TÜM YAZARLAR

Devamı

    Narmikan Köyü’nün kitabı

    Yıllar önceydi… 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra, İbrahim Kaypakkaya ile birlikte Malatya-Gaziantep yöresine, darbe rejimine karşı direnmek için gelmiştik.

    Türk tipi sekülerleşme: Din çözülmüyor, esniyor

    Türkiye’de İnanç ve Dindarlık araştırmasına göre insanlar dinle bağlarını koparmıyor. Ama o bağı kendi hayatlarına göre yeniden kuruyorlar. Bu dinin çözülmesi değil, esnemesi.

    Newroz o bayram ola!

    Muhtemelen 2027 Newroz’unu resmi bir bayram olarak kutlayacağız. Geç kalmış bir adım bu! Suriye dün iç savaştan çıktı, yaptığı ilk işlerden biri Newroz’u resmi bayram ilan etmek oldu. Bizde neredeyse yarım asırdır bu yönde bir talep var, devlet ancak yeni kıpırdanabildi. Geçen günler ve yıllara yazık!

    Trabzon ve Fenerbahçe yarışta kaldı

    Trabzon ve Fenerbahçe’yi şampiyonluk yarışının içerisinde tutan bir haftayı geride bıraktık. Ligin boyunun kısa, önünün açık olması, umarız bundan sonraki haftalarda daha iyi bir futbolun oynanacağı bir ortamı hazırlar.

    Trump’ın ötesi: Bölüm sonu canavarı JD Vance mi?

    Trump ara seçimleri kaybedip azledilirse, direksiyona geçecek başkan yardımcısı JD Vance. İran Savaşı uzadıkça Vance’nin önündeki tüm engeller temizleniyor, dünya Vance’nin hayalindeki düzene evriliyor.

    Dehşet bi şey…

    Lise 1’deki bir münazara konusunu hatırlıyorum: “Atom faydalı mı, zararlı mı?”… “Zararlı” diyen grubun atom bombalı dehşet gösterisine rağmen münazarayı “yararlı” diyen ekip kazanıyor. Zira tezlerini “teknolojinin yararı/zararı kullanıma göre” savunmasına dayandırıyorlar. Hayatımıza doğuşundan beri hevesli bir “teknolojisever” olmama rağmen, “kullanımı” epeydir asabiyetimin de yeni bir nedeni, küfür kıyamet alanı artık. Zıt iki anlamıyla da dehşet bi şey!

    Seçmen olup bitene nasıl bakıyor: Kim önde, neden?

    İktidar güvenlik tehditlerini iyi yönetiyor diyenler, Mart ayında yüzde 60’ı aşarak zirve yapmış.

    İtalyan İçişleri Bakanı’nın aşk skandalı

    İtalya, Bosna’ya elenip Dünya Kupası dışında kalmanın sersemliğini yaşarken, asıl gündem stadyumdan değil Roma kulislerinden patladı: İçişleri Bakanı Piantedosi’nin, kendisinden 28 yaş küçük olan gazeteci Conte ile ilişkisi ortaya çıktı.

    Yeni Şam yönetimine Avrupa ayarı

    Şansölye Merz’in “Almanya’daki Suriyelilerin yaklaşık yüzde 80’inin önümüzdeki üç yıl içinde geri dönebileceği” yönündeki sözleri ortalığı karıştırdı. Suriyeli göçmenler, çok uzun süredir, Almanya’da. Belli bir kısmı, artık Alman vatandaşı. Bu yüzden büyük çaplı bir “geri dönüş” çok mümkün değil.

    Ya içindesindir çevrimin ya da dışında yer alacaksın

    İnternetin, bulutun ve platformların hayatımızı kuşattığı bir çağda, şimdi tersine akan bir damar beliriyor: bilgiyi, haritayı, eğitimi ve yapay zekâyı yeniden kendi cihazına, kendi kontrolüne, yani evine döndürme arzusu. Project N.O.M.A.D. tam da bu sessiz itirazın dikkat çekici örneklerinden biri. NOMAD bir yandan gezgin demek olsa da Node for Offline Media, Archives, and Data kelimelerinin baş harflerinden mutesekkil bir kelime. Mealen Cevrimdisi Medya, Arşiv ve Bilgi Düğümü diyebiliriz.

