TÜM YAZARLAR

Devamı

    Babadan oğula, direklerden fonlara…

    30 yıl önce Özer Çiller’e yakın Baba Tezmen telefon direği soruşturmasında “sanık”tı. Bugün oğul Tezmen fon soruşturmasında gözaltında.

    Yirmi bir milyar dolarlık soru: Devlete nasıl güveneceğiz?

    Devlet, 1.300 dolarlık bir hareketi, küçük esnafın IBAN’ını görebiliyor; ama milyarlarca dolarlık fonlarda aylarca biriken riski neden ancak sistem çöktüğünde görüyor? 21 milyar dolarlık fon krizinin geride bıraktığı en büyük açık para değil, güven açığı. Çünkü mesele yalnız kimin suç işlediği değil; denetlemekle görevli olanların neden zamanında görmediği.

    Fransa’da “askerî vaiz” krizi: Bir paraşütçü alayının hafızası ve tarihin ironik kıvrımları

    Fransa’da bir askerî vaizin paraşütçülere verdiği radikal sağ tonlu vaaz ülkede krize dönüştü. Vaizin “yerimizi başkaları alır” sözleri ve solcuları hedef alan ifadeleri hakkında disiplin süreci başlatılırken, vaazın verildiği 3’üncü Deniz Piyade Paraşüt Alayı’nın Cezayir Savaşı’nda işkence tartışmalarına uzanan geçmişi, bugünkü krize tarihsel bir boyut ekliyor.

    Yaş sebze ve meyve firmalarına operasyondan sonra fiyatlar neden artabilir?

    Piyasada fiyatı aşağı çekmenin en kalıcı yolu, fiyatı emirle veya sopayla aşağıda tutmak değil; daha fazla üretim, daha düşük maliyet ve daha fazla rekabettir.Adalet Bakanlığı’nın en iyi yapabileceği hallere yeni firmaların girmesini engelleyen bir mafya-vari yapı varsa onunla mücadele edip rekabete uygun koşulları temin etmektir.

    Forma eski, oyun yeni: Ya da genişleyen takım, daralmayı bilen takıma yenildi

    Futbol artık biraz da mühendisliktir; sonucu belirleyen şey, yeteneğin nasıl örgütlendiğidir. Beşiktaş–Amedspor maçı bunu açık biçimde gösterdi.

    Takvanın tarihi

    Fazla gergin buldukları zahidi beğenmeyen velayetin sarhoş aşıkları onları hizaya getirecek bir yeni takvalı yurttaş profiliyle karşılaştılar. Velayetin körlüğünü aşan, ama velayeti fıkhın/ilmin sınırları içinde tutarak sürdüren bir asfiya sınıfı ortaya çıktı. Asfiya, evliyanın kitaba ve şeriata tabi ve duyarlı yeni biçimi olarak hiyerarşideki yerini aldı. Başka bir ifadeyle, zühd ve velayet (zahitlik ve dervişlik) çatışması asfiya sentezi ile aşıldı.

    Süreçte toplumsallaşma: Ne zaman? Nasıl?

    Sürecin Meclis ayağında geniş bir mutabakat oluştu ancak bunun toplumdaki karşılığı aynı seviyede değil. Toplumsallaşma, sürecin sonunda yapılacak bir iletişim faaliyeti değil, ayrılmaz bir parçasıdır. Bunun için toplum doğru zamanda bilgilendirilmeli, farklı kesimlerin kaygıları dinlenmeli ve herkes kendi mahallesinde siyasi risk almalıdır.

    Yusuf’un Zeki Demirkubuz’dan intikamı

    Zeki Demirkubuz’un kamerasının kenara ittiği Yusuf, Hayat’ın Rıza’sıyla intikamını alıyor. Bekir’in karanlığından yola çıkan Rıza; öfkeyi, kini ve katil olma ihtimalini yaşayıp reddederek Yusuf’u da, Şatov’u da, Bekir’i de aşıyor. Demirkubuz, Rıza’yla yalnızca karakterini karanlıktan çıkarmıyor, kendi sinemasına da bir çıkış ihtimali bırakıyor.

