TÜM YAZARLAR

Devamı

    “Demokratik Cumhuriyet” Kürtlerin üçüncü yolu mu?

    Anlaşılan Kürt siyaseti yeni Demokratik Cumhuriyet Partisi ile siyasette üçüncü yola doğru bir geçiş yapacak. Bu yeni hat, parti içinde ve dışında Erkan Baş örneğindeki gibi tartışmaları da beraberinde getirecektir.

    Bazı cümleler insanı uyutmamalı

    Fatoş Pınar Türker’in mahkeme salonunda kurduğu cümleler zihnimden çıkmadı. Çıkmamalıydı da. Çünkü bir insanın anlattıkları karşısında uykumuz kaçıyorsa, bu diri kalmış bir yerin bulunduğunu gösterir. Asıl felaket, böyle anlatımlar karşısında artık sarsılmaz hale gelmektir.

    “Fahiş fiyat” ve “haksız fiyat artışı” gibi kavramlarla 21. yüzyılda ekonomi yönetilir mi?

    Osmanlı İmparatorluğu'nda yüzyıllarca uygulanan "narh" sistemi yüzünden Osmanlı'da sermaye birikimi oluşmadı, bunun sonucunda yenilik üretilemedi ve Osmanlı ekonomisi yabancı ürünlerle rekabet edemez hale geldi.

    Erkan Baş’ın açıklaması ve siyasal zemindeki yeni dengelere hazırlık

    Erkan Baş’ın DEM Parti ile ittifak konusundaki açıklaması sert tepkiler topladı. Ancak bu çıkış, Kürt karşıtlığından çok; yükselen milliyetçi dalga ve CHP’nin iç krizinin yarattığı boşlukta TİP’in yeni pozisyon arayışını gösteriyor olabilir.

    Inc’Allah La France Dünya Kupasını alacak

    Yurttaşlık fikrinin doğduğu ülkede bir siyahın “Ben Fransız’ım” demesi; ırka indirgenmiş Türklük bilincine uymadığı için “Bunlar ne biçim Fransız” diye burun kıvrılarak karşılanıyor. Paris banliyöleri Afrika millî takımlarına bile oyuncu yetiştirirken, futboldaki kimlik tartışması aslında bambaşka bir hesaplaşmanın izini sürüyor.

    Satılık değiliz: Arnavut’un inadı, Trump’ın şımarık prensesi

    Yüz binlerce Arnavut, günlerdir Trump’ı protesto etmek için sokakta. Trump’ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner, eski askeri üs olan ıssız bir adayı alıp lüks bir tatil beldesine çevirmek istiyor. Bu nobran şımarıklığın önündeki tek engel ise Arnavut’un inadı.

    Şiirsel asabiyet: O pul o zarfa yakışmaz

    Nâzım Hikmet’in tek dizesinde iki çam devirse de Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sevgililer Günü’ndeki mesajına “Hoş bulduk” demiştim yıllar önce. Geçenlerde yine Nâzım’la sahne aldı. Çok arayıp, yüz yıllık “unrated” bir şiirini bulmuşlar sanki. Ki siyasi aranjmanıyla tam “Edep ya hu!” Bugün “o hoşâmedi”den, yani “hoşgeldine gitme”den eser yok içimde tabii: “Hoş gelmediniz!” Şiir, şarkı, türkü de nafile. Hariçten gazel bir yana, o pul o zarfa her zaman yakışmaz.

    Türkiye-Avustralya Maçı: Avustralya neden rahat, Türkiye neden tehlikeli?

    Saatler sonra Türkiye yeniden Dünya Kupası sahnesine çıkacak. Avustralya tecrübeye, Türkiye ise yeteneğine, heyecanına ve yılların özlemine güveniyor. Avustralya Milli Takımı'nın savunma oyuncusu Degenek'in sözlerinden Zidane'ın unutulmayan finaline uzanan hikayede, pazar sabahının asıl meselesi yalnızca futbol değil.

    Erivan’da dört Ermeni ile…

    Gerard Libaridian, Sevan Nişanyan, Garo Paylan ve Sezar Avedikyan… Onlarla Erivan’da karşılaşıp sohbet etmeseydim; Ermenistan için Rusya’nın anlamını, 1918’de Ermenistan’ın kuruluşuna İttihatçıların desteğini ve Paşinyan’ın şimdi cüret ettiği açılımın ne kadar hayati olduğunu anlamam kolay olmazdı.

    İki Escobar ya da futbolun içinden geçen hayatlar

    Kolombiya’nın efsane kaptanı Andrés Escobar ile uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın hikâyeleri, futbolun etrafında örülen para, siyaset ve şiddet ağında kesişti. Biri kendi kalesine attığı golün ardından, diğeri devlete açtığı savaşın sonunda öldürüldü. İki Escobar’ın hayatı, futbolun neden bazen futboldan çok daha fazlası olduğunu anlatıyor.

