TÜM YAZARLAR

Devamı

    Oğuzhan Uğur: Ortalamaya itiraz eden ortalama

    Oğuzhan Uğur bir hukuki sürecin içinde. Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında 17 Temmuz 2026’da gözaltına alındı, 21 Temmuz’da tutuklandı. Hukuki süreçten bağımsız olarak ve hukuki süreçten önce, yıllardır kamuoyuna sunduğu karakterin bir analizi hak ettiği kanısındayım. Soruşturmanın sonucunu mahkeme belirleyecek; bu yazının konusu ise o süreçten bağımsız olarak yıllardır kurulmuş bir kamusal karakterin taşıdığı çelişkiler. Yani Uğur’un tek tek hatalarından çok, hataları birbirine bağlayan kamusal rolün niteliği.

    ‘Lüzumundan fazla münevver’

    Nazım Hikmet 1943''te Kemal Tahir''e yazdığı mektupta, sosyal psikolog Muzaffer Şerif için “lüzumundan fazla münevver” demişti. Böyle bir ülkede, böyle bir siyasette Davutoğlu “lüzumundan fazla münevver” kaldı. O kadarına ihtiyaç yoktu…

    Hyperpolitics Çağında Yeni Bir Parti Mümkün mü?

    Guardian gazetesinin “solun yalayıp yuttuğu kitap” diye tanıttığı “Siyasi Sonuçları Olmayan Aşırı Politikleşme” kitabının yazarı Anton Jäger’in, bence Özgür Özel’in başkanlığında geçtiğimiz hafta kurulan Yeni Parti’ye söyleyecekleri var.

    Yaşar Kemal’in esrik romantizminden Kemal Tahir gerçekliğine Kürtler

    Abdullah Öcalan’ın fesih çağrısı, yalnızca bir örgütün sonunu değil, yarım asırlık romantik bir siyasal tahayyülün de iflasını ilan ediyor. Kürt siyasetinin Yaşar Kemal’in esrik romantizminden sıyrılıp Kemal Tahir’in sert gerçekliğiyle buluştuğu bu kırılma, rasyonel siyasetin ve kalıcı barışın önündeki en büyük zihinsel eşiği temsil ediyor.

    Nolan’ın Odyssey’i, Troya’nın hesabı, Erdölenler’in seramikleri

    Nolan, Troya’nın hesabını yeniden açtı. Hesabı kim kesecek meçhul, fakat Troya’nın seramikleri Erdölenler’dendi. Homeros’un Odysseus’u kurnaz bir savaş kahramanıydı. Nolan’ın Odysseus’u ise Gazze’de bebekleri katlettiği için uykuları kaçan İsrailli bir asker.

    Ambalajındaki değerler ve Yorgun Demokrat

    Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel bu aralar en çok “Yorgun Demokrat” şarkısını dinlediğini söylüyor. İlk çıktığında, 1987’de Ahmet Kaya seçkilerimde pek olmayan o şarkı, yıllar sonra Enes&Mehmet Kılınç’ın yorumuyla beni yakalamıştı. Esasında o şarkı Kaya’nın da, ömrü “müzikal” darbelerle, marşlarla geçen demokrasiye aç milyonların da yaralı, yorgun, notalı tarihi. Bugün dinlenme rekorları kırması, dilerim artık her an ağırlaşan yükünü taşıyamayan bu ortak hafızanın tezâhürüdür.

    Geleceğin Mesleği Diye Bir Şey Kaldı mı? Yapay Zekânın Gölgesinde Üniversite Tercihi Yapmak

    Peki dört yıllık bir tercih, kırk yıllık bir güvence sağlayabilir mi? Ömür boyu iş garantisi sunan bir meslek kaldı mı? Yoksa yanlış olan verdiğimiz cevaplardan önce, hâlâ tek bir "doğru meslek" bulunduğunu varsayan sorunun kendisi mi?

    MALUMUN İLAMI

    Davutoğlu’nun GP’sinin yanında Ali Babacan’ın DEVA’yı kurması daha en başta bir hayal kırıklığı yarattı. Kişisel hırslarının peşinde gittikleri algısı siyasi bir ağırlık merkezine dönüşmelerini engelledi.

