TÜM YAZARLAR

Devamı

    Küresel bir Toplama Kampı için mıntıka temizliği

    Toplama kampları eskiden savaşların içinde ve kenarında olurdu. Etrafında çitler yükselirdi. Şimdi çitler elektronik. Günlük elektronik cihazlar bütün ülkelerde birer saldırı üssü gibi kullanılacak. İlk şeytani dev robotu hakimiyeti için kullanmak isteyen bir örgüt artık oyununu açıktan oynuyor. Ebrehenin kanlı canlı filleri vardı. Bunlarınki görünmez bir cihaz.

    İyi ki de Rusya müdahale etmedi

    Rusya, yaşanan sürece müdahale etmedi veya edemedi. “Etmeli miydi?” diye soracak olursanız, “iyi ki etmedi” derim. Çünkü öyle bir durumda dünya savaşının zemini oluşabilir, dünya daha büyük felaketlerle yüz yüze gelebilirdi. Rusya ve Çin, yani dünyanın iki devi, ABD’nin saldırıları karşısında paralize olmuş durumdalar.

    Hamaney’den sonra İran’ın savaşmaktan başka seçeneği yok

    “Mehdi’den Önce Devrimden Sonra İran” kitabının yazarı Dr. Muhammed Berdibek, Serbestiyet için yazdı: “İran’ın Körfez’e ve İsrail’e saldırıları salt maliyet ve fayda hesabı üzerinden okunamaz.”

    Hamaney’in uzun cenaze töreni…

    Hamaney’in uzun cenaze töreni fikir babası olduğu Direniş Ekseni’nin sahadaki komutanı olan Kasım Süleymani’nin 2020’de öldürülmesiyle başladı. Ölümünden sonra da sürecek. İran’ın Hamaney’i fikren gömmesi zor olacak

    “Nazik bir ziyaret gerçekleştirdik”: Vasat bürokratların kendi kendilerini meşrulaştırma biçimleri

    Yeniden atanabilmek ya da görevde olabildiğince uzun süre kalabilmek için bir tür parola olarak da kullanılan “nazik bir ziyaret gerçekleştirdik” cümlesi aslında bürokrasimizin içine düştüğü bunalımın nazik bir ifadesidir.

    Habermas’ın sessizliği: İyi Avrupalı, kötü insan

    Gazze’deki soykırımın önemli bir sonucu da bugüne kadar bize evrensellik ve insancıllık dersleri veren Avrupalı düşünürlerimizin ne adam gibi evrensel ne de hakkıyla insandan yana olmadıklarının açığa çıkması oldu.

    Çulluklar, ekranlar ve yıkımın teşhiri

    Savaşın pornografisi tam olarak budur: Yıkımı göstermek, fakat hissettirmemek. Ölümü paylaşmak, fakat yas tutmamak. Körlüğü inkar etmek yerine, onu normalleştirmek. Ve normalleşmiş körlük, şiddetin ve savaşların en kalıcı biçimidir.

    Ortadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor

    Dün tekrar başlayan saldırganlığın sadece bir sebebi vardır: Irkçı bir ideolojinin yönettiği bir terör örgütünün (nükleer silah ve yapay zeka gibi araçlar yardımıyla) kendini imparatorluk statüsüne çıkarması için etrafındaki devlet olan her devleti çökertmesi gerekiyor.

    İsrail’in İran’a saldırısının adı yine Tevrat’tan: “Şaagat ha-Ari: Aslan Kükremesi”

    Yeni saldırı için seçilen isim, İsrail’in İran ile hesaplaşmasında “aslan” imgesini merkeze aldığını gösterdi

    Üstü çizilmiş kadınlar

    Bir gün yazmak için elimde tuttuğum notlar arasındaki bu bildiriyi bulunca, birkaç cümle bir şeyle paylaşmak isterken bu yazı çıktı ortaya. Adı “Şeriata Karşı Kadın Yürüyüşü.” Tam 28 Şubat öncesi...

    Siyasal Hıristiyancı’ya güven olur mu?

    James Talarico, Demokrat Parti’nin Teksas senatör adaylarından. Talarico sadece bir siyasetçi değil; liberal dindar bir kilise vaizi. Talarico belki önseçimleri kaybedebilir, ama demokrat bir dindarlık hikayesini yazdı bile.

    Türkiye’nin en iyi giden işi

    Çözüm Süreci artık uzaydan dünyaya düşmüş bir göktaşı değil, herkesin alıştığı, bütün siyasi tartışmaları kesen, rutini içinde ilerleyen bir proje. Heyecan düşüklüğü işlerin yolunda gitmemesinden kaynaklanmıyor. Heyecanı düştü çünkü normalleşti.

    Matematik keşfedilen birşey mi yoksa icad edilen birşey mi?

    Bu sorunun cevabını en iyi matematikçilerin bileceğini düşünebilirsiniz. Ama öyle değil. Matematikçi oldukları için değil zeki oldukları için cevabı en iyi bilenler matematikçiler arasından çıkabilir şüphesiz.

    “Hayali Cemaatler” değil “Tanışmayanların Cemaati”

    Benedict Anderson’ın Imagined Communities isimli kitabı akademik dünyada en çok atıf alan kitaplar listesinde üst sıradaki kitaplardan biridir. Türkçeye “Hayali Cemaatler” adıyla çevirilmiş olması başlığın isabeti konusunda tartışmalara yolaçıyor. Doğru başlık ne olmalıydı?

    Galatasaray turu nasıl aldı?

    Gazeteci arkadaşlarımızdan fanatik Galatasaraylı Tuncer Köseoğlu maç bittiğinde şöyle bir tweet attı: “Öldük öldük, dirildik.” Tuncer acaba GS-Juventus maçının ikinci yarısını seyrederken ne haldeydi? Herhalde çok ıstırap çekti.