    Yalnızca sitem…

    Ruhi Su 41 yıl önce bugün gitti… Türküleri tanımamda, sevmemde payı büyük.Ondan önce türküleri çocukken beni denize götüren gece otobüsünde hoş görüyorum.Ardından ilk ateşkes, ortaokulda Cem Karaca’yla, “Emrah” 45’liğiyle... Onu önce sevda türküleri, şarkılarıyla seviyoruz. “Türkü-şarkı marşları”nı sonra. Ruhi Su’da ise tersine… Önce “devrimci” Ruhi Su’yla tanışıyoruz. Sevda türküleri önü deniz, ardı yemyeşil yayla bir balkonda âniden bastırıyor; “Yaprak döker bir yanımız /Bir yanımız bahar bahçe”.

    Peki, Santiago Nasar neden öldürüldü?

    Kırmızı Pazartesi’de Santiago Nasar’ın öldürüleceğini bütün kasaba biliyordu.Fon krizinde de “Kim biliyordu?” sorusunun cevabı açık: Bütün dünya biliyordu.Peki neden kimse bir şey yapmadı?

    Çekecek filmi, söyleyecek şarkısı, gidecek yeri kalmayanların diyarı

    İsrail, Gazze soykırımını anlatan yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor’un vatandaşlıklarını iptal edebilir. Amerikalı rapçi Macklemore İsrail’i eleştirdiği için Ed Sheeran’ın turnesinden kovuldu. Gidecek yeri kalmayanların sığınabileceği güvenli bir liman yok. Kınamak kolay, ama Gazze’ye borcumuz bunun çok daha ötesinde. Bu limanı bulmak, bu liman olmak zorundayız.

    Assala’nın Şam’a dönüşü ve yeni Suriye’nin kültür kavgası

    15 yıl sonra Şam’da sahneye çıkan Assala Nasri, Esed rejimine karşı tavrı nedeniyle ülkesinden uzak kalmıştı. Devlet tarafından ödüllendirilen sanatçı için sokaklarda “günah konserleri iptal edilsin” kampanyası başlatıldı. Tartışma, yeni Suriye’nin çoğulcu mu yoksa tek sesli mi olacağı sorusunu gündeme getirdi.

    Tartışmanın odağını kaybettirmemek gerek

    Şu an silahı devreden çıkarmak için bir düzenleme söz konusu, Meclisin gündemindeki konu bu ve biz de bunu konuşuyoruz. Odağın kaybedilmesine izin vermemek bakımından zaman zaman hatırlatılması gereken bu olmalı.

    Beşiktaş genişledi, Marsilya seyretti. 4-1

    Beşiktaş’ın Marsilya karşısında aldığı 4-1’lik galibiyet, skoru kadar oyunun kendisiyle de konuşulmayı hak ediyor. Çünkü bu maçta skor ile oyun arasında ciddi bir mesafe var. Beşiktaş, ilk yirmi dakika dışında oyunu domine etmedi. O ilk bölümdeki üstünlüğü de rakibin bütün direnç noktalarını kıracak bir keskinlik taşımıyordu. Goller, oyunun kendisinden daha fazla göz kamaştırdı.

    Netflix’ten “The AI Doc” belgeseli: Yapay zekadan herkes korkuyor ama kimse önce yavaşlamak istemiyor

    Netflix’in The AI Doc belgeseli, doğacak çocuğunun nasıl bir dünyada yaşayacağını merak eden Daniel Roher’in yapay zeka yolculuğuyla başlıyor. Fakat birkaç ay içinde tartışma makinelerin ne kadar güçleneceğinden, şirketlerin ve devletlerin neden birlikte yavaşlayamadığı sorusuna geldi: OpenAI daha sıkı kurallar istiyor, Anthropic hızın düşürülmesini savunuyor; ABD Çin’in kendisini geçmesinden, Çin ise güvenlik söyleminin Amerikan üstünlüğünü korumasından kuşkulanıyor. Yapay zeka yarışının paradoksu giderek belirginleşiyor: Herkes riskin farkında, ama kimse rakibinin de frene basacağından emin değil.