    Ölüleri diriltemezsiniz

    PKK’nin silahtan vazgeçmesiyle beraber Türk solunun uzun yıllar önce hayatlarını kaybeden aktörleri üzerinden bir hikaye üretilmeye çalışılıyor. Türk solu kabul etmese de ideolojiler, tıpkı insanlar gibi doğar,büyür ve nihayetinde ölürler.

    Mandela’nın dört hali…

    Mandela ve Öcalan benzetmesi hikayeleri açısından doğru olmasa da Mandela’nın Roben Adası’ndaki tecritten müstakil ev hapishanesine üç kademede geçiş sürecine yakından bakılabilir.

    İran krizi Avustralya’yı içeriye kapattı: Türkiye ziyareti iptal oldu

    İran etrafında büyüyen savaş, Avustralya’da yalnızca dış politika gündemini değil, gündelik hayatın ritmini de sarsıyor. Yakıt krizi, tedarik baskısı ve ekonomik belirsizlik derinleşirken, Başbakan Anthony Albanese Türkiye ziyaretini iptal edip dikkatini içeride büyüyen kırılganlığa çevirdi. Canberra’nın verdiği mesaj net: Bu savaş uzakta olabilir, ama faturası artık Avustralya’nın içinde kesiliyor.

    İsrail’in Filistinli mahkumlar için çıkardığı yeni idam yasası: Hukukun çöküşü ya da kadim ahlâkın iflası

    İsrail Meclisi (Kneset) 30 Mart 2026 tarihinde Filistinli mahkumlar için idam cezası öngören yasayı 48’e karşı 62 oyla kabul etti. Söz konusu yasa, mahkum edilen Filistinlilerin asılarak idam edilmesini öngörürken, Batı Şeria’daki askerî mahkemelere de ölüm cezası verme yetkisi vermekte; böylece bu mahkemeleri fiilen ayrımcı ve siyasî nitelik taşıyan bir infaz mekanizmasına dönüştürmektedir.

    Congratulazioni e grazie!

    24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan millî takımı, futbolcuları, yöneticileri ama en çok teknik direktörü kutlamak görevimiz. Umarız bu, yetenekli ve bir o kadar da genç bir kuşağın ilk başarısı olarak kalmayacaktır. Bir alkış da dün geceki mutluluğumuzu çoğaltan Bosna’ya.

    Eğitimde Hindistan modeline doğru

    Yerlici Gandhi ile evrenselci Tagore arasındaki en büyük anlaşmazlık eğitim konusundaydı. Gandhi için eğitim bir ulusun geçmişiydi Tagore içinse geleceği.

    Herkesin bir Robert de Niro’su olsa

    Ünlü Amerikalı şarkıcı Bruce Springsteen, Trump’ı protesto etmek için, “Streets of Philedelphia” şarkısını “Streets of Minneapolis”e dönüştürdü. Trump’ın “ICE” adlı göçmen karşıtı ırkçı örgütlenmesinin...

    Seçici eleştiri

    DEM Parti bu hareket içindeki “en zayıf halka” olarak görülüyor. Lakin mevzuu Kandil’e ya da Öcalan’a geldiğinde işin rengi değişiyor, sesler kısılıyor ve eleştiriler duyulmaz oluyor.

    Direnişten ‘Allah bizi mahcup etmesin’e

    Sipan Hemo, SDG’nin Şam yönetimiyle çatışarak hata yaptığını söylüyor. Suriye’nin geleceğinden umutlu. Türkiye’yi ve çözüm süreci sarsan 10 günlük çatışmadan sonra son durum bu.

    Ortadoğu’nun (an itibarıyla) en güvenli ülkesinde dört gün…

    Son dört günü İHH’nın davetiyle Afrin’den Lübnan sınırına kadar Suriye’de dolaşarak geçirdim. İran savaşının 28’inci bölgede savaş olmayan tek ülke Suriye bir saha gerçeği.

    Güney Kıbrıs’ta siyasi çıkmaz: NATO hedefi ve pragmatizm

    İsrail-İran Savaşı’nın bölgesel etkileri Doğu Akdeniz’e kadar uzanırken, adada siyasi gündem çözüm önceliğinden güvenlik kaygılarına doğru kaydı. Hristodulidis’in NATO hedefini yeniden gündeme getirmesi, Güney Kıbrıs siyasetinde pragmatizmin öne çıktığını gösteriyor.