    Sahne Senin Perplexity: Huzurlarınızda Perplexity Computer

    Perplexity Computer, tek yapay-zekâ modeli yerine farklı şirketlerin en güçlü modellerini biraraya getirerek verilen görevi parçalara bölüp, her parçayı o işin en iyi modeline yaptıran “AI orkestra sistemi” olarak tanıtılıyor.

    Üniversitenin geleceği

    Değerli bir dost üniversitenin geleceği konusunda yazmam gerektiği konusunda provokatif bir telkinde bulundu. Bir krize dair düşünme lüzumu kendini hissettirdiğinden kayıtsız kalamadım. Akademinin geleceği konusunda olumlu şeyler söylemek gittikçe zorlaşıyor.

    Cereyanda kalan fikirler…

    Kimse okuduğu kitap değildir. Zaten bu tartışmanın hararetli kısmı kitapların içeriği de değil. Kitaplardan çok mahallede dolaşan yabancılardan duyulan endişeler, rakip aşiretlerin kötü insanlarının itibar görmesine tepkiler bunlar.

    Dünya bildiğin gibidir

    İnsanlar aleminde iyilik de kötülük de sende kalmıyor, etrafa (kainata) bulaşıyor. İyiliğin taşıyıcısı olmak en büyük imtihanımızdır. Hüsn-ü zan eden etrafını güzelleştirir. Suizan eden ise etrafını güvensizleştirir.

    Hindistan-Avrupa Birliği Serbest Ticaret Anlaşması: Çok kutuplu küresel düzene doğru stratejik bir eşik

    Hindistan ile AB arasında 20 yıldır süren müzakerelerin 2026'da sonuçlanması, uluslararası sistemdeki güç kaymalarından bağımsız değildir. AB, ABD-Çin arasındaki stratejik rekabet ortamında daha otonom bir ekonomik model geliştirmeye çalışmaktadır. 

    Parça ve Bütün (Vahidiyet ile Ehadiyet)

    Bir şiir veya şarkıda denildiği gibi eğer kendin veya birisi için “güneş topla”mak istersen bunu iki şekilde yapabilirsin: Parçaların bütününde parçaları toplayarak (Vahidiyet) veya her parçada bütünü bularak (Ehadiyet).

    Yaşar Kemal

    Yaşar Abi’yle yıllar önce yaptığımız bir söyleşide onun dil konusundaki duyarlılığı şöyleydi: “Dilini ver adama. Adam kardeşinin dilini keser mi? Ben yalnız Kürtler için demiyorum. Örneğin elimde Çerkezlerin Nart Destanı var.

    İnsan ve Gelecek

    Sürgüne gönderilen ruhun bedendeki kalıntılarını bugünün bilinç dünyasında psikologlar, sosyologlar çeşitli keşiflerle tekrar piyasaya sunuyorlar. Beden dili yahut habitus gibi derin keşfiyatı işittiğinizde size ruhtan bahs ediliyor.

    Rojava’da  “Gün batımı!”

    Şimdilik Suriye’de, Türkiye’nin istediği bir tablo ortaya çıkmışsa da, var olan tablonun kısa vadede Suriye’ye, huzur, barış ve istikrar getireceğini söylemek zor görünüyor. Zira Kürtler, Aleviler, Hristiyan ve Dürzilerin, kendi varlıklarını güvence altına alacak statü talepleri halen devam etmektedir. Peki Suriye’de ne oldu? Bundan sonra neler olabilir?

    Siber’den Siyer’e: Bana Hz. Muhammed’i anlat GPT

    Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan’da, yapay zekâ devlerinin birbirine omuz atarak “benim modelim seninkini döver” haberlerinin arasına küçük ama manidar bir gelişme sıkışıverdi: Yapay zekâ destekli bir Siyer Asistanı.

    Mevsim normallerinin üstündeki uzlaşma bize ne söylüyor?

    Meclis’teki Komisyon’un çözüm yöntemi konusunda bu kadar kolayca geniş bir uzlaşıya varması; Kürt meselesinde pek çok tabunun çok uzun yıllar önce eridiğini, tartışmanın üzerindeki şiddet yükünün kalktığını gösteriyor.

    Abdı İpekçi ve Uğur Mumcu

    Türkiye’nin gerçek ve sağlam bir demokrasiye sahip olabilmesi, özellikle aydınlarının kendilerini özgür hissetmelerine bağlı. Aydınlar ne kadar konuşabiliyorlarsa, eleştiri yapabiliyorlarsa ve kendilerini devletin tehdidi altında hissetmiyorlarsa demokrasi o kadardır.

    Orhan Pamuk ve Cem Yılmaz: Çapraz bir okuma

    Masumiyet Müzesi ve Erşan Kuneri’nin bir ortak noktası da her ikisine dair hem büyük övgüler hem ağır yergiler okuyabiliyor olmamız. Benim muradımsa “iyi-kötü” yargısı değil; potansiyellerin nerede kaybolduğuna ve nostaljinin ne zaman bahçe ne zaman sığınak olduğuna göz atmaktı.

    Ramazan, bilhassa iftar vakti için bazı müşahade ve tekliflerim

    Bazı aile babalarının, genç insanların herhangi bir utanma ve nedamet hissi olmaksızın soğuk pide kuyruğuna girdiğini görüyor ve başımı yazıklanarak öbür tarafa çeviriyorum. Daha neler göreceğiz?

    Masumiyet

    Kitabın açılışında yer alan Orhan Pamuk’un kendi defterlerinden alıntıladığı not dikkatimi çekti: “Onlar yoksulluğun, para kazanmakla unutulacak bir suç olduğunu sanacak kadar masum insanlardı” (Celal Saik).