    Flamingo Devrimi’nde Arnavutlar neye itiraz ediyor?

    Arnavutluk satılık değil” sloganı sadece Jared Kushner’in lüks yatırım projesine karşı atılmış bir slogan değil. Bu söz, uzun yıllardır kendilerini ne iktidarda ne de geleneksel muhalefette temsil edilmiş hisseden Arnavutların ülkenin nasıl bir geleceğe sahip olması gerektiğine dair isyanı.

    Neden dinden uzaklaşıyorlar?

    Son on yılda Türkiye’nin dinî manzarası çarpıcı ve hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Kamuoyunda tanınan dindar aydınların deist ya da ateist olduklarını açıklaması, üniversite gençliği arasında deizmin neredeyse bir kimlik ünvanına dönüşmesi ve araştırmaların dinî kimlikte somut bir kaymaya işaret etmesi, ciddi bir dönüşümün fiilen yaşandığını gösteriyor. Dijital çağın açtığı yeni sorgulama alanları, siyasi hayal kırıklıkları, cemaat travmaları, dindarlığın kültürel bir kimliğe indirgenmesi ve yükselen hedonizm, bu çok katmanlı sürecin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

    Kaybedecek bir 45 yılımız daha yok

    Şubat 2025’te İmralı’dan gelen çağrıyla açılan barış kapısı, 1993’ten 2013’e kaçırılan fırsatların kaderini paylaşmamalı. Dönüş yasası, infaz düzenlemeleri ve anayasal güvenceler beklemeye gelmez; çünkü bu ülkenin kaybedecek bir 45 yılı daha yok.

    Süleymaniye’de iki gün

    Birine bir şey sorduğunuzda ya da birinden bir şey talep ettiğinizde, büyüğünden küçüğüne hemen herkes lafa mutlaka ama mutlaka “Kak” (Abi), “Ez qurban” (kurban olduğum), “birayê ezîz” (aziz kardeşim)“çawêmin” (gözüm benim) gibi bir ifadeyle giriyor. Sinirli olsanız da, tansiyonunuz yükselmiş olsa da bu sözler karşısında anında yelkenleri indiriyorsunuz. Süleymaniyelerle temasımız artıkça biz de aynı moda girdik; nezaketin bulaşıcılığı hoş.

    Sağlıklı evlilikler için sınırlı seviyede boşanma gereklidir: Schumpeter’in anısına

    Boşanma ülkemizde aile kurumunun çözülmesi olarak görülüyor. Fakat ülkemizde boşanma oranı artıyor. Gerçekten de bireysel düzeyde o evliliğin başarısızlığı olarak görülebilir. Oysa toplumsal düzeyde belirli seviyedeki boşanma, evliliklere disiplin sağlayarak evlilik kalitesini artırabilir. Joseph Schumpeter'in meşhur "yaratıcı yıkım" kavramını hatırlamakta fayda var.

    Ermenistan’da en çok tanınan Türk gazeteci

    Adını muhtemelen pek çoğunuzun ilk kez duyacağı Türk gazeteci, seçimler boyunca Ermenistan’da her gün haber oldu, muhalefet onun haberleriyle Paşinyan’a yüklendi. O gazetecinin hikayesi…

    Seçim var diye demokrasi var olmaz

    Bugün Türkiye’de mesele yalnızca “seçim yapılıyor mu?” meselesi değildir, seçimler yapılıyor. Daha temel soru şudur: Seçim gerçekten seçim olarak mı yapılıyor, yoksa demokratik içeriği boşaltılmış bir törene mi dönüşmüş durumda?

    2026 Dünya Kupası favori takımları: İstatistikler ne diyor?

    FIFA sıralamaları, bahis oranları, Opta ve Elo modelleri ile son hazırlık maçlarının ortaya koyduğu tabloya göre 2026 Dünya Kupası’nın en güçlü şampiyonluk adayı İspanya. Fransa, İngiltere, Arjantin ve Brezilya kupanın diğer büyük favorileri. Norveç ve Fas erken exit'lere neden olabilir.

    Rahmi Koç’a Kürt cevabı nasıl olmalı?

    Rahmi Koç bir kesimin dinazorvari bir kültürel kuşağını temsil etmesi hasebiyle hem sıradan hem de kayda değer. Kürde düşmanlık burada bir detaydır. Eğitim görmemiş, köylü veya avam sayılan halka karşı duyulan nefret ve “Doğu”ya karşı hissedilen kibrin basit bir yansıması. Burada Kürt sadece köylülüğün koyu rengini temsil ediyor.