    (14) Osmanlı İmparatorluğu neydi, ne oldu

    Neden geri kaldık” literatürü, “nasıl oldu da hayatta kaldık” literatürünü kat be kat aşıyor. Osmanlılar küçük küçük yenilip adım adım daralırken, parça parça toprak kaybederken zaman kazandılar. “Osmanlı modernleşmesi olmasaydı Türk Devrimi de olamazdı. Doğrusu, bu derslerin 19 Mayıs 1919’da başlayıp sırf 20. yüzyılı kapsaması değil. En azından Tanzimat’la başlayıp hem 19. hem 20. yüzyılı kapsaması.

    Sürecin suçu ne?

    Türkiye’nin demokrasi ve hukuk standartları PKK silah bıraktığı için düşmüyor. Her kötü haberden sonra DEM’lilere ve sürece destek verenlere dönmeyi bırakın.

    Neden enkaz altında kaldık? (11): Enkazın altından çıkmak için on bir adım

    Bu yazı dizisinin amacı geçmişin enkazı içinde suçlu aramakla yetinmek değil; aynı nedenlerle bir daha enkaz altında kalmamaktır. Bunun için ne yapılması gerektiğini artık biliyoruz. Eksik olan, bilgiyi takvime, bütçeye, sorumluluğa ve denetlenebilir bir programa dönüştürmektir.

    Avustralya’da 110 tesiste Amerikan izi: ABD ile Çin savaşırsa Canberra kenarda kalabilir mi?

    ABD ordusu ve Amerikan savunma şirketlerinin Avustralya’daki 110 savunma tesisinde kontrol veya erişim sahibi olduğunun ortaya çıkması, AUKUS’la derinleşen ittifakı yeniden tartışmaya açtı. Amerikan askeri varlığı Avustralya’nın Çin’e karşı caydırıcılığını artırırken, Washington ile Pekin arasında olası bir savaşta Canberra’nın tarafsız kalma alanını da daraltıyor. Türkiye’nin İncirlik ve Kürecik üzerinden yıllardır tartıştığı soru şimdi Avustralya’nın önünde: Müttefiklik nerede biter, stratejik bağımlılık nerede başlar?

    21’inci yüzyılda gözden kaçan bir faktör: Otoriteryen sosyal talep

    Devletlerin otoriterleşmesi” çağımızı açıklamaya yetmiyor. Toplumların güvensizlik ve parçalanmışlık hissinden beslenen “otoriteryen sosyal talep”; düzen, hiyerarşi ve denetim uğruna özgürlüklerin askıya alınmasını, çoğulculuğun çiğnenmesini ve usul güvencelerinin boşa düşürülmesini de göze alıyor

    Burdur Gölü’nde görünen Leviathan

    Burdur’da Hobbes’un meşhur Leviathan’ı ucundan göründü.Bürokratik vesayete karşı iktidara gelen partinin milletvekili bir valinin kendisini tehdit ettiğini söyleyerek devletten koruma istiyor.

    Rembrandt ve anatomist. Bilinç, verinin neresinde?

    İronisi hâlâ yerinde: Bilincin ne olduğunu bilmiyoruz; fakat seri üretim tarihini vermeye başladık. Rembrandt’ın masasında anatomik beden bütün açıklığıyla durur; ama kadavra hâlâ yaşanmış bir hayata aittir. Bugünün tekno-bilimi ise “kadavra” lehine, “yaşayan beden” aleyhine kuantum bilgisayar hızında “ilerliyor”.

    Türk ve Alman büyük sermayesi: Büyük Sıçrama’da iki başarısızlık örneği

    Almanya neden Amazon, Google, Tesla ölçeğinde yeni şirketler çıkaramadı; Türkiye’de Koç, Sabancı gibi büyük grupların yapamadığı sıçramayı Hidromek ve Baykar nasıl küçük atölyelerden başlayarak yaptı? Nokia’dan Volkswagen’e, ASML’den Otokar’a uzanan örnekler, büyük sermayenin paradoksunu gösteriyor: Kaybedecek şey büyüdükçe yeni ve belirsiz işlere girme iştahı azalıyor.