    Şimdi bunu konuşmanın zamanı değil mi?

    Gazeteciler, akademisyenler ve entelektüeller, en radikal pozisyonlara savruluyor, “Bunları konuşmanın zamanı değil” diyor.Oysa siyasetçiler tam da o sırada birbirlerini arıyor, bayramlarını kutluyor, gerektiğinde aynı masaya oturuyor.

    Kanunun Yetmediği Yer: Barışın Ahlaki Zemini

    Çözüm sürecinin önemli aktörlerinden eski AK Parti milletvekili Adnan Boynukara: "Zafer, çatışmayı bitirebilir, ama yalnızca hikmet ve hilm barışı kalıcı hâle getirebilir. Bu noktada, silahı bırakanlar için bu erdemin ne anlama geldiğini de düşünmek gerekir. Geçmişin ağırlığını taşımak ama intikamı değil normalleşmeyi öncelemek."

    Süreç, siren sesleri ve balmumu tıkaçlar

    Çözüm Süreci bu hafta en kritik boğazdan geçecek.Kulaklara balmumu tıkaçlarla geçilmesi gereken bir aşamadayız.

    Troya neden ‘bizim’ olamadı?

    Homeros’un destanlarının geçtiği antik şehir, Fatih’ten sonra yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın ilgisini çekmedi. Ta ki bir Alman işadamı çocukluk hayalinin peşinde Troya’nın izini sürmek için Çanakkale’ye gelip kazmaya başlayana kadar.

    Kendi yolunda: Sıfır saç, sıfır teslimiyet

    Sinead O’Connor üç yıl önce bugün öldü.“Kendi yolunda” bazen postal benzeri botlarla, bazen yalınayak yürüdü.Ona bir şarkıyla veda edebilseydim “My Way”i seçerdim. Ama Sinatra tarzında değil Connor’ın Roger Waters’a kontra önerisindeki gibi rap formunda.“Sinatra’ya kasdın ne?”derseniz O’Connor’a mafyatik tepkileri nedeniyle… Ayrıca kızı Nancy Sinatra’nın başkaldırı marşına dönüşen “These Boots Ara Made for Walkin”e de mânâlı bir gönderme.

    Ya bütün hamamböcekleri bir olursa?

    Hindistan’da on binlerce genç günlerdir Modi hükümetini protesto ediyor.Gençler yeni bir parti kurdu: Hamamböcekleri Halk Partisi.

    Ağrı’da bir doktor Instagrama “kadın sünneti yapıyorum” reklamı verdi, hakkında soruşturma açıldı

    Ağrı’da poliklinik işleten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ali Çakır, Instagram hesabı üzerinden “kliniğimde kadın sünneti yapıyorum” şeklinde reklam yaptı, Tabipler Odası soruşturma başlattı. Kadın sünneti Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından “işkence” olarak kabul ediliyor.

    Altı ok kimde kalacak?

    CHP’de şiddetli geçimsizlik boşanmayla bitti.Merak edilen ‘altı ok’un velayetinin kimde kalacağı

    Çatışmanın diğer mağdurları: Sütümüz, yoğurdumuz, yünümüz

    Bu coğrafyanın otuz beş yıllık çatışma tarihi, sadece insanların değil; sürülerin, yaylaların ve binlerce yıllık hayvancılık kültürünün de kaderini değiştirdi.

    Otuz metrede beş kahveci: Türkiye bir “kahveci ekonomisine” mi dönüşüyor?

    Sokakta yeni tabelalar çoğalırken maaşlar, güvenceli işler ve gelecek imkânları çoğalmıyorsa gördüğümüz şey refah değil, hareketliliktir. İkisini birbirine karıştırmak ise kahveci ekonomisinin en büyük yanılsamasıdır.

    Taytımızı çalamazlar ya

    İktidarıyla muhalefetiyle, soyut ve mesafeli bir otorite imajını insaniyete, sloganları samimiyete ve dahası hakikate tercih edenler tarafından sarılmış durumda dört bir yanımız, düşünmeyi geçtim tayt bile giyemiyoruz artık, imdat!

    Messi’yi gören oldu mu?

    Görünmeyen Messi değil, İspanya'nın kusursuz futbol organizasyonu karşısında etkisiz kalan Arjantin hücumuydu.