    Ermenistan sandık başında: Paşinyan’ın kavgası aşkından büyük

    Ermenistan, yarın sandık başında. Eşinden ayrıldığı dönemde müzik açıp uzaklara daldığı yayınlarla Instagram fenomenine dönüşen Paşinyan’ın kavgası ise aşkından büyük. Ermenistan’a kalıcı barışı getirmek, anayasayı değiştirmek ve Rusya’nın etkisini kırmak. En büyük rakibi ise milliyetçilik.

    Dünyanın en belalı kıskançlığı

    “Ben öleceğim, sen kalacaksın… Dünyanın en karmaşık, en belalı kıskançlığı, sevdiğin kadının artık sen dünyada olmadığındaki geleceği için duyduğun kıskançlıktır!” Nâzım’ın son aşkı Vera’nın anıları şairi kemiren bu duygunun da seyir defteri. Son gecesinde de hüzünlü bir veda: “Bağışla beni. Kıskançlığımla çok üzdüm seni…” Bütün bunlar bir şairi duygularıyla mahkûm etmemeyi öğretirken, onu “asıl meziyetiyle”, şiiriyle sevme bahtiyarlığına da ulaştırıyor insanı.

    Anlamayı öğrenmek: Edgar Morin’in ardından

    Fransız sosyolog ve felsefeci Edgar Morin geçen hafta hayatını kaybetti. Ötekini anlamak için ömrünü verdi. Yeni bir dünyanın ve birbirini anlayan insanların barış içinde var ettiği yeni bir hümanist kültürün inşası için çok çaba sarf etti.

    Cübbeli Ahmet, “Kabirden talimat alıyorum” dedi, ortalık karıştı

    Türkiye’nin en nüfuzlu tarikatlarından birinde yaşanan yönetim kavgası teolojik bir krize dönüştü. Cübbeli Ahmet Mahmut Efendi’nin ölmediğini tarikatını mezarlıktan yönetildiğini iddia edince büyük tepki topladı. Peki tartışmanın arka planında ne var? Hiçbir zaman kanıtlanamayacak iddialar üzerinden kurulan otoritelerin temelinde ekonomik paylaşım kavgası mı yatıyor?

    Katolik Evliliği Yapmadığınız Sürece Süresiz Nafakanın İptali Kadınların da Lehinedir

    Süresiz nafakanın kaldırılmasını kadınların başkaları tarafından sürekli korunması gereken edilgen bir statüden, bir miktar desteklendikten sonra kendi ayakları üzerinde durabilen daha etken bir statüye terfisi olarak görmek lazım.

    10 yıl önce Melbourne’deki Apple mağazasından çıkarılan Sudanlı bir genç vardı, artık belediye başkanı

    Melbourne’da 2015’te bir Apple mağazasından şüpheyle çıkarılan Sudan kökenli gençlerden Mohamed Semra, yıllar sonra aynı şehrin batısındaki Maribyrnong Belediyesi’nin başkanı oldu.

    Bir yol bulmak ya da bir yol yapmak

    İmamoğlu ve Özel, Kılıçdaroğlu ile kavgalarını CHP içinde sürdürmeye kararlılar. Eğer yeni bir yola çıkılacaksa, denenmesi mümkün her şey denedikten sonra çıkacaklar.

    Sürece de mutlak butlan gelir mi?

    İki taraf silahlara vedada anlaşmışken buna “bu şartlarda olmaz bu” diye karşı çıkmak hem anlamsız, hem konuyla ilgisiz hem de ahlaken bencilce bir itiraz.

    Omelas’ın bodrumundaki milyonlar ve ana muhalefetteki kör dövüşü

    CHP’deki liderlik kavgası, Türkiye’de yıllardır yerleşen “iltisak”, “örgüt”, “düşman” dilinin muhalefet tarafından da içselleştirildiğini gösteriyor. İktidarın rakiplerini tasfiye etmek için kullandığı cephanelik, bugün muhalefetin kendi iç hesaplaşmasının silahına dönüşmüş durumda.

    İki CHP

    Hukuken CHP’nin kapsısına kilit vurulmadı ama fiilen CHP ikiye bölündü. Parti içi bölünmenin fitili ateşlendi ve “mahkemenin CHP’si” ile “sandığın CHP’si” arasında keskin bir çatışma baş gösterdi.

    Anıtkabir, Atatürk Stadyumu’na karşı

    Ankara’da Anıtkabir’de Ey Türk Gençliği diye seslenilen gençlik, İstanbul’daki Atatürk Stadyumu’nda konserdeydi. Ankara’daki derin siyasi kriz Türkiye’deki vatandaşların ne kadarının gündemine girebilir ya da girdiyse kalabilir? Hayatın normalliği, siyasetin anormalliğine galebe çalıyor.