    Dicle’de Balık Avı 5-0

    Amedspor, Başakşehir’i 5-0’la geçerken skorun ötesinde güçlü bir oyun ortaya koydu. Sağ kanatta Dellova, Krasniqi ve Ballet’le kurulan hareketlilik, ters diyagonaller ve öne çıkan savunmayla rakibini felç eden Amedspor’da gecenin mimarı, hücum planını sahaya kusursuz yansıtan Besnik Hasi’ydi.

    Eylül 11 2001: “Konuşabilir miyiz, konuşmalı mıyız, yoksa konuşmamalı mıyız?”

    11 Eylül 2001 Salı günü sabahın erken saatlerinde Lahor’daydım. O sabah annem, babam, iki kardeşim ve ben oturma odasındaydık. Babamın her sabah haberleri izleme alışkanlığı vardı. Televizyon açıktı. Haberleri izliyorduk. Birden, televizyon kanalında bir haber bülteni yayınlandı. Bunu asla unutamıyorum. Amerika’nın New York eyaletinde ‘İkiz Kuleler’ (World Trade Centre) olarak bilinen dünyanın en yüksek kuleleri füze saldırısına uğramıştı. Olayı bir terör saldırısı olarak nitelendiriyorlardı. Saldırının El Kaide tarafından gerçekleştirildiğini söylediler. İkiz Kulelerden yükselen duman ve binlerce insanın koşuşturduğu manzara… Televizyon ekranında, adını daha yeni duymuş olduğum George Bush’u gördüm. George Bush, El Kaide’den intikam alacağını söyledi. “Ya bizimlesiniz, ya da teröristlerin yanındasınız.”

    Yenilme sanatı

    CHP’nin 103. yıl filminde kendi tarihinin en ağır seçim yenilgilerinden birini hatırlatması cesur bir hatırlatma. Çünkü siyasi partilerin tarihleri sadece kazandıkları seçimlerden, iktidarda yaptıklarından, liderlerinden oluşmuyor. Kaybettikleri gün ne yaptıkları da o tarihin parçası. Demokrasi biraz da yenilme sanatıdır.

    Yapay zeka, bizi öldürür mü?

    Anthropic şirketinden istifa eden Jacob Coxon’a göre yapay zeka insanlığın sonunu getirecek.Kimilerine göre bu olasılık %10.Nitekim geçtiğimiz aylarda OpenAI’nin bir deneyinde yapay zeka ajanları kontrolden çıktı, organize olup başka bir şirketin sistemini hackledi. Kabus senaryoları artık kapımızda.

    Neden enkaz altında kaldık? (10): Yıkım nedeni bulunmadan adalet kurulamaz

    Enkazdan yalnızca sanık çıkarıp yıkımın gerçek nedenini, deprem talebini, imar kararlarını, denetimi ve sonradan yapılan müdahaleleri araştırmayan yargılama; hem adaleti hem de bir sonraki depremi kaybeder.

    Savaşa kap kâğıdı

    Subay, “asker kökenli” olduğu bir sülâlede büyüdüm. Büyük babalar, amcalar savaşa da gitmiş tabii. Lâkin çocukken çok heves etmeme rağmen katıldıkları savaşlara dair bir tane anım yok. Ben de nefsimi bi güzel savaş filmleriyle öldürüyorum. Hepsi harika… Gerçeğiyle ilgili ilk hissiyatım ise ilkokulda bir tatbikatta, sığınakta. Yine mutluyum! Ders kaynamış, Nazlı yanımda… Düşmanlar gelince onu kurtaracağım.

    HaBaD-Lubaviç: Rebbe’siz bir imparatorluğun Brooklyn’den 110 ülkeye yayılışı

    Ruhi Çenet’in belgeseliyle gündeme gelen HaBaD-Lubaviç Brooklyn'den dünyanın 110 ülkesine yayılmış bir Hasidî Yahudi hareketi. Peki nasıl ortaya çıktı, hangi görüşleri benimsiyorlar?