    Kibirden kıyâmete aynalar aynalar…

    Ziya Paşa’nın atasözüne dönüşen “Âyînesi iştir kişinin lafa bakılmaz” dizesi kullanışlılığıyla da bâki. Bugün de “kafiyeli siyaset”in muhalefete taarruz vecizelerinden. Ama şairin sürgünde yazdığı o şiirin diğer dizeleri anılmıyor pek.

    Tek gözün savaşı: Polifemo kompleksi ve hakikatin tahrifi

    Polifemo’nun gözü alnının ortasında, taşın içinden oyulmuş kara bir oyuk gibi durur. Bu göz sadece bakmaz. Neyin hakikat sayılacağını, neyin tehdit olarak damgalanacağını, kimin meşru kabul edileceğini o belirler.

    Amerika her şeye muktedir mi?

    Trump’ın müzakere çabaları blöf değil, çaresizlik. Trump telafisi imkansız kayıpları önlemek için ya İran’ı müzakereye ikna etmek ya da ABD’yi çamura saplayıp kara harekatını başlatmak zorunda.

    İslam ve düşüncede yerlilik

    Düşünce sadece yerli olduğunda düşüncedir ve evrenseldir. Marx Avrupalı olduğu için yerli ve evrenseldir. Türkiye’de Marx olunamaz, Marx evrenselliği yakaladığında bile Türkiye’de yerliliğin yerini alamaz. Türkiye’den Marx çıkmaz. Çıkarmaya çalışan Marx’ı anlamamıştır.

    İspanya’da Helal Pizza Krizi

    Bir pizza dilimi ve onun reklamında oynayan başörtülü bir kadın, nasıl oldu da İspanyol sağının "Vatan elden gidiyor!" çığlıklarını tetikledi?

    Ardalı, Kenanlı, Hakanlı milli takım

    Arda, dünya çapında bir şöhret ve Türkiye doğumlu. Şimdiye kadar genelde takımın en parlak oyuncuları “Avrupa tabanlı” olurdu. Gerçi hala bir “kemik Avrupa tayfası” var: Hakan Çalhanoğlu, Orkun Kökçü, Oğuz Aydın, Kenan Yıldız, Ferdi Kadıoğlu, Mert Müldür gibi isimler, Almanya-Hollanda- Avusturya doğumlu. Ama Türkiye doğumlu oyuncularımızın ağırlığı da giderek artıyor.

    Savcı Doğan Öz Kürt meselesinde hassastı

    Doğan Öz davası hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacak bir hukuksuzluk ve adaletsizlik örneğidir. O ise hak konusunda son derece duyarlı bir savcıydı. Türkçe bilmeyen yurttaşın derdini anlayabilmek amacıyla Kürtçe öğrenmeye karar vermişti. Osman Aydın isimli genç bir avukattan yardım istemişti. Tam bir sene çalışmış bir yılın sonunda Kürtçe cümleler kurabilecek, kısa mektuplar yazabilecek kadar ilerlemişti. O günün koşullarında Kürtçe ders kitabı olarak sadece Memuzin’i bulabilmişler ve onu ders kitabı olarak kullanmışlardı.

    2026 Newrozu: Kürtlerin bastırılmış duygusunun kitlesel dönüşü

    Bu yılki Newroz, sıradan bir bayram değil; Rojava’daki kırılmanın ardından Kürtlerde biriken yas, kayıp, birlik ve yeniden doğuş duygusunun sınırları aşan en kitlesel dışavurumu oldu.

    Savcı Öz: Sezen biz Kürtçe öğrenmeliyiz

    Kürtçe yasağını hiçbir zaman kabul etmeyen Doğan Öz, ülkemizin öncü aydınlarındandı. Hakkın ve adaletin savunucusu oldu. O yüzden başı dertten kurtulmadı. 1960’lar Türkiye’sinde bir savcının görev yaptığı yörenin insanlarının “yasaklı” dilini öğrenmek istemesi, derin bir insan hakları duyarlılığını ifade eder.