    Haluk Levent Olayından Dersler: İyilik Tek Kişiye Emanet Edilebilir mi?

    Haluk Levent olayı bir kez daha Kierkegaardçı dersi bize hatırlatıyor: Kalabalıklar hakikat değildir!

    Bugün gelinen noktada 15 Temmuz’un payı var mı?

    15 Temmuz'un ardından şekillenen siyasi rejim, antidemokratik uygulamaların ötesine geçerek devlet, siyaset ve yargı ilişkilerini yeniden tanımlayan bir dönemin başlangıcı oldu.

    Kürtlerin Üç Hali

    Türkiye’de Kürtler tek bir psikoloji, siyasal tercih, hayat tarzı ya da gelecek tasavvuruna sahip değildir. Kürt sosyolojisi; çatışmanın ortaya çıkardığı siyasal bilinç, geleneksel coğrafyanın kültürel sürekliliği ve metropolün dönüştürücü gücü arasında çoğul ve değişken bir yapı oluşturmuştur. Bu gerçek görülmeden yapılan her çözüm önerisi eksik ve toplum gerçekliğinden kopuk olacaktır.

    Hiç bitmeyen hikâye…

    Anlatmasa da, yazmasa, çizmese de insan ölmeden bitmeyen tercüme-i hâl yazarı... Serbestiyet’te yedi yıl önce, 2019’da yayınlanan “Adalet ve Hakkı Berhava’nın hikâyesi de bitmedi tabii. Hatta yedi yılda birikenlerle “Yazsam roman olur” kıvamında. O hikâyeden bugüne miras “Bu kadarı olmaz, bu kadarını yapamazlar”, “Buna da şükür… Bir bahane bulup, İmamoğlu’nun adaylığını iptal etmemişler” gibi cümlelerle kaldığım yerden devam.

    En şahin isim en güvercine döndüğüne göre…

    PKK’nın en şahin isimlerinden biri olan Duran Kalkan, bütün çözüm süreci-septik soruları cevaplandırırken sürece tam destek verdi, silahlı mücadelenin bitişine olan inancını gösterdi, doğru bir bölge ve dünya okuması yaptı.

    İsrail, Amerika’yı nasıl kaybediyor?

    İsrail, Amerika’yı kaybediyor.Trump, Netanyahu’ya öfkeli.Başkan yardımcısı JD Vance,İsrail’i azarlamaya devam ediyor.İlk kez Kongre’de Demokratların yarısı İsrail’e yardımların kesilmesi için oy kullandı.Gazze dünya gündeminde düştü, ama Amerika siyasetini etkilemeye devam ediyor.

    Yeni Parti: Seçmen hazır, siyasiler hazır mı?

    Evet, bütün veriler seçmenin yeni bir partiye zihnen hazır olduğuna ve orta yerde ciddi bir potansiyelin durduğuna delalet ediyor. Peki, siyasi aktörler, hakikaten “yeni” bir parti kurmaya ve bu potansiyeli gerçekleştirecek cesareti göstermeye hazır mı?

    Yapay zekâya Nolan direniyor, Hollywood beyaz bayrak yolunda.

    Critterz'i 30 milyon dolara Hollywood yaptıysa, İstanbul'daki bir mikro stüdyo benzerini çok daha ucuza yapabilir. Yetenek burada, hikâye burada, seyirci hazır; eksik olan tek şey bu araçları üretim hattına cesaretle sokacak stüdyolar ve onları fonlayacak sermaye.

    Nolan’ın “The Odyssey”sine övgü yağıyor: “Kemikleri titreten sinematik bir zafer”

    New York Times: “Saf sinema.” Variety: “Muzaffer, görkemli bir destan.” Rotten Tomatoes’ta film Nolan kariyerinin en yüksek puanına ulaştı.

    Sığınaklar ve tüneller çağı

    Dikkatinizi çekmiş olmalı. Son yıllarda dolar milyarderleri arasında uzak diyarlarda derin sığınaklar (bunker) inşa etme temayülü yaygınlaştı. Küresel derebeylikler kuran tech-ağalarının bu davranışı acaba hangi hikmete binaendir?