde, estetikte ve üniversitede yavaş yavaş, farklılıkları tanıyarak ve onları dışlamadan kurulur. Viktorya tecrübesinin asıl dersi tam da budur: Gelenek, kimliği bastırarak değil; kimlikleri taşıyarak birleştirir.

    Adam Phillips’in Houdini’nin Kutusu: Kaçış sanatı üzerine

    Adam Phillips’in Houdini’nin Kutusu: Kaçış Sanatı Üzerine adlı kitabı, insanın en temel ama en az konuşulan dürtülerinden birine odaklanır: kaçmaya.

    Günahkârlar: Canhıraş blues yapmak…

    Ryan Coogler’ın Günahkârlar (The Sinners) filmi 16 dalda Oscar adayı olarak rekor kırdı. Sinemaseverler en iyi film gibi önemli ödülleri alamayacağını düşünse de Günahkârlar; farklı diliyle kayıtsız kalınamayacak bir film.

    Trump faktörü ve “Zeitenwende”: Almanya dış politikasının zorunlu dönüşümü

    Trump, Almanya dış politikası için bir istisna değil, sert bir öğretmendi. Almanya, geri dönüşü olmayan bir eşiği aşmıştır. Bu eşik, "ticaret yapan devlet" kimliğinden, "jeopolitik oyuncu" kimliğine geçiş sancısıdır.

    Suriye’de kimler kazandı, kimler kaybetti?

    Bu işin en çok kazananı Suriye oldu. Türkiye’nin Kürt fobisi sayesinde çok fazla kan dökmeden büyük toprak parçalarını, petrol yataklarını ve barajları kontrol altına almayı başardılar.

    “Hakikat ve adalete adanan” toplumsal bellek için bütün hafıza emekçileri birleşin

    Belleği görünür kılan “hafıza mekânları” toplumsal hafızayı da buluşturuyor. Otoriter yönetimler o mekânlarla savaşırken, insanı hafızasıyla da savaştırıyor. Öyle meydan muharebelerinin ardından “Meydansız tek Başkent” olarak anılıyor Ankara. O yüzden “Abdi İpekçi”yi bugün, öldürülmesinin 47. yılında kuşatılan parkıyla, yıkılan spor salonuyla da hatırlıyorum. “Toplumsal Bellek Platformu”nun kurulmasına neden olan 17 ismin arasında olmasıyla da…